banner87
Memlekette son bir haftadır yaşananlara kısaca bakalım. Kendisini başkan sanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iftarında belediye başkanı Kadir Topbaş’ı bile şoka sokan açıklamalar yaptı. Efendim, Gezi Parkı’na Topçu Kışlası, AKM’nin yerine de ‘bir tarihi eser’ yapacaklarmış. Aynı saatlerde polisler, Gezi Parkı’nın etrafını çevirmeye başladı bile. Daha sonra popüler kültürün ne kadar işe yaramaz ismi varsa hepsini Huber Köşkü’ne toplayıp iftar verdi. Orada da benzer cümleler sarf etti. Güneydoğu’da kan gövdeyi götürüyor, kadim kentler yerle bir ediliyor, yüzlerce insan nedenini bile bilmeden hayatını kaybediyor. Diğer yandan yükselen giderek daha fazla muhafazakarlaşan kesimin saldırgan tavırları artıyor... Bu ülkede yıllardır ramazan ayında oruç tutanlar, tutmayanları döver, taciz eder ama İstanbul’un ortasında pek de muhafazakar denemeyecek Cihangir’de ilk kez böyle bir olay yaşanıyor. Televizyonlarda “Müslümanlara baskı var, çünkü tek eşlilik zorunlu” konulu tartışma programlarını, “Batılı hayat dayatılıyor mu?” başlıklı konuşmalar takip ediyor.

Bu provokasyonları yapanların aynı kaynaktan beslendiği bilinen bir gerçek. Otobüse bindirilerek getirilen “din muhafızları, cihatçılar” birilerinin ekmeğine yağ sürmek için kullanılıyor. Bu zorbalık bir başka alanda, mahkemelerde de sürüyor. Önceki gün uzun yıllardır tanıdığım üç isim, “tutuklanmaya engel halleri olmadığı” gerekçesiyle tutuklandı. Dünya tarihinde bir ilk...Biri hala yerine bir isim yetiştiremediğimiz ünlü yazar Aziz Nesin’in oğlu akademisyen Ahmet Nesin. Diğeri onlarca yıldır işkenceyle mücadelenin simgesi olmuş, yolu gözaltı ya da cezaevinden geçen herkesin yanında gördüğü doktor Şebnem Korur Fincancı, bir diğeri ise 1990’lardan beri tanıdığım, birlikte çeşitli gazetecilik meslek örgütlerinde mesai harcadığımız gazeteci Erol Önderoğlu... Bu üç isim daha cezaevi yolundayken bu kez de Mürsel Çoban adlı gazeteci Diyarbakır’da, Hürriyet Gazetesi’nin New York temsilcisi ise İstanbul’da Atatürk Havalimanı’nda göz altına alındı.

Yandaş medya fütursuzca saldırıyor

Tüm bu olayların şokunu atlatmaya, insanların akıbetini öğrenmeye çalışırken Sabah Gazetesi’nde yayımlanan bir haber gördüm. Aynı habere Star Gazetesi’nde rastlamış ama ayrıntısını okumamıştım. Kabataş yalanının bir benzeri ama çok daha ucuzu Cihangir Firüzağa’da içki içenlere saldırı olayı için uydurulmuş. Sabah’ın haberinde iki tane de fotoğraf var, hedef gösterilen iki kişi... Tesadüfe bakın ki ikisi de Beşiktaşlı, tribünlerde tanınan isimler... Bırakın bir kadına türbanlı diye laf etmeyi, yol verecek, yardım edecek bu iki kişiyi başka eylemlerdeki fotoğraflarını kullanarak hedef gösteriyorlar.

Evdeki hesap çArşı’ya uyacak mı?

Birileri düğmeye bastı görünüyor, tüm bu Gezi Parkı açıklamaları, artan din gerekçeli saldırılar, nedensiz tutuklamalar, göz altılar dozunu artırarak sürecek görünüyor. Bu kez park, ağaç değil “Taksim’e cami istemiyorlar” diyerek toplumsal ayrışmanın körükleneceği günler göreceğiz. İyice kötüye giden ekonomik ortamda sinirler gerilmiş, saflar iyice ayrışmışken de koyacaklar sandığı önümüze “sağduyulu” halkımızla başkanlığı getirecekler... Tabii evdeki hesapları çarşıya uyarsa!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.