banner87

‘Kadir Topbaş ve Melih Gökçek'in ayağını aynı isim kaydırdı’

İstifa eden Kadir Topbaş ile istifa iddialarıyla gündemden Melih Gökçek'in ayağını kaydıran kişinin, şirket sahibi isim olduğu belirtildi. Kamuoyu araştırmalarına göre politik adım atan Erdoğan’ın çok inandığı o isim, Erbakan’a yakın bir aileden geliyor. Başkent kulislerine düşen bir başka iddia ise Gökçek’in yarın istifasını vereceği…

‘Kadir Topbaş ve Melih Gökçek'in ayağını aynı isim kaydırdı’

İstifa eden Kadir Topbaş ile istifa iddialarıyla gündemden Melih Gökçek'in ayağını kaydıran kişinin, şirket sahibi isim olduğu belirtildi. Kamuoyu araştırmalarına göre politik adım atan Erdoğan’ın çok inandığı o isim, Erbakan’a yakın bir aileden geliyor. Başkent kulislerine düşen bir başka iddia ise Gökçek’in yarın istifasını vereceği…

19 Ekim 2017 Perşembe 11:37
‘Kadir Topbaş ve Melih Gökçek'in ayağını aynı isim kaydırdı’

Bursalı ve Erbakan’a çok yakın 7 çocuklu bir ailenin çocuğu Strateji Gelmiştirme ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Andy-Ar’ın sahibi Faruk Acar’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok inandığı ve güvendiği isim olduğu, bugünlerde Topbaş’tan Gökçek’e uzanan ‘istifa depreminin’ artçı sarsıntısını Acar’ın çok önceden yaktığı aktarıldı.

Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın, "Topbaş-Gökçek vd. götüren araştırmacı" başlığıyla bugün bir yazı kaleme aldı. Söz konusu iddiayı gündeme getiren Yalçın’ın, o yazısı şöyle;

Melih Gökçek aşağı…

Melih Gökçek yukarı…

O kadar konuşuluyor ki yazmak farz oldu!

Süreç Kadir Topbaş ile başladı. Arkası geldi ve gelmeye devam edecek.

Peki…

Belediye başkanları neden istifa ettiriliyor?

Her kafadan bir yorum çıkıyor:

Kimi “FETÖ ilişkisi” diyor!

Kimi “yolsuzluk” diyor!

Kimi “metal yorgunluk” diyor!

AKP'deki “metal yorgunluk” konusunu 18 Nisan 2017 tarihli makaleyle ilk ben yazdım. Kastettiğim şuydu:

“Teknoloji harikası bir uçak zaman içinde, mekanik düzeninde herhangi bir bozulma olmadığı halde, çalışamaz, iş göremez hale gelebiliyor. Uzmanlar bu duruma metal yorgunluğu diyor.

Bu durum, kimi yöneticiler için de geçerlidir. Zamanla ruh yorgunluğuna teslim oluyorlar, eski performanslarını kaybediyorlar. Erdoğan'daki, metal yorgunluk görülmüyor mu?”

Ben, “Erdoğan metal yorgunu” dedim.

Erdoğan, “kimi belediye başkanı, parti yöneticisi ve il örgütlerimiz metal yorgunu” demeye başladı.

Kimin metal yorgunu olduğunu kuşkusuz zaman ve sandık gösterecek!

Erdoğan’ın anket merakı

Ancak.

Benim üzerinde durmak istediğim bu değil…

Kuşkusuz Erdoğan yazımı okuyup AKP'deki “metal yorgunluğu” keşfetmedi! Bunu Erdoğan'a farklı yöntemle anlatan başka biri oldu.

Yani:

Topbaş, Gökçek vd. “ayağını kaydıran” bir isim var!

Kim mi?

Erdoğan'ın anket merakı

İsme geçmeden önce bazı anekdotlar vermeliyim:

Erhan Göksel tıp doktoruydu. Ankara'da yakın arkadaşımdı.

Mesleğini pek yapmadı. Önce yayıncılık ve sonra siyasal araştırmalar yapan Verso şirketini kurdu. Adnan Kahveci, Turgut Özal, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Nursultan Nazarbayev, Haydar Aliyev gibi siyasetçilere danışmanlık yaptı.

Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminde çalıştığı ilk kamuoyu araştırma şirketi Verso oldu.

Erdoğan'ın kamuoyu araştırmalarına ne derece meraklı olduğunu ve çıkan sonuçlara göre politik adımlar attığını bana yıllar önce Erhan Göksel söyledi.

