Akit yazarından dikkat çeken sözler: ‘Beştepe’ye ilettim, ciddiye almadılar’

Abdurrahman Dilipak, doların bu seviyeye geleceğini 2 hafta önce Cumhurbaşkanlığına ilettiğini belirterek, “Benim duyduğumu devletin diğer organları duymuyor mu, bilmiyor mu?” dedi.

Akit yazarından dikkat çeken sözler: ‘Beştepe’ye ilettim, ciddiye almadılar’

Abdurrahman Dilipak, doların bu seviyeye geleceğini 2 hafta önce Cumhurbaşkanlığına ilettiğini belirterek, “Benim duyduğumu devletin diğer organları duymuyor mu, bilmiyor mu?” dedi.

15 Ağustos 2018 Çarşamba 12:13
Akit yazarından dikkat çeken sözler: ‘Beştepe’ye ilettim, ciddiye almadılar’

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, doların bu seviyeye geleceğini 2 hafta önce Cumhurbaşkanlığı’na ilettiğini söylerken "Pek ciddiye almadılar sanırım. Ben gazeteciyim, ekonomist değil. Benim duyduğumu devletin diğer organları, duymuyor mu, bilmiyor mu?” dedi.

Dilipak’ın "Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!” başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili kısmı şöyle:

“Doların bu seviyeye çıkacağını iki hafta önce Beştepe’deki arkadaşlara ilettiğimde pek ciddiye almadılar sanırım. Dolaylı olarak kurbanlık et misali üzerinden bir örnek vermek istedim. Ben gazeteciyim, ekonomist değil. Benim duyduğumu devletin diğer organları, duymuyor mu, bilmiyor mu?

Mesela neden ekonomiye yön veren kişi ve kurullar bir kriz yönetimi için bir araya gelmiyorlar. Görüş alınmıyor. Sadece talimatla yürütülemez bu işler. Senkranizasyon, oryantasyon, optimizasyon gerekli. Hep söylüyorum, kriz yönetiminde ihtimal, maliyet ve risk senaryoları ve değişen şartlara uyum performansı yüksek fleksibl çözüm modellerine ihtiyacımız var.

‘BAKIYORUM DA KAFALAR KARIŞIK’

Bakıyorum da, insanların da kafası karışık. Tek dini referansa sahip bakış açısı Erdoğan’dan geliyor. Bana kalırsa ah-vah’ı, “cek-cak”ı bırakıp varolan imkanlarımızı etkin bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Gece gündüz değil, bütün zaman. Boşa geçirecek tek saniye zamanımız yok. Hem finans, hem mali dengeler, hem piyasayı aynı zamanda kontrol etmek kolay değil. Bu işleri tek kişinin zeka ve performansına da bağlayamazsınız.

Hatta, diyorlar ki, Erdoğan’ın faiz hassasiyeti bile rantiyeyi ucuz bir şekilde fonlamak için kullanıyorlar. Bugün Hazine’ye %25’den borç veren rantiye gidip, Merkez Bankasından %17’den alıyor. Merkez, güya Erdoğan faize karşı olduğu için faizi artıramıyormuş. İşine geldiği zaman sorun yok. Kamu kaynakları kullanılarak kamu dolandırılıyor.

‘ŞEYTAN BİR BANKACI, BAZEN ŞUH BİR KADIN KILIĞINDA GELİR’

Bu arada tekrar hatırlatalım: 15 Temmuz ya da 28 Şubat bitmemiş. Bugünden yarına da bitmeyecek. Dönüp yine gelecekler. Şeytan bazan asker şapkası ile bazan sarık sarıp gelir. Bazan bir bankacı, bazan şuh bir kadın kılığında gelir. Şeytan tatile çıkmayacak, fazla mesai yapacak. Hz. İbrahim’den vazgeçmeyen Şeytan, sizden mi vazgeçecek!

Öte yandan; bir kez daha tekrarlayalım: Kaderimiz de ne varsa o olacak. Allah’ın iradesi kainatı, hayır ve şerri kuşatır. Biz rızasına tabi olalım. Rızgımızdan az ya da çok yemeyecek, ecelimizden önce ya da sonra bu dünyadan ayrılmayacağız. Bakın gökyüzünün hazineleri, Levh-i mahfuzun anahtarı kimsenin elinde değil.

Hadi biraz da piyasa dili ile konuşalım: Geçen gün İş Bankası genel müdürü söyledi. Alanın uzmanları ile konuştum. Geçen hafta Merkez Bankası rezervleri 102 milyar dolar seviyesinde imiş. Bankalardaki döviz mevduat hesabı 183 milyar dolar. Toplam 285 milyar dolarlık bir nakit varlığından söz ediyoruz.. Yastık altı diğer rezervler bu toplama dahil değil. Finansal varlık bu. Peki borcumuz ne? Artan turizm ve ihracat hariç, kısa vadeli 1 yıla kadar özel sektör borcu 98 milyar dolar. 24 milyar kamu borcu. Toplam 122 milyar dolar.

