Metro Turizm sitem ediyor

Metro Turizm sitem ediyor

GAZETEMİZİN 19 Ocak 2017 tarihli sayısında yer alan “Metro Turizm’de bir muavin skandalı” başlıklı haberimizle ilgili, firmadan bir açıklama geldi, haberin doğru olmadığına ilişkin.

Öncelikle şirketi temsilen Avukat Burçin Başak tarafından gazetemize gönderilen gönderilen yazıyı aktaralım. Yazıda, olaya muhatap olduğunu dile getiren şikayetçi yolcu tarafından alınan Genel Adli Muayene Raporu da ekte gönderilmiş ve “Ekteki rapor içeriğinde açıkça ‘herhangi bir darp – cebir izine rastlanmadı’ ifadesine yer verilmiş olması, şirketimizin son derece üzücü ve çirkin bir ithamla karşı karşıya kaldığının en büyük göstergesidir” ifadelerine yer verilmiş.


Söz konusu yazıda müvekkili olduğu şirket aleyhine uzun süredir karalama kampanyası yürütüldüğünü dile getirilirken, “yazılı delil varlığına rağmen araştırılmaksızın servis edilmiş olması ve yankılarının halen devam ediyor oluşu Metro Ailesi olarak bizi son derece üzmüş olmanın yanında ticari itibarımızı da zedeler niteliktedir. Bu nedenlerle, web sitenizde yer alan ve haksızlığı ortaya çıkan haber metninin kaldırılmasını ve işbu tekzip metnimize sayfanızda yer verilmesini talep ederiz” deniliyor.


Avukat Başak’ın hassasiyeti için teşekkür ederken, “araştırılmaksızın servis edilmiş” ifadesine, en azından yayınladığımız haber için katılmadığımızı belirtmek isteriz. Zira söz konusu haber, öncelikle doğrudan tarafımızdan hazırlanmış bir haber değil, bir ajans haberidir. İkinci olarak da haberde, şikayetçi yolcunun iddialarını dile getirdiğimiz gibi, firma sahibi Sayın Galip Öztürk’ün, twitter’den yaptığı, “dövüldüğünü iddia eden kadının para koparmak amacında” olduğuna ilişkin açıklamasına da yer verdik. Dolayısıyla habercilik etiği açısından doğru hareket ettiğimize inanıyoruz.


Son olarak Metro Turizm avukatı Sayın Burçin Başak’a, kısa bir söz; Temsilcisi olduğu firma, Türkiye’nin belki de en büyük taşımacılık filosu. Dolayısıyla çalışanlar içerisinde çok farklı yapıda insanların bulunması normaldir. Fakat bu durum, internet arama motorlarında, temsilcisi olduğu şirketle ilgili olumsuz haberlerin genelde bu konularda çıktığı gerçeğini değiştirmez. Bu yüzden çalışanların belirlenmesinde daha seçici olmalılar kanaatimizce. 


Nasreddin Hoca ile bitirelim yazımızı; “Hocanın evine hırsız girer ve ne varsa çalar. Komşular başlar Hoca’yı suçlamaya, “niye şunu yapmadın, niye bunu yapmadın?” diyerek. Hoca Nasreddin patlar sonunda, “Eee komşular, hırsızın hiç mi suçu yok.” Kıssadan hisse, firma hakkında çıkacak olumsuz haberlerin önüne geçecek olan da yine firma, dolayısıyla çalışanlardır.