Baydemir: OHAL kalkana kadar vicdan ve adalet nöbetimiz sürecek

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Sözcüsü Osman Baydemir, bu haftaki grup toplantısında konuşmasını Diyarbakır'da yaptı. HDP Eş Genel Başkanları ile tutuklu vekillerin serbest bırakılmaları için 9 milletvekili arkadaşıyla birlikte "Vicdani ve adalet" nöbetine başladıklarını belirten Baydemir, "Eşitlik isteyen, özgürlük isteyen, onurlu adalet, demokrasi, bir barış isteyen bir hareketten neden korkulur, niçin bu abluka alınır, çünkü barıştan korkuyorlar. OHAL rejimi ortadan kalkıncaya kadar vicdan ve adalet nöbetimiz devam edecektir" dedi.

Baydemir: OHAL kalkana kadar vicdan ve adalet nöbetimiz sürecek

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Sözcüsü Osman Baydemir, bu haftaki grup toplantısında konuşmasını Diyarbakır'da yaptı. HDP Eş Genel Başkanları ile tutuklu vekillerin serbest bırakılmaları için 9 milletvekili arkadaşıyla birlikte "Vicdani ve adalet" nöbetine başladıklarını belirten Baydemir, "Eşitlik isteyen, özgürlük isteyen, onurlu adalet, demokrasi, bir barış isteyen bir hareketten neden korkulur, niçin bu abluka alınır, çünkü barıştan korkuyorlar. OHAL rejimi ortadan kalkıncaya kadar vicdan ve adalet nöbetimiz devam edecektir" dedi.

25 Temmuz 2017 Salı 19:14
49 Okunma
Baydemir: OHAL kalkana kadar vicdan ve adalet nöbetimiz sürecek

Diyarbakır merkez, Kayapınar ilçesinde yer alan Kayapınar Ceren Ekin Park'ta HDP'nin düzenlediği grup toplantısına, Grup Sözcüsü Osman Baydemir, Dilan Ditrayet Taşdemir, Felaknas Uca, Ziya Pir, Saadet Yıldız, Nimetullah Erdoğmuş, Garo Paylan, Müslüm, Doğan, Nadir Yıldırım ve parti yöneticileri katıldı. Alanda bir süre bekleyen vekiller daha sonra açıklama için yerlerini aldı. 

HDP Grup Sözcüsü Osman Baydemir, partisinin grup toplantısındaki konuşmalarından öne çıkanlar şöyle:

"Burada oluşumuz adaleti vicani bir direnişle koruma çabasıdır"

HDP Grup Sözcüsü Osman Baydemir, toplantılarının Diyarbakır'da yapılmasının bir vicdan ve adalet hareketi olduğunu söyledi. Kerbela sıcağında halkın üzerine ölü toprağı serpilmek istendiğini belirten Baydemir, "Bu kerbela sıcağında neden bu alandayız. Bir halkın üzerine ölü toprağı serpilmek isteniyor. Bir halkın varlığı yok edilmek isteniyor, bir halk zorbalıkla, baskıyla, tecritle yönetilmek isteniyor. Ölü toprağını def etmek için, zulme hayır demek için, bir kez daha eşitliği özgülüğü, demokrasiyi onurlu bir barışı haykırmak için bu alandayız. Bu kamusal alandayız. Son iki yıldır hükümet politikalarıyla demokrasi ablukaya alınmıştır, temsil etmiş olduğumuz halkların, halkımızın, tüm halkın iradesi adeta işgal edilmiş durumda. İşte bütün bunlardan kaynaklı bir kez daha Türkiye ve dünya kamuoyunda ve her şeyden önemlisi insanlarımızın halkın vicdanına, vicdanımızdan çağrıda bulunmak için buradayız.  Burada oluşumuz adaleti vicdani bir direnişle koruma çabasıdır. Bugün bu manzaraya, bu parka baktığımızda bu parktaki abluka Türkiye'deki reel durumun ifadesidir. Burası bir kamusal alan ve burası benimde Diyarbakır'da görev yaptığım zaman diliminde inşa edilmiş bir park. Halkın parkı, bu ağaçlar şu anda alnımda görmüş olduğunuz alın teri gibi halkın alın teriyle sulandı büyütüldü. Ama bugün bu şehir yüzde 70 oy almış bir siyasi parti grup toplantısını bu parkta inşa edemiyor. İl, ilçe yöneticilerimiz, bu parka alınmıyor. Halkımız sahibi olduğu bu parka giremiyor. Dikkat edin, bu partka bütün gölgelerden tecrit edilmiş durumda, adeta HDP'ye Kerbela dayatılıyor. Eğer iktidar, Yezit olmakta kararlıysa, bizlerde Hz. Hüseyin olmakta kararlıyız. Ant olsun Asla geri adım atmayacağız" dedi.  

"Seçilmişler özgür olmadıkça kendimizi özgür kılmayacağız

Zulümle hiç bir rejimin sonuç alamadığını belirten Baydemir, "Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve milletvekillerimiizin tutuklanmasıyla yeni bir faşizm sayfası açıldı. Çok net bir dille ifade etmek isterim ki 6.5 milyon insanın iradesi kelepçelenemez, seçme ve seçilme hakları zindana konulamaz. Halkın hür iradesi, vicdanıyla seçmiş olduğu belediye başkanlarına kayyum atanamaz. Onlar özgür olmadıkça bizler kendimizi özgür kılmayacağız. Bizlere faşizmi, zorbalığı dayatıyorlar. Bizler de faşizme karşı eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği, onurlu bir barışı ısrarla savunuyoruz" diye konuştu. 

