T…..T TÜRKİYE ve TİYATRO

İsmet Orhan

TBMM’de…
Meydanlarda…
Salonlarda…


Kürsüler kurulur,
Perdeler açılır …

Kürsünün üstünde,
Politikacı…
Kürsünün altında,
Gerçekler …

Kamera ve mikrofon yaklaşır,
Politikacı “ yüksek sesle “ konuşunca !
Gerçekler,
Sessize alınır …

Halk alkışa başlayınca,
Politikacı coşar !…

Sanki mikrofonu,
Doğuştan açık !?…

Avazı çıktığı kadar,
Bağırmaya başlar !…

Vatandaşın cebinden çıkana,
Ekonomik tedbiiirrr !…

Birilerinin cebine girene,
Yatırım ortamııı !…

+++

Ne güzel,
Kurgulanmış tiyatro sistemi
Değil mi ?

Birileri,
Konuşuyor…
Birileri,
Kazanıyor…
Halk ise,
Hesapları ve bedelleri ödüyor …

İşin daha da,
Tehlikeli boyutu ?

Tüm bu ahlaksız kurgular…
Dün,
Amatörce yapılıyordu…
Bugün,
Profesyonel biçimde yapılıyor …

Çünkü !
Kurdukları düzeni sorgulayanlar,
Suçlu ve düzensiz oluyorlar artık …

+++

Öyle bir,
Sahte tiyatro sahnesi kurdular ki !?

Matematik bile,
Şaşırdı !?…

Yalan lafın kilosu,
Altına…
İcraatın gramı,
Bakıra dönüştü…

Felsefe de,
Şaşırdı !?…

Cahil özgüven,
Tavanda…
Mantık ve bilgi,
Bodrum katta saklanır oldu …

+++

Sonuçta ?…

Kürsülerdeki sözler,
Havada uçuşurken…
İcraatlar,
Tatile çıktılar …

Herkes,
Doğru söylediğini iddia ederken,
Nedense ?
Doğrular bile birbirinden farklı yarışıyor artık …

+++

Yine sonuçta ?…

Tiyatronun,
Bilimselliğini de,
*iç ettiler, hiç ettiler…

Oysa !
Gerçek Tiyatro  …

İnsan,
Davranışlarını,
Duygularını,
Düşüncelerini …

Oyuncuların,
Sahnede canlandırma yoluyla izleyicilere aktaran gösteri sanatıdır …

Edebiyat,
Oyunculuk,
Sahne tasarımı,
Müzik,
Hareket gibi farklı sanat dallarını bir araya getiren,
Sanatın canlı yaşamıdır …

Not …

İstisnalar hariç tabi …
Her politikacıyı aynı kefeye koyamayız …

Örneğin ?

Dünya dahisi,
Atatürk’e …

Benim iki gücüm,
Hak ve halk diyen,
Karıncadan, ak güvercine saygı duyan,
Ecevit’e,
Kim ne diyebilir ki ?…