‘FİNANSAL OPERASYON YİYORUZ’

Yabancıların kısa vadede likide dönebileceği maksimum borsadaki menkul kıymet stoğu 30 milyar dolar, devlet borçlanma senetlerinde 18 milyar, toplam 48 milyar dolar, bir risk var. Bunların aniden borsadan çıkışı sözkonusu değil. Kendileri büyük bir zarar göreceği için bu olmayacak. Toplamını bile alsak kısa vadeli yükümlülüklerimiz döviz varlıklarımızın çok aşağısında. Bunun anlamı finansal operasyon yiyoruz.

Toplam rezerv 285 milyar dolar, toplam risk 170 milyar dolar. Pozitif fazlamız 115 milyar dolar.

Doların dört liranın üzerinde olmasını gerektirecek başta, reel efektif döviz kuru endeksleri olmak üzere doların baskılandığını gösteren hiçbir gösterge de yok.

Eğer piyasa dili ile özetleyecek olursak durum bu.

Anlaşılan bu konu bugün burada bitmeyecek. Teorik çerçeve, işin dini boyutu ile ilgili söyleyeceğim daha çok şey var. O zaman yarın da devam edeceğiz demektir. Selâm ve dua ile.”

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cumhuriyet kurumlari 2018-08-15 13:18:45

Tek adam, tek sorumludur. Onu seçen de cezasını çeker. Ver, biraz da biz soumlu olalım, dedik, olmaz dedi.

Avatar
D 2018-08-15 16:21:44

Daha öğrenmediyseniz buda sizin anlayışınız biliyorsunuzki kimsenin aklına ihtiyaç duymazlar boşuna nefes tüketmeyin kendileri her şeyi bilyorlarya Ahada başa geleni Çek baklalın ecel terlerini sile sile

Avatar
senin 2018-08-15 19:50:38

haber kaynagin Garantie Fetö dür, ne de olsa eski dostsunuz, belkide hala dostsunuz

Avatar
Asil 2018-08-15 15:39:25

Bre cok bilmiş sayın apo
Onlar senden daha iyi biliyor
Çünkü kendileri dolar milyarderi
Sen kimsin demislerdir arkandan

Avatar
Milat 2018-08-15 15:54:34

Herkes bir kişinin ağzına bakıyor o ne derse onun emirlerini yerine harfiyen yerine getirelim diye. Be kardeşim eskiden bürokrasi hataları, yanlışları, eksikleri bulur, neyin yanlış gittiğini, ileride geri dönülmesi zor olan olayları üst yönetime iletir, görüşlerini anlatır, brifing ler verir idi. Ve acil o kurum ile ilgili kişi yada kişiler acilen toplanır alınacak önlemleri, durumun vahametini en üst yönetime(Devletin en üst yetkilisine) iletir ve hemen önlemler alınır, yasalar çıkartılır idi. Şimdi Devletin en üst yönetiminden bekliyor alt yönetimler o ne derse hemen o uygulanıyor. Doğrumufur, yanlışmıdır, esikmidir, fazlamıdır hiç sorgulamadan emredersiniz efendim sabah hemen emirler veriliyor, danışmanlara görüş alınıyor pat olmuş. İşte yanlış burada Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ın her dediği olacak ise, bütün eksikleri, hataları, yanlışları onun görmesi beklenecek ise o zaman onlara ne gerek varki bıraksınlar tamamı konusunda herşeyi sayın Erdoğan yapsın hiç deyil ise bakanlara, yardımcılarına, anışmanlarına, bürokratlarına verilen maaş bari Devletin kasasına kalsın. Sesi çıkan ceza evine atılmakla bu iş bitecekmi? Göreceğiz. Bırakın herkes birşeyler söylesin inanın sokak o tepede sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan beye sözde yardım etmek isteyen, danışmanlık yapanlardan, bürokratlar dan, bakanlardan çok daha iyi biliyor, birazda sokağa kulak kabartmalı bence. Anca herşeye rağmen bu ve benzeri krizlerde Devletin, milletin yanında, yönetime destek olmak zorundayız. Bu bir Erdoğan, kılıçdaroğlu, bahçeli, Akşener, Karamollaoğlu meselesi deyil, Türkiye Cumhuriyetinin menfaat, çıkarları ve geleceği ile ilgilidir saygılarımla.

Avatar
İkrar 2018-08-16 00:07:32

Rahat olun kimse kimseyi suclamasin .baskan her zaman gucludur secen suclu diyemezsin her serde bir hayir var bilemezsin kotu gunde dostunu dusmanini tanirsin her yuze guleni dostmu sanirsin birgun duzelirse uljenin hali soylediginden utanirsin sen soyleme elinden geliyorsa yardimci ol ulkene zorda olana birde sen yuklenme