AYM, TİB'in 'müstehcen internet yayınlarına' erişim engelleme yetkisini iptal etti

AYM, TİB'in 'müstehcen internet yayınlarına' erişim engelleme yetkisini iptal etti.

AYM, TİB'in 'müstehcen internet yayınlarına' erişim engelleme yetkisini iptal etti

AYM, TİB'in 'müstehcen internet yayınlarına' erişim engelleme yetkisini iptal etti.

07 Şubat 2018 Çarşamba 17:24
AYM, TİB'in 'müstehcen internet yayınlarına' erişim engelleme yetkisini iptal etti
banner1

Anayasa Mahkemesi, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından müstehcenlik suçunu oluşturan internet yayınlarına ilişkin olarak erişimin engellenmesi kararı verilmesini öngören, 4.5.2007 tarihli ve 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan kuralı Anayasa’nın 13, 22 ve 26. maddelerine aykırı bularak iptal etti. 

TİB, 2016 yılında yayımlanan bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılmış, Telekomünikasyon İletişim Başkanının ve TİB'de görevli daire başkanlarının görevleri sona ermişti. Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişime ilişkin işlemler ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yapılacak dinlemelerin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde tek bir merkezden yürütülmesine karar verilmişti. 

AYM'nin internet sitesinden açıklanan kararda, şu ifadeler yer aldı: 

Başvuru Gerekçesi

Başvuru kararında özetle, internetin temel hak ve özgürlüklerin kullanılması açısından büyük önem arz ettiği, internete erişimin engellenmesinin özellikle haberleşme hürriyeti ile doğrudan ilgili olduğu, hâkim onayı olmaksızın haberleşme hürriyetinin sınırlandırılmasının öngörüldüğü belirtilerek kuralın Anayasa’nın 22. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. 

İtiraz Konusu Kural

İtiraz konusu kuralda, müstehcenlik suçu oluşturan yayınlara erişimin engellenmesine TİB tarafından resen karar verileceği düzenlenmiştir. 

İtiraz konusu kural 15.8.2016 tarihli ve 671 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Kurum ve Kuruluşlara İlişkin Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmiştir. İtiraz konusu kural esas inceleme aşamasında değiştirilmiş olmakla beraber itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu dava yönünden uygulanacak kural olma niteliğini sürdürdüğünden Anayasa'ya aykırılık iddiası incelenmiştir. 

Mahkemenin Değerlendirmesi

İtiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırılık iddiasını haberleşme hürriyeti ve ifade özgürlüğü yönünden inceleyen Anayasa Mahkemesi özetle aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır: 

Kitlesel haberleşme ve iletişim aracı olarak yaygın şekilde kullanılan ve geleneksel yöntemlere göre gittikçe daha çok tercih edilen internetin haberleşme hürriyeti kapsamında olduğuna kuşku yoktur. Bununla beraber, internetin suç işlemek veya işlenmesini kolaylaştırmak amaçları için sık başvurulan bir araç olduğu da bilinmektedir. Dolayısıyla, internetin telefon veya telgraf gibi geleneksel haberleşme yöntemlerinden farklı olduğu ve internette yapılan her türlü yayının haberleşme hürriyeti kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır. 

Haberleşme hürriyeti, haberleşme veya iletişim sağlama niteliği ya da amacı taşıyan ve bu amaçla kullanılan internet içeriğini ya da uygulamalarını güvence altına almakta olup bunun dışında kalan, özellikle de yalnızca suç işlemeye veya suç işlenmesini kolaylaştırmaya yönelik internet yayınları açısından bir koruma sağlamaz. Yalnızca suç işlemeye veya suç işlenmesini kolaylaştırmaya yönelik internet yayınları yapan sitelerle ilgili olarak hâkim kararı olmaksızın idare tarafından resen erişimin engellenmesi kararı verilmesinde Anayasa’ya aykırı bir husus bulunmamaktadır. 