Erdoğan ile Erhan Göksel'in yolları ayrıldı. (Ne yazık ki değerli arkadaşım FETÖ kumpasıyla başlayan süreç sonunda 51 yaşındahayatını kaybetti.)

Erdoğan, Erhan Göksel'den sonra Kasımpaşa'dan çocukluk arkadaşıHasan Basri Yıldız'a kurdurduğu Denge Araştırma ile çalışmaya başladı.

Bir not aktarayım: Erdoğan, Pınarhisar Cezaevi'nden çıkıp “yeni parti kurulabilir mi” çalışmalarını 15-20 kişilik yakın çalışma arkadaşlarıyla o zamanlar Fındıkzade'de bulunan Denge Araştırma'nın ofisinde yaptı. Bu nedenle o toplantılar daha sonraları mekandan dolayı “Denge Toplantıları” adıyla bilindi! (Denge Araştırma'da Ahmet Ergün, Ali İbiş, Harun Karaca, Necmi Akosman, İdris Naim Şahin, Hüseyin Besli gibi isimler vardı.)

Kendine başka şirket buldu: Şok doktrin

Erdoğan yıllarca Denge Araştırma ile çalıştı…

Fakat. Başını Mahir Ünal'ın çektiği söylenen AKP'de bir grup Hasan Basri Yıldız hakkında “Davutoğlucu” dedikodusunu yapınca Erdoğan, Denge ile çalışmaya son verdi.

Kendine başka bir şirket buldu…

Şok doktrin

Adı, Faruk Acar.

Bursalı Erbakan'a çok yakın yedi çocuklu bir ailenin çocuğu.

İmam Hatip mezunu. Nedense röportajlarında hangi üniversite olduğunu belirtmeden “kamu yönetimi” mezunu olduğunu ve halen İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümünde okuduğunu söylüyor. Neyse.

Ekranlardan tanıyorsunuz:

Strateji Geliştirme ve Sosyal Araştırmalar Merkezi-ANDY-AR sahibi.

İşte… Erdoğan'ın yakın çalıştığı araştırma şirketi bu.

İşte… Erdoğan'ın en çok inandığı ve güvendiği isim bu.

Bugünlerde Topbaş'tan Gökçek'e uzanan “istifa depreminin” artçı sarsıntısını Faruk Acar çok önceden yakmıştı:

“Biz Andy-Ar olarak ‘Yerel Yönetimler Performans Araştırması'yapıyoruz. Kamuoyu bunu daha çok ‘En başarılı belediye başkanları' olarak biliyor. (…) Bir süre sonra rutin iş olarak görülebiliyor projeler. O yüzden konjonktüre uygun projelere evet ama dışında bir şeyler üretmezseniz sürdürülebilir başarının mümkün olduğunu sanmıyorum.” (11 Ocak 2016, Akşam)

Kamuoyu araştırmalarına göre politik adım atıyor

Bir daha yazayım:

Erdoğan kamuoyu araştırmalarına göre politik adım atıyor. 2019 seçimlerinde işinin çok zor olduğunu görüyor. Bu sebeple anketlere bakarak…

AKP'ye “şok doktrin” uyguluyor. Partiyi yeniden kurguluyor! Yani:

AKP'de travma yaratarak partilileri sarsmak istiyor.

Erdoğan, aynı kuruluş yıllarında olduğu gibi kolektif bir çalışma zemini oluşturmak istiyor.

Kuşkusuz bu, parti yönetimi ya da belediye başkanlarıyla sınırlı olmayacak. Sonraki seçimde AKP meclis grubu yüzde 90 oranında değişecek!

Tüm bu politik stratejinin arkasındaki isim Faruk Acar!

Erdoğan ve Acar bu “siyaset mühendisliği” yöntemiyle sandıklarda başarılı olacak mı?

Platon'un siyaset için verdiği çoban örneği meşhurdur:

Çoban'ın tek tasası, güttüğü koyunlara en büyük iyiliği/faydayı nasıl sağlayacağıdır!

Bugüne uygularsak Platon şunu diyor:

Halkın iyiliğini gözetmeyen her politik hareket, hangi siyasal mühendislik yöntemlerini denerse denesin kaybetmeye mahkumdur!”

