banner79

Yıllar önce bir panel konuşmasında tiyatro sanatçısı Işık Yenersu’nun Ankara üzerine yaptığı benzetme benim için de hep geçerliliğini korumuştur. Yenersu, Ankara’yı cepte taşınan bir elmasa benzetmişti. Nereye gidersen git hep yanında taşır ve ne zaman canın isterse çıkarır okşar, seversin.

                Ankara bir başkent olmanın ötesinde Cumhuriyet değerlerini üzerinde taşıyan bir çağdaşlaşma sembolüdür. Bu sembol hem emperyalizme karşı çıkışın hem de tam bağımsızlığın adı olarak yazılır.

Londra, Berlin, Paris, Amsterdam gibi diğer başkentler gittiğinizde, siz var olan anlamın bir parçası olmaya çalışırken Ankara’da anlamı kendiniz yaratırsınız. Bu nedenle Ankara, içinde severek yaşayanların kendi yaşamlarından yola çıkarak ona anlam kattığı ve farklı anlamlar yüklediği bir şehirdir.

Özellikle son 20 yılda Ankara’nın çok önemli değerlerinde bilinçli bir yok etme, yıpratma çalışmaları yapılsa, olmadık yerlerine kimliksiz ve kişiliksiz yüksek binalar dikilse de Ankara ağırbaşlılığını ve mütevazılığını korumaktadır.

                Başkent Ankara’yı çalışma odağına alan, Ankara değerine yeni değerler katmak üzere araştırmalar yapıp bunu belgeleyen ve kapılarını tüm araştırmacılara açan önemli bir merkez var. Kısa adı VEKAM olan Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları ve Uygulama ve Araştırma Merkezi özellikle Ankara’yı cep elmasına benzetenler için kurulmuş gibi sanki.   

Keçiören’de Vehbi Koç ve Koç Ailesi’nin uzun yıllar yazlık konut olarak kullandığı bağ evi 1923 yılında Mareşal Fevzi Çakmak'tan satın alınır.  1992 -1993 yıllarında restore edilen bağ evi, 1994 yılında Vehbi Koç Vakfı’na bağlanarak Ankara üzerine akademik çalışmalar yapmak, Ankara’ya dair her türlü bilgi ve belgeyi derleyerek araştırmacılara sunmak amacıyla açılmıştır.

2014 yılında Koç Üniversitesi’ne bağlanan Merkez, Ankara odaklı olmak üzere ulusal ve uluslararası pek çok araştırma ve proje gerçekleştirerek genç araştırmacıları Ankara çalışmalarına teşvik etmektedir. VEKAM Ankara odağından pek çok akademik çalışmayı desteklemekte, bu konuda farklı projeler yürütmekte ve proje üretimini önemsemektedir. Kütüphanesi, koleksiyonları, akademik dergisi, kısa süreli açtığı sergiler (En son Rahmi Koç Müzesi’nde açılan ve Ankara tiftiğinden üretilmiş kumaşları konu olan SOF sergisi bunlardan biridir), düzenlediği sempozyum ve konferanslarla Ankara’yı bir değer olarak yeni kuşaklara aktarma işlevini yerine getirmektedir. Merkezin bulunduğu Ankara Bağ Evi binası da çirkin apartmanların arasında etkisi ve güzelliğinden bir şey kaybetmeyen ayrı bir değerdir.

Ankara’nın kentsel gelişimi, toplumsal ve ekonomik tarihi, kültürü ve kültürel mirası ile ilgili disiplinler arası araştırma ve akademik çalışmalar yapmak ve bu tür çalışmaları desteklemek; ilgili ulusal ve uluslararası birimlerle eşgüdüm sağlamak ve işbirliği içinde bulunmak; Ankara ve çevresi ile ilgili araştırma yapan akademisyen ve araştırmacılara kaynak ve ortam yaratmak; Ankara ve çevresi konusunda ulusal ve uluslararası akademik diyaloğun gelişmesine katkıda bulunmak; Ankara ve çevresi konulu çalışmaların, araştırmaların ve uygulama projelerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak gibi bir vizyona sahip olan VEKAM, Ankara’yı cebinde elmas gibi taşıyarak sevenlerin mutlaka görmeleri gereken bir merkezdir.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Songül Başbuğ 2018-09-16 20:17:40

Ankara'nın başkent yapılması bizlere hep; Ülkenin ortasında, işgalden uzak olduğu için başkent yapıldığı anlatıldı. Oysa şehir planlamacısı olacak kızım ile sohbetimizde kızından yeni iki şey öğrendim. Ankara yüzyıllarca geri bırakılan Anadolu'nun aydınlanması ve Anadolu'ya açılan kapı olarak halka daha kolay ulaşabilmek için başkent yapılmış. Diğer bir bilgi ise ; şehirler planlanırken yok edilmek istenen değerlerin en kolay yolunun o şehirde bulunan binaların kaldirilmasiymış. Ankara'da cumhuriyeti döneminde yapılan binaların yıkılması ya da önüne yeni binaların yapılması, yeni Türkiye

Avatar
Buket Çetin 2018-09-17 14:24:55

Ankara'da, bir cep elmasında yaşıyor olmak şans bence...

Avatar
Erdal Akcora 2018-09-19 01:44:23

Kentlerin ruhuna karsi isledigimiz suclarda sabikamiz oldukca kabarik maalesef. Futursuzca, hoyratca, yarin yokmuscasina geldik bu gunlere . Kentlerin bu son haykirislarina kulak veren boyle kurumlarin oldugunu bilmek icimize bir parcacik da olsa umut dusurdu. Cebimizdeki mucevheri yeniden hatirlatan guzel yazinizdan dolayi kutluyorum...

Avatar
büyük osman 2018-09-22 01:02:26

ankarayi Ankara yapan Melih gökcektir ankaranin eski hali icler acisidir bravo melihe