"Barış Süreci, tek başına iktidar olma uğruna çökerttiler"

Konuşması sırasında Kürdistan ulusal marşının bir kıtasını okuyan Baydemir daha sonra kaldığı yerden devam ederek, "Barış sürecini çökerttiler, tek başına iktidar olma uğruna çökerttiler. Çok açık ve net söylüyorum; bu vicdan ve adalet nöbetimiz, durşumuz aynı zamanda Rojava halkı içindir. Bu eşitlik, özgürlük çağrımız Güney Kürdistan hükümetini ve halkını tehdit edenlere karşıdır. Buradan Türkiye'nin batı yakasına, 80 milyon insanın vicdanına çağrıda bulunuyoruz; Eş genel başkanlarımız, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız zindanda olduğu müddetçe adalet ve vicdan nöbetimiz devam edecek. Onlar özgürlüğüne kavuşuncaya kadar bizler vicdani direnişimizi sürdürmekte kararlıyız. Bizim bir şiddet aracımız yoki, şiddete başvurmaksızın, küfre, hakarete başvurmaksızın, bize şiddet uygulansa bile şiddetle yanıt vermeksizin, kem söz söylenmeksizin. Diyarbakır'ın Surları'na, vicdanımızdan bir kez daha faşizme biat etmeyeceğiz, durmayacağız, faşizmi durduracağız. Sloganını nakşedinceye kadar bu duruşumuzu sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. 

"OHAL bitinceye kadar nöbetimiz devam edecek"

Grup Sözcüsü Osman Baydemir, Dilan Ditrayet Taşdemir, Felaknas Uca, Ziya Pir, Saadet Yıldız, Nimetullah Erdoğmuş, Garo Paylan, Müslüm, Doğan, Nadir Yıldırım olmak üzere toplam 10 milletvekili, bugünden itibaren 24 saat esasına göre vicdan ve adalet nöbetine başlayacaklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Eşitlik isteyen, özgürlük isteyen, onurlu adalet, demokrasi, bir barış isteyen bir hareketten neden korkulur, niçin bu abluka alınır, çünkü barıştan korkuyorlar. OHAL rejimi ortadan kalkıncaya kadar vicdan ve adalet nöbetimiz devam edecektir. KHK'larda işinden olanlar haklarına kavuşuncaya işinden, aşından, rızkından olan bütün insanlar işine, aşına adalete kavuşuncaya kadar devam edeceğiz, zulmü hep birlikte durduracağız. Cizre, Şırnak, Gever'de işlenen insanlık suçlarının failleri yargılanıncaya kadar durmayacağız. Sur'daki şu an devam eden yıkım kültürel mirasımıza, saldırıdır. Bizler durmayacağız, susmayacağız. Meşru vicdani çabamızla milynların çabasıyla buluşturacağız. Bugün burada 11 milletvekiliyle bu duruşu vicdani ve adilane talebi haykırırken sanmayın ki bizler yalnız değiliz.  Bu coğrafyada bizler milyonlarız. Barışın, birlikte yaşamın kurmanın önündeki en büyük engel İmralıya cezaevinde sayın Öcalan üzerinde konulan tecrit politikasıdır. Tecrit kalkıncaya kadar, bu vicdani duruş, adalet talebi, devam edecektir. Yargı tam bağımsız olunca yakadar vicdan ve adalet nöbetimiz devam edecek. Mutlak suretle her darlığın sonu aydınlıktır. Faşizm ricayla minnetle durmaz. Faşizm ancak demokratik mücadeleyle durur."

"Mescid-i Aksa'da yaşananlar ile burada yaşananlar arasında fark yoktur"

Konuşmasının son bölümünde Filistinliler'e yönelik baskısına atıfta bulunan Baydemir, "Mescid-i Aksa'da yaşananlar ile bu coğrafyada yaşananlar arasında fark yoktur. 7/24 saat bu alanda olacağız. Halkımızla buluşmamızın önüne geçmeyin. Şiddet, kavga yok. Sadece faşizm ve tehdide boyun eğmediğimizi haykırıyoruz. Bugün bize bir Kerbala sıcaklığını yaşatıyorsanız, bizler de Bilal-i Habeş olmayı biliriz. Bu coğrafyada mutlaka barış inşa edilecektir. Zulüm sahipleri mutlaka yenilecek. Kürt halkı da bütün halklar gibi inancıyla, kültürüyle, kökleriyle varlığını sürdürecek" ifadelerini kullandı.

Yapılan konuşmanın ardından Baydemir ile beraberindekiler daha sonra bariyerlerle kapalı alanda volta atmaya başladı. Baydemir, volta sırasında gazetecilere, "Biraz alıştırma yapalım" diyerek espri yaptı. Sıcak güneş nedeniyle parkta oturamayan HDP'li milletvekilleri, bu alanda bir hafta boyunca vicdan ve adalet nöbeti tutacak.


Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.