Marmara Grubu Vakfı yirmi iki yıldır kesintisiz Avrasya Ekonomi Zirveleri’ni düzenliyor. Bu yılki zirve 6-7 Şubat günlerinde İstanbul’daki Pulman Merkür Otel’de yapılacak. Zirvede KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge İvanov birer konuşma yapacak. Kırkın üzerinde ülkenin üst düzey yetkililerinin katılmasının beklendiği toplantı öncesinde Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver ile bir söyleşi yaptım.

.

Marmara Grubu Vakfı’nı anlatır mısınız? Ayrıca sizin son yıllarda “Bir Kuşak-Bir Yol” kısaca “İpek Yolu” projesiyle ilgili çalışmalarınız var. O konuda da bilgi verir misiniz?

Son bölümden başlayarak cevap vereyim. Kısaca İpek Yolu projesi olarak adlandırdığımız bu düşünce çağımızın bir barış ve istikrar projesidir. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ülkemin devlet ve ekonomi insanları da bu projeye büyük önem atfetmektedir. Türkiye Devleti bu alanda oluşturulan Asya Altyapı ve Yatırım Bankası’nın kurucu ortağı olmuştur.

Biz de bir sivil düşünce kuruluşu olarak bu projeyi kendi etkinliklerimizde olduğu kadar katıldığımız uluslararası platformlarda da devamlı gündemde tutmaktayız. Son olarak geride bıraktığımız yılın Aralık ayında Aşkabat’ta yapılan uluslararası bir konferansta ben Pekin’den Londra’ya uzanacak bu projenin önemini vurgulayan bir tebliğ sundum. Zira “Bir Kuşak-Bir Yol Projesi”ni sadece küresel ekonomik boyutuyla ele almak eksikliktir. Elbette ekonomik tarafı ağırdır. Refaha katkısı büyük olacaktır. Ne var ki bu proje aynı zamanda çok kültürlülüğe dayanan uluslararası bir diyalog projesidir. Oluşturacağı istikrardan ötürü de bir barış projesidir.

Öte yandan ülkem Türkiye Marmaray, 3. Köprü, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu ile Demir İpek Yolu’nun orta koridorunu oluşturmaktadır. Yine, Türkiye Edirne-Kars arasında yüksek hızlı tren yoluyla Pekin-Londra ulaşımında aktör olarak yer almaktadır. Dolayısıyla bizler 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde ekonomiyi ve enerjiyi İpek Yolu felsefesinin ışığı altında ele alacağız.

Teknolojinin siyasetin yerini aldığı ve yapay zekânın bizleri makineleşme ortamına sürüklediği günümüzde Marmara Grubu Vakfı olarak toplumsal bilinci ve gönüllülüğü geliştirmeye çalışmaktayız. Ortak bakış, ortak çıkar, ortak duyarlılık ve ortak talep temelinde gönüllü olarak bir araya gelerek devlet dışında kalan alanlarda etkinlikler gerçekleştiren Marmara Grubu Vakfı, demokrasinin ve serbest piyasa ekonomisinin yaşamasına büyük özen ve dikkat göstermektedir. Toplumsal sorunlarla uğraşırken şeffaflığa ve hesap verebilirliğe özen ve dikkat göstermekteyiz. Marmara Grubu Vakfı olarak 33 yıldır dikkat ve özenle barış yolunda kültürel bir birliktelik yaratmak için çalışmaktayız.

.

Avrasya Ekonomi Zirveleri’ni 22 yıldır hiç kesintisiz sürdürmek nasıl olabiliyor?

Bir sivil toplum kuruluşu için yirmi iki yıl uluslararası bir etkinliği kesintisiz sürdürmek hiç kolay bir iş değil. Avrasya Ekonomi Zirveleri bugün uluslararası platformlarda saygın bir diyalog ve barış projesi olarak kabul görmektedir.

.

Zirvenin konu başlıklarını ele alırsak, küreselleşmenin yeni boyutları, yapay zekânın rolü, dinlerin teknolojinin gelişimine etkilerini biraz anlatır mısınız?

Zirvede Çin, Hindistan gibi küresel aktörlerin jeopolitik yapının değişimini sağlayıp sağlayamayacağını da tartışacağız. Toplam nüfusları üç milyara yaklaşan Çin ve Hindistan’ın Pazar payları, birleşik ticaret alanlarının uluslararası arenada genişlemiş AB’yle ilişkisi ne olacaktır? Küreselleşme gelecekte her şeyi içine alan ve etkileyen mega-trend bir güç olmayı sürdürecek midir? Küreselleşmenin geleceğinde hükümetlerin, hükümetler dışı aktörlerin, özel şirketlerin ve STK’ların ne gibi etkisi olacaktır? Gelecek yaygın güvensizlik hissini nasıl yok edecektir? Dünya dengesiz bir gidiş içinde. Bir bilgisayar gibi işlemeyen, ancak insan beyninin görevlerini tamamladığı analog yılı taklit eden yapay zekâ nerede, nasıl bir yer alacaktır? Enerji verimliliği, ölçüle bilirlik ve paketleme yoğunluğu açısından bugün sınırsal işlevselliğe sahip yapay zekânın ses, desen tanıma özellikleri nereye varacak?

Afrika’da içme suyunun geleceği söz konusuyken bir başka ülkede Mars’taki maden kaynaklarının paylaşılmasının hesabı yapılmakta, benim ülkemde de yerli otomobilin imalatı konuşulmaktadır.

Küreselleşmenin ve teknolojik gelişmenin sonucu meydana gelecek değişiklikleri ve bu değişiklikten kaynaklanan ve yaygınlaşan terörizm konusuyla ele alacağız. Dinlerin teknolojinin ilerlemesine, terörizm rahatsızlığına karşı etkisi ne olabilecektir? Bütün bu maddi konuları maneviyat olarak da dinlerin etkisi ne olabilir diye konuşacağız. Ayrıca dünyada su sorunu, göç ve din temalarını da ele alacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.