Buna karşılık, haberleşme hürriyetine ilişkin hâkim onayı güvencesi, içeriği suç oluşturan bazı yayınlara da yer vermekle beraber haberleşme veya iletişim niteliği ya da amacı taşıyan ve bu amaçla kullanılan, özellikle sosyal medya gibi kitlesel haberleşme ve iletişim aracı olan internet siteleri ya da uygulamalarını da kapsamaktadır. Kitlesel haberleşme aracı olarak kullanılan bu tür sitelerde içeriği suç oluşturan yayınların paylaşılması da söz konusu olabilmektedir. Esas amacı haberleşme ve bilgi paylaşımı olan bu sitelerde yer alan içeriği suç oluşturabilecek yayınlar nedeniyle hâkim onayı olmaksızın sitenin tümüne yönelik olarak resen erişimin engellenmesi kararı verilmesi, Anayasa’nın 22. maddesinde haberleşmenin kanunla yetkili kılınmış mercii tarafından engellenmesi hâlinde engelleme kararının yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulacağı şeklinde açıkça ifade edilen güvenceyle bağdaşmamaktadır. 

Haberleşme hürriyetinin yanı sıra, bilgi ve düşünceleri açıklama, yayma, bu bilgi ve düşüncelere ulaşma ve karşılıklı yorum, görüş, eleştiri paylaşma için de etkin olarak kullanılan internete erişimin engellenmesinin ifade özgürlüğü ile de doğrudan ilgili olduğu kuşkusuzdur. 

Anayasa’nın 22. ve 26. maddelerinin koruma altına aldığı haberleşme hürriyeti ve ifade özgürlüğü, bu maddelerde belirtilen sebeplerle Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasını düzenleyen 13. maddesindeki ölçütlere uygun olarak sınırlanabilir. Anılan maddeye göre temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamalar ancak kanunla yapılabilir ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özüne de dokunamaz.

13. maddede öngörülen temel hak ve özgürlüklerin “kanun”la sınırlanması ölçütüne göre bir düzenlemenin yalnızca şeklî anlamda değil maddi anlamda da kanun şartlarını taşıması gerekir. Anayasa Mahkemesinin birçok kararında belirtildiği üzere hukuk devletinin temel unsurlarından olan “belirlilik” ilkesine göre kanunların hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına imkân tanımaması gerekir. 

İtiraz konusu kuralda TİB tarafından müstehcenlik suçu oluşturan yayınlara resen erişimin engellenmesi kararı verileceği belirtilmekle yetinilmiş, engelleme kararının ilgili yayın, kısım, bölüm ile sınırlı olarak mı ya da internet sitesinin tümüne yönelik olarak mı verileceği veya Kanun’un 8/A ve 9. maddelerinde öngörülen şekilde erişimin kademeli olarak mı engelleneceği hususlarında bir düzenleme yapılmamıştır. Böylece itiraz konusu kuralla idareye kapsam ve sınırları belirsiz şekilde erişimin engellenmesi yetkisi tanınmıştır. Erişimin engellenmesi kararı verilmesinin dayanağı olan itiraz konusu kural anlaşılır, açık ve net olma zorunluluğunu karşılamadığından Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması güvencesiyle bağdaşmamaktadır. 

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13, 22 ve 26. maddelerine aykırı bulunmuştur. 

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 07.02.2018 17:27
Anahtar Kelimeler:
İnternetTİBAYM
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Batuhan 2018-02-07 17:29:18

Müstehçen kime ve neye göre. ? Birde ne hakkı var devletin ordaki bir kaç adamın subjektif fikirlerini tüm 80 milyona kural olarak dayatmaya...? Güzel karar.. Herkes kendini denetlesin .. Akıl var mantık var.

Avatar
ali 2018-02-07 20:02:58

Amerika yasakları uygulamak için ise hem yazılımları hem de servis sağlayıcılığını kullanıyor. Pornografi, yasa dışı satış, siyasal ve tarihi yasaklar konusunda ülke taviz vermiyor.
Almanya‘nın bu konudaki ilk engelleme çalışması ise 1996da başladı. Ülkenin, aldığı karara göre yasalara uymayan web sitelerini yasaklamak yerine tamamen silmek daha başarılı bir çözüm. Bu yüzden 2009 Eylülünden bu yana, Almanya kurallarına uymayan siteleri silmeye çalışıyor
İtalyanın sansüre olan yatkınlığı faşizm döneminden kalıyor. Ülke, internet yasakları konusunda ilginç bir yol izliyor. Aşırı siyasi gruplar ve çocuk pornosuna erişim İtalyada yasak.
Rusyanın sanal dertleri diğer ülkelerdekinden oldukça farklı. Ülke, porno ve korsan içerikle savaşmaktan çok siyasal prestijini ve dünya üzerindeki konumunu korumaya çalışıyor. Rus hükümetinin kararlarını eleştiren sitelerin yasaklanması ya da kapatılması, porno sitelerin sansürlenmesinden daha yüksek bir olasılık.