Ben dahil halkın %60'ı AKP iktidarının değişmesini istiyor.

Bunun için de mutlaka CHP insiyatifi ile ikili ya da üçlü koalisyon kurulmalı.
AKP'den kurtulmak herkesin öncelikli hedefi olmalıdır.

Seçim söylemlerinde üç lider samimi olduğuna göre koalisyon konusu kolay çözülebilir, çözülmelidir.
Çözülünceye kadar da bugün ben CHP'yi yazmak istedim.
Hükümet olacaksa daha güçlü olsun diye.
Bunun için de fazla rakam vermeye gerek yok.

2011 seçimlerinde 11.123.083 oy alan CHP toplam oyların %25.91'ni almıştı.
Üç yıl sonra yapılan yerel seçimlerde ve en az 4 milyon yeni seçmene rağmen  CHP 11.493.735 oy ile toplam oyların %25.61'ni aldı.
Yani oylar %03 oranında düştü.

Dokuz ay sonra yani 7 Haziran'da yapılan seçimlerde CHP bu kez 11.518.404 oyla toplam oyların %24.95'ni alabildi.
Yani oy oranında % 0.66 düşüş var.
Üstelik bir milyondan fazla yeni seçmen vardı ve yurt dışındaki Türkler ilk kez oy kullanmıştı.
Özetle CHP hep başarısız olmuş.

Her üç seçimde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun  olağanüstü özverili çabasına rağmen  parti ciddi bir varlık gösteremiyor.
Ekibinde ya da parti örgütlerinde bir sıkıntı var.
Yani partide ciddi bir sorun var.
Heyecan yok.
İnandırıcılık ve güven sorunu var.

Ekmeleddin İhsanoğlu konusu başlı başına bir sorun olmuştu.
7 Haziran öncesinde yapılan transferler ve bazı dengeleri kollama çabaları parti yönetiminin İhsanoğlu fiyaskosundan ders almadığını gösteriyor.

Tarihlerini vermeye gerek yok .

Halk Tv'de Zamanın Ruhu ve Medya Mahallesi programlarında CHP seçim kampanyasının yetersiz hatta kötü olduğunu iki kez söyledim.
Benzer tesbitleri YURT gazetesindeki köşemde tekrarladım.
Seçim sürecinde insanların morali bozulmasın diye fazla detaya girmedim.
Polemik olmasın diye isim bile vermedim.
Amacım bu kampanyayı yürütenlerle birlikte parti yönetimini uyarmaktı.

Ben sokaklarda çok dolaşan ve halktan her türlü insanla sohbet eden bir kişiyim.
İnsanlarla her konuyu konuşurum.
Partinin seçime yönelik bir çok stratejisinin eksik ya da yanlış olduğu anlaşılıyordu..
Ama ne ilginçtir ki CHP'den hiç kimse dostça uyarılarıma kulak vermedi.

Çünkü Kılıçdaroğlu ve çok az sayıda insanın dışında CHP'lilerin büyük kesiminde heyecan yoktu..
Ruhsuz bir seçim süreci yaşanıyordu.
Seçim sonuçları bunu kanıtladı.

İki ikramiye alacak olan emekliler ve mazotu 1.5 liraya alması beklenen çiftiçiler bile söylenenlere inanmayarak CHP'ye oy vermedi ya da çok azı verdi.
Özetle CHP'yi alkışlamadılar  ama AKP gitsin diye de CHP'ye oy vermediler.

Yani 'alkışlarla' oy alınmıyor iktidar ise hiç olunmuyor.

Bunun da onlarca nedeni var.

CHP bu nedenleri bulup gereğini yapmazsa hep %25 bandında kalır ve ne iç ne de dış siyasal denklemlerde asla önemli bir faktör haline gelemez.
CHP nasıl bir parti olduğuna hemen karar vermeli.

Böyle bir kararı almadığı sürece CHP şimdiki CHP olarak kalır ve kendisine gönül vermiş ya da vermeye meyilli milyonlarca insanı hep üzer.
Buna hiç kimsenin hakkı yok  ve olmamalıdır.

Türk toplumunun ve Türkiye'nin her zamandan çok daha fazla şimdi CHP'ye ihtiyacı var.
CHP buna inanıp gereğini yapmadığı sürece Türkiye sevdalısı milyonlarca insanı inandıramaz ve ne oyunu ne de gönlünü kazanamaz.
Bunu görüp anlamak için siyaset bilimcisi, sosyolog, psikolog  ya da benim gibi gazeteci olmaya gerek yok.

Sonuç ortada.
Yani hastalık belli.

İş doğru teşhisi koyacak ve az ilaçla ideal reçeteyi yazacak doktora kaldı.

Yoksa gün gelir hasta aniden acile kaldırılır.
Ambulansın gıcık sesi de hiç çekilmez.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.