Uzunca bir süredir farklı platformlarda ülkelerin
kritik altyapılarına düzenlenecek
hatta düzenlenen siber saldırılar tartışılıyor.
Konunun uzmanları siber saldırı olasılıkları,
korunma yöntemleri gibi konularda sayfalar
dolusu rapor hazırlıyor, alınacak önlemleri
sıralıyor. Özellikle enerji altyapılarına dönük
olarak gerçekleştirilen bu siber saldırı tehdidinin
ne kadar önemli olduğunu, hatta sanal
değil gerçek olduğunu son iki gündür ülke
olarak yakından yaşıyoruz. İki gündür birçok
bankanın internet şubesi, ATM’leri, POS cihazları
çalışmıyor, yoğun bir siber saldırı yaşanıyor.
Basına yapılan açıklamalardan herkesin
şaşkınlık içinde olduğu net bir şekilde
görülüyor. Bu saldırıların ne kadar süreceği
bilinmediği gibi, sektöre verdiği hasarı da henüz
bilmiyoruz. Örneğin perşembe günü neredeyse
günboyu birçok banka işlem yapamadı.
Hizmet verememe durumu, sadece alternatif
dağıtım kanallarında değil, şube içi
işlemleri de etkiledi. Bilgisayar sistemleri kilitlendiği
için fatura yatırmadan, para çekmeye
kadar tüm işlemler durdu.
Kamuoyu bu saldırıyı bankalarla öğrendi
ancak aslında pazartesi günü ve başladı ve
çok sayıda kamu kurumunun internet sitesi
hizmet veremedi, e-devlet işlemlerinin hiçbiri
yapılamadı. Ulaştırma Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurumu yetkilileri, hemen
müdahale ettiklerini söylese de sorun
hala çözülebilmiş değil. Türkiye Bankalar
Birliği ise her zaman olduğu gibi ‘sus pus!’
Saldırıların dünyaca ünlü hacker grubu
Anonymous tarafından yapıldığı biliniyor. 20
Aralık günü bir açıklama yapan grup, Türkiye’ye
IŞİD’e verdiği destek nedeniyle saldırı
düzenleyeceğini tüm dünyaya ilan etmişti.
Bu saldırı ve karşısında yaşanan ‘çaresizlik’
durumu. aslında Türkiye gerçeğine çok
uygun. Uzun yıllardır her platformda teknolojiyi
ne kadar çok kullandığımız, bankacılık
altyapımızın sağlamlığı, internet kullanımının
yaygınlığı gibi konularda övünüp duruyoruz.
Bu saldırı bir kez daha gösterdi ki herşey pamuk
ipliğine bağlı. Önlenmesi mümkün olan
siber saldırılarda bile elimiz kolumuz bağlanıyor.
İlk etapta saldırı hedefine ulaşmış olsa
bile bu tür siber saldırıları önleyecek kalkanları
kullanıyor olsaydık kısa zamanda atlatılmış
olurdu.
Hala sorumluluğu kabul etmek, “evet önlem
almalıydık” demek yerine hamaset dolu
cümleler sarfediyoruz. 2011 yılında yaşanan
Reyhanlı saldırısında dönemin Dışişleri Bakanı
Ahmet Davutoğlu “Kimse Türkiye’nin
gücünü test etmeye kalkmasın” açıklaması
yapmıştı. Bu açıklama dillere pelesenk oldu
ve altını bir türlü dolduramadık. Şimdi de aynı
mantaliteyle Gümrük Bakanı Bülent Tüfenkçi
hareket ediyor. Tüfenkçi, “Türkiye bu
saldırılar karşısında aciz duruma düşecek durumda
değil. Gerekli cevap verilecektir diye
düşünüyorum” diyor.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.