banner58

Yardımcı doçentlik neden gündeme geldi?

Prof. Dr. Burhan Şenatalar, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Allah aşkına şu yardımcı doçentlik olayı nedir? Dünyanın kaç yerinde yardımcı doçentlik var? Bizim hocalara ihtiyacımız var ve yardımcı doçentlikle ön kesiyoruz" açıklamasını neden yaptığını madde madde anlattı.

Yardımcı doçentlik neden gündeme geldi?

Prof. Dr. Burhan Şenatalar, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Allah aşkına şu yardımcı doçentlik olayı nedir? Dünyanın kaç yerinde yardımcı doçentlik var? Bizim hocalara ihtiyacımız var ve yardımcı doçentlikle ön kesiyoruz" açıklamasını neden yaptığını madde madde anlattı.

27 Temmuz 2017 Perşembe 00:15
10635 Okunma
Yardımcı doçentlik neden gündeme geldi?

CHP eski Genel Başkan Yardımcısı, TÜSES üyesi Profesör Dr. Burhan Şenatalar, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Allah aşkına şu yardımcı doçentlik olayı nedir? Dünyanın kaç yerinde yardımcı doçentlik var? Bizim hocalara ihtiyacımız var ve yardımcı doçentlikle ön kesiyoruz" açıklamasını neden yaptığını madde madde anlattı.

Atalar'ın sosyal medyadan "Yardımcı doçentlik neden Gündeme geldi?" başlığı ile yayınladığı yazısı şu şekilde:

AKP Başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T.Erdoğan gündeme beklenmedik bir şekilde yeni bir konu attı. Dediği şu:"Allah aşkına şu yardımcı doçentlik olayı nedir? Dünyanın kaç yerinde yardımcı doçentlik var? Bizim hocalara ihtiyacımız var ve yardımcı doçentlikle ön kesiyoruz". Birisi doktorayı bitirmişse, doçentliğin önünü açmayı savunuyor. Bazı kişiler bu tartışmaya hemen daldı ve aşırı genellemelerle genel başkanını desteklemeye girişti. Şimdi önce birkaç noktayı açıklığa kavuşturalım:
BİR: Dünyada yardımcı doçentlik ifadesi aynen kullanılmıyor. Ama ABD, Kanada gibi ülkelerde üç basamaklı bir sistem var: doktoradan sonra "Assistant professor", sonra "associate professor", sonra professor". İngiltere'de aynı sözcükler kullanılmaz, fakat "lecturer", "senior lecturer" veya "reader", sonra "professor".Almanya 2001 reformundan sonra iki alternatif rota öngörmüştür. Bunlardan biri için "Junior Professor" kavramı kullanılmaktadır. Yani "yardımcı doçentlik bu isimle yoktur, ama başka adlarla kesinlikle vardır.
İKİ: Türkiye'deki yardımcı doçentlik de esas olarak Kuzey Amerika'dan esinlenerek alınmış ve adı yardımcı doçentlik olmuştur. Çok önemli nokta şudur: Yardımcı doçent bir öğretim üyesidir, yani zaten HOCADIR. Tam yetkiyle ders verir. Cumhurbaşkanı'nın bunu bilmemesi de mümkün gözükmüyor bana. Yardımcı doçentlikten önce, yani 1981'den önce doktorasını bitirenler asistanlığa devam ediyordu, dolayısıyla öğretim üyesi değildi. En az dört yıl bekledikten sonra doçentliğe başvurabiliyordu.Bence genç kadrolardan daha çok yararlanma açısından yardımcı doçentliğin getirilmesi doğru bir karardı.Yardımcı doçentlik kadrosu ile öğretim üyesi zaman içinde yükseldi. Bugün de 35 000 kadar yardımcı doçent var,profesör 22 000'den fazla, doçent de 15 000 kadar.
ÜÇ: Şimdi cumhurbaşkanı istiyor ki, doktoradan sonra hemen doçentliğe geçilsin. Bir kere bu hoca sayısını etkilemez, çünkü yardımcı doçent zaten hoca. Öte yandan üç basamak olması akademik üretim açısından daha teşvik edici ve Türkiye'nin akademik performansı açısından daha doğru.
DÖRT: Peki, bu konu neden böyle küt diye gündeme düştü. Birincisi, 5000'in üzerinde üniversite mensubu atılınca, önemli bir açık doğdu ve kadroları doldurmak ihtiyacı doğdu. İkinci olarak, siyasi iktidar için önemli bir kadrolaşma olanağı yarattı bu durum. Bu kadrolaşmayı da hızla yapmak isteniyor, kısa yoldan doçent olsun girenler ve üniversitelerde ağırlığımız artsın. Niyet budur.
Aslında yapılması gereken (Türkiye'nin akademik performansı açısından bakarak): FETÖ bağlantısı dışında, sadece özgürlükçü, demokrat duruşları dolayısıyla ve temel hukuk ilkelerine aykırı biçimde atılan tüm öğretim elemanlarının üniversiteye dönmesi sağlanmalıdır. Bugünkü iktidarın buna kolay yanaşmayacağının bilincindeyiz. Ancak siyasi amaçla üniversitelerde yeni kadrolaşmalar Türkiye'nin hiç de yararına değildir.
 

