Yaşına mı ?
Yaşadıklarına mı bakayım ?
Ne tuhaf !
İnsanlar,
Takvim yapraklarındaki yaş sayısını karakter sanıyor …
Oysa !
Yaş,
Zamanın insana attığı imzadır…
Karakter ise,
İnsanın zamana attığı imza …
+++
Ne acıdır ki !
Çoğu insan,
Yaş aldıkça olgunlaşamaz - bilgeleşemez…
Sadece,
Doğum tarihini günceller …
Özlenen insanı,
Değerlendirecek olursak…
Kaç yaşında,
Olduğuna değil…
Kaç hayatı incitmeden,
Kaç gönüle dokunarak yaşadığına bakalım …
+++
Sonuçta …
Demek ki,
İnsana bakacaksak ?
Nüfus cüzdanına değil,
Geride bıraktığı,
Vicdanına
Duruşuna
İzlerine
Bakacağız - bakmalıyız …
Yaş,
Takvimin insana verdiği ünvan,
Yaşanmışlık ise,
Karakterin hak ettiği makamdır …
Kısaca ve özde,
İnsana,
İnsanca bakabilen,
Yüzlere
Gözlere
Kalplere
Bakabilenlerle bakalım …
+++
İnsanın,
Nesine bakayım derken…
Ülkemde,
Bakmadan geçemeyeceğim,
İnsanları hatırladım ?…
Liderlikte,
Deha Atatürk …
Şiirde,
Nazım Hikmet - Bedri Rahmi Eyüboğlu - Sabahattin Ali …
Musikide,
Zeki Müren…
Edebiyatta,
Yaşar Kemal - Fakir Baykurt …
Gazetecilikte,
Uğur Mumcu …
Ve daha,
Unutulmayan- unutulmayacak,
Onlarcası …