'Gökçek yarın istifa ediyor'

Öte yandan Yeniçağ gazetesi yazarı Orhan Uğuroğlu, istifa etmemekte direnen Melih Gökçek'in Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın baskılarına dayanamayacağını yazdı. Uğuroğlu, "23 yıldır Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını yürüten Melih Gökçek, yarın yani 20 Ekim 2017 Cuma günü yapacağı basın toplantısı ile görevinden istifa ettiğini açıklayacak.Böylece Gökçek'in 23 yıllık Belediye Başkanlığı dönemi de kapanacak" dedi.

Gökçek'in yarın istifa etmesinden sonra Arınç'ın rafa kaldırılan, "Ankara'yı parsel parsel satmıştır" dosyasının yeniden açılacağının söylendiğini aktaran Uğuroğlu, özetle şunları kaydetti:

"CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir'in elinde Gökçek hakkında o kadar çok suç duyurusu ve iddia var ki, görevden ayrıldığı andan itibaren vaktinin çoğunun adliyede geçmesi gerekir. AKP'li milletvekilleri, "istifası istenen Gökçek ve diğer başkanlar, Erdoğan'ın çağrısına uyarlarsa kendilerini kurtarırlar, yargılanmaktan kurtulurlar" diyor.Ben de bu düşünceye bu mantığa itiraz ediyorum. Gerek Kadir Topbaş gerek Melih Gökçek ve gerekse diğer AKP'li Belediye Başkanları görevden alınıyor ya da istifa ettiriliyorlarsa, haklarındaki tüm dosyalardan yargılanmaları şarttır. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Recep Tayyip Erdoğan gibi siyasetin kurdu olmuş bir ismin bu belediye başkanlarını görevlerden ayırmasının arkasında mutlaka başkanların yeniden seçilmelerini engelleyecek "kirli işlerinin" yani "defolarının" olduğunu yani haklarındaki dosyaları tek tek biliyordur.

Erdoğan 2019 Mart ayında yapılacak Yerel Seçimde İstanbul, Ankara, Bursa başta AKP'nin elinde bulunan büyük illeri kaybetmeyi asla göze alamaz.Eğer bu başkanlar "temiz" olsalardı Erdoğan bu operasyonu yapmaz, yapamazdı.AKP eğer bu illeri elinden kaçırırsa Kasım 2019'da birlikte yapılacak Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde AKP'nin % 50+1 oy alması yani 1. Turda seçilmesi çok büyük oranda tehlikeye girer ki, Erdoğan 2. Turda tüm muhalefet oylarının 16 Nisan referandumunda olduğu gibi karşısında blok olacağını ve seçimi kaybedeceğini bilir. Erdoğan haklarında iddialar bulunan AKP'li belediye başkanlarının yargılanması yolunu açar da "yargı hesap soracak, varsa suçları mahkum olurlar, yoksa beraat ederler" derse yine kazanır. Yok, haklarında yüzlerce iddia bulunan Belediye Başkanları yargılanmaktan kaçırılırlarsa o zaman Erdoğan da AKP de kaybeder."

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 19.10.2017 11:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Alo 2017-10-19 13:44:51

AKP'yi ancak bir pire bitirecek.

Misafir Avatar
ege 2017-10-25 18:58:07 @Alo

Epey avare var kendi işlerini yapmazlar .başkalarının sırlarını araştırırlar, kendi aileleri ile ilgilenmezler ne yaptıklarından hbaerleri olmaz ama başkalarının aileleri ne napıyor nereye gidiyor takip edip hiç alakası olmayan meseleyi kötü gösterip servis ederler. bu zihniyet içinde lan çok var aramızda. hükümetimize sahip çıkalım. hükümetimiz bayrağımıza vatanımıza sahip çıkıyor. destek olalım kardeşlerim.

Beğenmedim! (0)
Avatar
dede 2017-10-19 13:46:04

ates olmayan yerden duman cikmaz

Avatar
nine 2017-10-19 13:46:57

Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır

Avatar
nine 2017-10-19 13:48:04

her secim oncesi istikrar diyorlar gerisi fos cikiyor millet artik kanmaz oldu

Avatar
ERDOĞAN 2017-10-19 16:01:35

RTE İŞİN BAŞI O OLMADAN KİMSE YOLSUZLUK YAPAMA

Avatar
evet evet 2017-10-25 19:00:10

bozuk ve kirli zihniyet kendi pis çamaşırlarını görmez ama başka larının, namuslu insanların pak, temiz pırıl pırıl çamaşırlarını kirli gösterirler, göstermeye çalışırlar. ama halkımızın vucut gözüd var kalp gözüde var gerçekleri görüyor . bu iftiracılara prim vermiyor.