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 27.07.2017 01:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gizli aşk bu 2017-07-27 12:29:32

Çok taraflı yazılmış bir yazı.
1. Doçentlik sonrası akademik çalışmalarına devam eden ve literatürü takip eden kaç hoca vardır acaba?
2. Doçentlik jürileri nasıl oluşturulmaktadır? Jüriler en son ne zaman yayın yapmıştır? Jüriler karşısında kendinden daha iyi çalışma yapmış adayları görünce hangi kompleksle nasıl taraflı davranmaktadırlar?
3. Emeklilik yaşı gelmiş onlarca eser vermiş ve fakat doçentliğe müracaat edememiş akademisyenlerin bütün noksanlığı yabancı dil ise o halde doçent ve profesörlere de dil doçenti ve profesörü demek gerekmez mi?
4. Yardımcı doçentler gerekli kriterleri sağladıktan ve belli bir süreden sonra doçentliğe müracaat edebilmelidir. Doktorasını tamamlamış bir akademisyene artık sözlü sınav getirilmesi devletin kendi yetiştirdiği akademisyene güveninin olmadığını göstermektedir. Sözlü sınav kesinlikle ve hatta dil sınavı bile kaldırılmalıdır.

Avatar
"One minutes" ingilizcesi 2017-07-27 13:16:39

Bir üstekinin dil yarası olduğunu anladığımız açıklama.... otur yabancı dil öğren; kendi kendine onun bunun çevirisinden tırtıklayıp, sığ sularında debelenirken neyin bilimini yapacaksın, bi deyiver hele!

Avatar
Gerçeğin Adı 2017-07-28 00:41:37

Bakıyorum, sayın profesörler tutuşmuş. On yıllardır "ardımdan gelenler asla bana yaklaşmasın, asla benimle aynı konuma gelmesin" psikolojisiyle akademik ilerlemeyi bir tür zulüm mekanizmasına dönüştürenler hemen statükoyu korumak için -güya çok bilimsel gerekçelerle- bahaneler sıralamaya başlamış. Ne kavramlara büründürüyorlar statükoculuklarını, ne kavramlara!...

Avatar
abdullah 2017-08-01 15:42:44

sayın şenatalar'a sormak isterim. bundan öceki iktidarlara kadrolaşma neden helaldir, bu iktidara (AK Parti iktidarına) haram olsun,

Avatar
ali 2017-08-01 15:46:55

Ben bir Doçent adayı olarak 2015 ve daha önce olmuş tüm Doçent ve profesörlerin şartlarına haizim, fakat zorlaştırmalar o kadar hızlı yapılıyor ki onlara yetişmek neredeyse imkansız

Avatar
YDoç 2017-08-10 14:14:46

Doç olma kriterini değiştirin 5 sene tam zamanlı yardoçlar, merkezi dil sınavından (ÜDS, KPDS, YDS) yeterli puan alanlar, derhal doçent yapılsın.
Aksi takdirde doktoralı beyin göçü kaçınılmaz.

Avatar
ahmet 2017-08-01 15:51:22

Daha önceki yasaların açıklarından yararlanıp Doçent olanları tanır mısınız? Ben tanırım Türkiye'de Yardımcı Doçent olup Yurt dışında görev yapanlar idi. bunlar da kimdi? Bunlar da yurtdışında kalma imkanı olanlar ev imkanı olanlar, bunlar herkesi malumlarıdır. Arife tarif gerekmez.