12 Eylül 1980 sonrasın da, Ülkemizin mukadaretin de, Değişen çok şey oldu..

Emperyalis ülkeler,
Sömürüye dayalı emelleriyle ilgili,
Gütmüş oldukları düstürlerini,
Askerin zora dayalı yoldan, 
Ele geçirdiği,
Ülke idaresinin arzulu isteminden,
İstifade ederek;
Ülkemiz üzerin de,
Hegemonyalarını,
Dikte etme fırsatını,
Rahaylıkla bulabildiler..

Bunun neticesinde de;
Neo Liberal İktisadi ekonomik anlayış,
Ve
Bunun devamı olan,
Sosyal  
Ve 
Siyasal yaklayış da,

Ülkemiz'de siyaset yapanları, 
Pragmatik hale getirdi..

Siyaset; 

PARA,
MAL
Ve 
MÜLK, 
Edinme Aparatı Oldu..

Dolayısıyle de,
İdeal Toplum Teorisinin Anolijisinden,
Her kes vaz geçti..

Kimi Dini kullanarak,
Karşılık bulmaya çalıştı,
Kimi Ulu Önder,
Mustafa Kemal Atatürk'ü 
Kullanarak,
Karşılık oluşturmaya çalıştı
Ve 
Kimi de,
Mistik Milliyetçiliği kullanarak,
Kendilerine yer edinmeye çalıştılar.. 

Bu hatalı yöneliş'in neticesin de,
Ülkemiz de siyaset yapan,
Bütün siyasal partiler de,
İdeal yerine,
Meta'ya tapmayı,
Anlayış edindiklerinden,
Siyasal partilerde,
Bu  sisteme dayalı tek anlayışları da;
OY DEVŞİRMEK OLDU..

Partiler;

MAKAM,
MEVKİ,
MÜLK
Ve 
Bireysel HAZ duygusu ile, 
Hareket ettikleri için, Toplumun ortak değerleri ötelendi 
Ve de 
Dost doğru, 
Ülkenin iç dinamizmine dayalı,
Bir siyasal hareket de oluşturulamadı..

Emperyalizmin, Ülkemizi sömürüsü emelini
Ve 
Siyasal anlayışını,
Yerle yeksan eden, DEVRİMCİ
Ve ya
ÜLKÜ'YE 
Dayalı bir duruşu,
Hiç bir parti sergileyemedi..

Ülkemizin mevcut partileri,
Bu sıratı müstakiliyet de,
Kirlettikleri siyasi havuzda,
Debelenip, durdular..

Mevcut minvalde,
CHP'de,
Bu Trent'te katılma hevesindedir.
Bu durumda,
Tek dertleri,
Bireysel haz olduğu için de, 
Bu kirlenmişlik de,
Tarih önünde,
Hepsinin payı var
Ve 
Hepisinin arzusu da, 
Bu yönde gibidir..

Bundan duyumsadıkları hazın, 
Tek bir farkı vardır;

DOZ ORANI..
                       ☆


                     

“Her *FABRİKA*
 Bir *KALEDİR.*” 

               
"İnanın Dostlar,
 *Güzel günler göreceğiz*   
        
    
*ATATÜRK* ;
  Demiş ki,
"*Toplumun düşmanı *cehalettir,* 
*Cehaletin düşmanı da, *öğretmenlerdir..*”
Ve
Devamında da demiş ki;

"*Milletleri kurtaranlar* 
*Yalnız*
Ve
*Ancak ki öğretmenlerdir*" 
(14 Ekim 1925)


*Hakimler* vatandaşların özgürlüğünü korumayı düşünürken,
*Devlet otoritesinin, Gerçekten korunmuş olmasına dikkat etmeli* 
Ve 
*Ona saygı göstermelidirler*
(Vatan gazetesi, 19.2.1931; 
Taha Toros, *Atatürk*’ün,
Adana seyahatleri s.38)

             
"*Adalet topaldır* 
*Ağır-ağır yürür, Fakat gideceği yere, Er-geç varır*"
     

"*Adaletin olmadığı yerde, Ahlak da yoktur*
        

"*İyi olmak kolaydır, Zor olan adil olmaktır*"
                         *

Gün, akıl vere????

Önceki ve Sonraki Yazılar