Tahir Malkoç: “Birçok butik yayınevi, kitaplarını kitapseverlerle buluşturamadan, depolarına “gömmek” zorunda kalıyor.”

Geçtiğimiz günlerde kendilerinin ifadeleriyle zorunlu bir açıklama” yaparak İstanbul Tüyap Kitap Fuarı’na katılamayacağını belirten Maya Kitap’ın sesi ne yazık ki pek duyulamadı. Salt Maya Kitap değil, görece küçük birçok yayınevinin yıllardır yaşadığı bir dizi sorunu bir paragrafa sığdıran yayınevinin yayın yönetmeni Tahir Malkoç ile sizin için bir söyleşi gerçekleştirdik…

Açıklamanızda uzun süredir süregelen stant yerleri konusunda dengesizlik ve çifte standarttan bahsediyorsunuz… Bu sizi örneğin geçen sene çok mu etkiledi?

Elbette çok etkiledi. Fuarın amacı yayınevi ile okurlarını buluşturmak, ama ortam bu açıdan bizim hiç uygun değildi. Fuara gelen ziyaretçilerin birçoğu bizi bulmakta zorlandı. Bulanlarla da standın elverişsizliğinden ötürü olması gerektiği gibi ilgilenemedik, sohbet edip yayınlarımız hakkında konuşamadık. Ayrıca, arka salonda kenara sıkışmış bir görüntü yayınevimizin imajını da son derece kötü etkiliyor.


 

Bu konudaki taleplerinizi Tüyap yönetimine ilettiğinizde ne gibi cevaplar ile karşılaştınız…

Yıllardır aynı profesyonel naziklikle uygun yer olmadığını, sırada birçok yayınevinin beklediğini, önceliği bütün fuarlara itirazsız katılanlara verdiklerini hiç bıkmadan tekrarladılar. Fakat onlarca yer değişikliği gözümüzün önünde gerçekleşti. Ayrıca herkesin de gördüğü gibi, bazı yayın gruplarına her salonda istedikleri kadar yer verdiler. Üstelik fuarın en iyi yeri ile en kötü yerinin ücreti de aynı.

Diğer butik yayınevilerinin de benzer koşullara tabi tutulduğunu söylüyorsunuz. Diğer yayınevleri ile bu sorunları masaya yatırdınız mı? Onları bu süregelen sorunlar ile ilgili sizle benzer şeyleri mi düşünüyorlar?

Evet, bu sadece bize yapılan bir muamele değil. Çok iyi butik yayınevileri var ki, bence mutlaka fuarda olmaları gerekiyor. Dolaylı yollardan benzer şikayetleri olduğunu duyuyoruz. Fakat ne yazık ki, bu ortak sevimsiz sorunumuz için henüz bir araya gelip konuşamadık. Umarım bundan sonraki süreçte, bunun da yolu açılmış olur.

Sizce gelecekte Tüyap bu konu ile ilgili düzeltmeler yapabilir mi? Sizce ne gibi adımları
n atılması gerekiyor?

Aslında bu sorun benim de üyesi olduğum Türkiye Yayıncılar Birliği’nin gündeminde var. Sanırım konu Tüyap yönetimine de iletilmiş ve bununla ilgili toplantılar yapılmış. Birliğimizin çözüm için ısrar ettiğini ve öneri sunduğunu biliyoruz ama Tüyap yönetiminin bu ciddi sorunu çözmek için herhangi bir girişimde bulunduğuna dair bir işaret henüz yok.


Butik yayınevleri için İstanbul Tüyap Kitap Fuarı’nın
önemi çok mu büyük? Sizin gibi butik yayınevlerinin fuara katılmaması onlardan ne götürür?

Diğer fuarların aksine, kitap fuarlarının ayrı bir içeriği ve sorumluğu var. Elbette ülkemizde yapılan en önemli kitap fuarının “Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı” olduğunu düşünürsek, organizasyonu yapanların sorumluluğu çok daha büyük oluyor. Bir kere kültürel çeşitliliği sağlamak zorundalar. Bir yıl boyunca bir sürü yeni kitap yayımlamış birçok yayınevinin, okurlarıyla, kitapseverle buluşmasının ortamını en ideal şekilde hazırlamaları gerekir. Çünkü birçok butik yayınevi, orantısız rekabetten dolayı, kitaplarını kitapseverlerle buluşturamadan, depolarına “gömmek” zorunda kalıyor. Dolayısıyla, en azından stant yerlerinin organizasyonu tek başına fuar şirketine bırakılmamalı. Çünkü onlar doğaları gereği, olaya tamamen ticari bakıyorlar.

Başka eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Stant yerlerindeki dengesizlik, çifte standart, herkesin bildiği, gördüğü ve hatta rahatsız olduğu bir konu. Ayrıca kitap fuarına yakışmayan bir çarşı-pazar görüntüsü de cabası. Burada belirtmediğimiz ama Tüyap yönetimine iletilen bütün bu sorunların bir an önce düzeltilmesinin gerektiği son derece açık. Ama yaşadığımız coğrafyada bazı ciddi sorunların uzun süreler çözülmediğini de ne yazık ki görüyoruz. Biz Maya Kitap olarak bu sorunun çözülmesi için elimizden geleni yapacağız. Amacımız asla bağcıyı dövmek değil, herkesin olabilecek en adil şekilde üzüm yemesini sağlamak.

Ayrıca şunu belirtmeden bitirmeyelim. Herhangi bir fuar şirketini, kitap fuarı yapmasaydı kaç kişi tanıyacaktı? Kitap ve yayıncı üzerinden çok ciddi bir  prestij, marka değeri ve reklam imkânı elde ediliyor. Bunun en azından bir kısmının dolaylı da olsa okura ve yayıncıya dönmesi gerekmez mi? 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.