Hindistan’da ki bir hakaret, bir tweet ve milyonlarca genç… İnternette başlayan bir şaka nasıl ülkenin siyasi gündemlerinden birine dönüştü?
Siyasetin kuralları uzun zamandır belli.
Bir parti kur – teşkilatlan – genel başkanını seç – miting düzenle – seçmenden oy iste.
En azından biz böyle biliyorduk.
Fakat Hindistan’da bu yazın başında yaşananlar, bu reçetenin biraz eskidiğini gösteriyor.
Çünkü Hindistan’da bir siyasi hareket, parti binasında değil, bir telefon ekranında doğdu. Üstelik bir manifestoyla değil, bir hakarete verilen cevapla.
Adı da pek alışıldık değil:
Cockroach Janata Party (CJP). Türkçesi: Hamamböceği Halk Partisi.
İlk duyduğunuzda insanın yüzünde ister istemez tebessüm oluşuyor fakat hikayenin devamını okuduğumuzda tebessüm yavaş yavaş kayboluyor.
Mesele hamamböceği değil.
Mesele, kendisinin sistem tarafından görülmediğini düşünen milyonlarca gencin, kendisine yöneltilen küçümseyici bir kelimeyi alıp siyasi bir kimliğe dönüştürmesi.
Her şey Mayıs ayında başladı.
Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Surya Kant’ın, bir duruşma sırasında öğrenci protestolarına ilişkin, zorluklar yaşayan ve işsiz Z kuşağı gençlerini "hamamböcekleri"ne ve "parazitler"e benzetmesi büyük tepki çekti. Ancak kullanılan bu ifade, kısa sürede çok daha geniş bir kitle tarafından benimsenerek sosyal medyada dolaşıma sokuldu.
İşte o noktada stratejik iletişim ve medya dinamikleri konusunda akademik geçmişi olan ve yıllarca Hindistan’da ki sivil meseleler üzerine dijital topluluklar oluşturmuş olan Abhijeet Dipke devreye giriyor.
Sosyal medya üzerinden bir çağrı yaptı:
“Madem hamamböceğiyiz, öyleyse hamamböcekleri olarak birleşelim.”
Ve bir tweet, bir isme dönüştü.
İsim kısa sürede bir hesaba; hesap bir internet topluluğuna; internet topluluğu ise sokağa dönüştü.
Siyasetin geleneksel hiyerarşisi bu noktada devre dışı kaldı:
Önce lider gelmedi.
Önce seçmen gelmedi.
Önce teşkilat gelmedi.
Önce mizah geldi.
Hareketin silaha dönüşmesi
Siyasette kelimelerin gücünü küçümsememek gerekir.
Bir gruba “işe yaramaz”, ”parazit”, ”tembel” derseniz o grubun bir kısmı gerçekten öfkelenebilir ama “hamamböceği” dediğinizde işin boyutu değişir.
Çünkü hamamböceği aynı zamanda hayatta kalmanın sembolüdür.
Zehirden, salgından, pislikten, savaşlardan, doğal felaketlerden sonra bile bir yerlerden çıkabilen dayanıklı canlılardır.
Dolayısıyla hakaret olarak kullanılan bir kelime, bir anda tersine çevrildi.
“Biz hamamböceğiysek, tamam öyleyse hepimiz hamamböceğiyiz!”
İnsanlara dışarıdan verilmiş bir kimliği reddetmek yerine, o kimliği sahiplenip anlamını değiştirmekten söz ediyoruz.
Peki neden tuttu?
Bir tweet tek başına parti kurmaz ama kibriti çakar. Asıl mesele, ortada zaten yanmaya hazır bir şeylerin bulunmasıdır.
Hindistan’daki gençlerin eğitim, istihdam ve sınav sistemiyle ilgili ciddi sorunları var. Özellikle yüksek rekabetin olduğu sınavlarda ortaya çıkan kağıt sızıntıları ve usulsüzlük iddiaları, milyonlarca öğrencinin geleceği açısından hayati önem taşıyor.
Sınavın güvenilirliği konusunda şüphe yaşayan genç için mesele artık sınav değildir.
Mesele şudur: “Benim geleceğimi kim belirliyor?”
Cockroach Janata Party’nin yükselişini anlamak için bu soruyu anlamak gerekiyor.
Bu hareketin protestolarında eğitim sisteminin reforme edilmesi, sınav güvenliğinin sağlanması ve Eğitim Bakanı’nın sorumluluk alması gibi tepkiler öne çıktı. Protestoların büyümesiyle birlikte Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan istifa etmek zorunda kaldı. Reuters, hareketin bu sürecini, Hindistan’daki ilk büyük Z kuşağı öncüğülüğündeki protesto hareketi olarak değerlendiriyor.
Hamamböceği şakası, gerçek bir siyasi baskı aracına dönüşmüş oldu.
İnternetten Parlamentoya
Burada modern siyasetin en önemli dönüşümlerinden birini görüyoruz.
İnternette başlayan ve daha önce siyasetçiler tarafından ciddiye alınmayan bu hareket, artık siyasetçileri bunun hakkında açıklama yapmak zorunda bırakıyor.
CJP’nin parlamentoya yürüyüşü bu dönüşümün en ciddi örneğidir. Bir tweet sokağa dönüştü.
20 Temmuz’da hareketin destekçileri parlamentoya yürüdü. Hareketin internette başlayan tepkisi böylece fiziksel siyasetin merkezine taşındı. Bu noktada artık “bir grup genç internette şaka yapıyor” diyemezsiniz.
Çünkü şaka sokağa çıktı.
Bu gerçek bir parti mi?
En azından klasik anlamıyla bir parti değil.
CJP kendisini bazen siyasi parti, bazen sosyal hareket, bazen satirik bir platform olarak tanımlıyor. Kendi internet sitesinde de hareketin temel amacının sistem tarafından unutulduğunu düşünen insanlar için bir platform oluşturmak olduğu belirtiliyor.
Bence bu belirsizlik hareketin temel gücü.
Çünkü geleneksel bir partiye benzediği anda geleneksel siyaset yapmak zorunda kalacaklar.
Şu an bir sloganları var.
Bir sembolü var.
Ortak öfkesi var.
Ve belki de en önemlisi, kendisini yalnız hisseden insanların birbirlerini bulabileceği bir alanı var.
Sonuç mu?
Hindistan’daki hikayenin asıl önemli noktası hamamböceklerinin ortaya çıkması değil.
O hamamböceklerinin neden bu kadar hızlı çoğaldığı.
Milyonlarca genç kendisinin görülmediğini, duyulmadığını ve temsil edilmediğini hissediyorsa, bazen onları bir araya getirmek için yüz sayfalık bir siyasi programa ihtiyacınız olmaz.
Tek bir kelime yeter.
Tek bir şaka.
Tek bir tweet.
Bazen bir genç eline telefonunu alır, bir cümle yazar, gönder tuşuna basar ve milyonlarca insan kendisini o cümlede bulur. İşte o zaman bir tweet yalnızca tweet olmaktan çıkıyor.
Harekete dönüşüyor.
Belki de bir gün bir partiye.
Ve o gün geldiğinde siyasetçilere düşen en önemli görev, hamamböceklerini ezmeye çalışmak değil.
Neden bu kadar çok hamamböceğinin aynı anda ortaya çıktığını anlamak.