banner87

Son yıllarda ve hele bir yıldan beri Almanya ile siyasi- diplomatik ilişkiler inanılmaz gerildi.
İş Hitler benzetilmesinden, Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in yaşına ve en son 24 Eylül’de orada yapılacak genel seçimlerde başlıca partilere oy verilmemesi veya seçim boykot çağrılarına kadar düştü.
Almanya ile ilişkilerimiz alalade iki ülke ilişkilerine benzemez.
Orada yaşayan, hatta büyük bir kısmı alman vatandaşı da olan 3 milyon yurttaşımız var.
Artık onlar oralı olmuşlar ama akılları ve kalpleri halen Anadolu’da atar.
Siyasi oy hesapları, gündem oluşturma veya başka her ne sebepse bu gerginliği yaratmak en çok o insanlarımıza zarar verir.
Yerleşik ve köklü ekonomik ilişkilere verilen zarar ise şu an hasbelkader veya Allah’ın lütfuyla iktidarda olanların tümünün yurtiçi veya yurtdışındaki bütün malvarlıkları ile bile karşılanamayacak kadar büyüktür.
Bu iki neden bile Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği ile ilişkilerin hükümetler üstü olması ve soğukkanlı, akılcı ve sorumluluk bilinciyle yapılmasını gerektirir.
Daha önce de yazdım. Her ne kadar iç ve dış politika kardeş de olsa, aynı şey değildir.
Özellikle dış politika çok daha duyarlılık, bilgi, tutarlılık, nezaket, sürdürülebilirlik, güvenilirlilik ve istikrar gerektirir.
Tıpkı Atatürk’ün YURTTA SULH, CİHANDA SULH temel dış politikası gibi.
Atatürk’ten uzaklaştıkça onun barış ve dostluğa dayanan dış politikasından da uzaklaştık.
Son 15 yılda dış politikada tam bir gündelikçilik ve basiretsizlik örneği yaşıyoruz.
Dün dost olduklarımızla bugün savaşmaya kalkan güvenilmez ülke olarak görüyorlar dünyada artık ülkemizi diplomatik çevreler.
Kavga etmediğimiz komşumuz kalmadı.
Hiç haketmediğimiz noktalara düştük.
Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ilişkin çifte standart politikalarına karşı akılcı ve olgun politik adımlar atacağımıza bağırıp, çağırarak, olmadık meydan okumalar ve suçlamalar yaparak bir yere varamayız.
15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki gücün ABD olduğunu resmi ağızlar bile defalarca dile getirdiler.
Gerek ülkemizde gerekse Avrupa’daki amerikan etkisindeki güçler AB ile Türkiye’yi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar.
Gayette başarılılar bu tezgahlarında. Gönüllü olarakta düşüyor iktidar bu tuzağa !
Biran önce Avrupa Birliği ‘nin bir parçası olarak, AB, Rusya, Çin, Hindistan, İran, Irak (Bağdat), Suriye (Şam) ve Mısır’ın oluşturacağı AVRASYA BARIŞ VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ oluşumunda hak ettiğimiz yere ulaşmalıyız.
ADALET KURULTAYI
Bu arada 26 Ağustos Cumartesi günü CHP ve lideri Kemal KILIÇDAROĞLU öncülüğünde Çanakkale’de dört gün sürecek ADALET KURULTAYI yapılacak.
Ülkemizdeki demokrasi, hukuk devleti ve adalet hususlarında en duyarlı kesimlerin başında geliyor
CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu.
ADALET KURULTAYI en çok hukuk fakültelerini ilgilendirmeli akademik olarak bile olsa.
Hukukçuların adalet duyarsızlığı daha çok acıtıyor vicdanları.
Başarılar dileriz ADALET KURULTAYI’na...

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Huseyin çiraci 2017-08-26 02:25:48

Tamamen katiliyorum ve platon,un şu sozune hakveriyorum.,"Ulke yonetenler filozof olmali yada ulkeyi filozoflar yonetmeli"Bu isin olmazsa olmazi.