banner87
Lemi Özgen
Lemi Özgen
Yazarın Makaleleri
Ağustos böceği ile karınca
Sonunda beklediğim gün geldi çattı adamım. Bayıltıcı çiçek kokularının burnuma dolmasından, etrafımdaki her şeyin, tüm o yıldızların, çiçeklerin, bende önce esaslı bir ağlama, birkaç dakika sonra da deli gibi gülme isteği yaratmasından,...
Kedilere güzelleme
Yıllar önce. Yalnız,  yorgun ve iyice umutsuz günlerimden biri daha. Hangisi olduğunu şimdi çoktan unuttuğum bir yılın ama unutmadığım bir nisan ayının ilk haftaları. Hüzünlü bir akşamdan sonra saatler hızla geçmiş ve vakit gecelere...
Bir saray kumpası…
Sadrazam, bir gölge gibi sessizce içeriye giriveren ve şimdi başı göğsüne eğilmiş, ellerini önünde kavuşturmuş olarak öylece ayakta dikilen 'Çavuşlar Emini” Cafer Ağa'ya şaşkınlıkla baktı. Yıllardır yanında olup, kendisine...
Haydarpaşa Garı için bir ağıt
Havada yoğun bir ayrılık kokusu vardı. Artık 'iki başlarına yürüyemeyeceklerini'' anlayan, iskandili güvenli yufka sulardan bıkıp, bundan böyle kuşkulu bir lunapark uğultusunda kolan vurmak isteyen, nereye giderse gitsin bu şehrin...
Gerçekten güzel abarttı
Yakası kürklü kaftanını ve altı dilimli 'alim” kavuğunu  çıkardı. Oturdu. Soluklandı ve sabahtan beri defalarca yazdığı rakamları yeniden inceledi. Tutmuyordu. Yedikule dışından Eyüp Kapısı'na kadar olan mesafeyi birçok...
Orada bir köy var uzakta
Toros Katarı, dumanlar ve ıslık sesleri çıkartarak istasyona girdi, yavaşladı ve durdu. Yolculardan biri tahta bavulunu aldı, trenden indi. Yürüdü. Karşıdaki mor gölgeli Hasan Dağı'na doğru döne kıvrıla uzanan tozlu patikayı ve tam...
“Gide Gide” gitti
Büyük taşlar, sararmış otlar ve cılız çalılarla kaplı tepeye çıktı ve aşağıdaki köyü gördü. Köy ama ne köy? Epi topu on, on beş kadar kerpiç evden oluşmuş bir 'köy”.  Ağaçsız, yeşilliksiz bir bozkırda besbelli bir...
Yağmurlar düşerken bekle beni
Çatışmaya kısa bir ara verildi, silahlar sustu ve ortalık sessizleşti. Aylardır umutsuzca Stalingrad'ı  savunan altmış ikinci ordunun yaralı, aç ve neredeyse donmuş Sovyet askerleri yere uzandılar. Biraz dinlendikten sonra çok eski...
Minerva’nın genç baykuşu
Roma'nın zeka, sanat, strateji, ilham, bilim, bilgi, bilgelik ve barış tanrıçası olan Minerva, o gün çok sıkıntılıydı. Ölümlülerin zaman kavramıyla 'yüzlerce yıl”, ilah ve ilahelerin zaman kavramıyla ise 'son birkaç gündür”...
“Şiirimiz mor külhanidir abiler”
Aynada boyunbağını sıkılarken, göz ucuyla pencereden dışarıya baktı. Devlet kayıtlarında adı 'lojman” olarak geçen bu tek katlı, iki odalı minicik evin bakımsız bahçesine ilişti gözü. Kaymakamlıktaki görevlinin geçen bahar...
Burgaz’da var bir Sait Faik
Güneş Marmara'ya doğru devrilmeye başlamış. Ufuk çizgisini bürüyen pusların arasından uzaklardaki Samanlı Dağları'nın yumuşak eğimli silueti beliriyor. Biraz önümde son yangından arta kalmış boynu bükük çamlar. Yol kenarında...
Unutamadığımız o ilk karnemiz
Dün, Beyoğlu'nda avarece dolaşırken, ara sokaklardan birindeki küçük bir hanın kapısına asılmış 'Efemera Sergisi” ilanı dikkatimi çekti. Girdim. Sararmış fotoğrafların, kenarları zımbalanmış soluk yeşil TCDD biletlerinin,...
Farelerden korkmayalım
Üzerinde siyah bir at ile kıvrımlı geyik boynuzları resmedilmiş bir pul bulunan zarfı heyecanla açtı. Kısacık mektupta, 'Yeterli şartları taşımadığınızdan ötürü, üniversitemize öğrenci olarak kaydolmak isteğinizin reddedildiğini...
Umutsuz olmaz
Robert Stroud, demir parmaklıklı ve bilemedin iki karış en ve boyundaki pencerenin önüne konmuş o serçeyi gördüğünde neredeyse yirmi yıldır hapisteydi. Müebbet hapse mahkum edilmiş ve Alcatraz hapishanesine getirilmişti. Alcatraz acımasız...
Hep bu yüzden dudaklarım çatlaktır, öp biraz
'Etrafımda olup biten başka hiçbir şeyle ilgilenmiyorum. Sadece sana bakıyorum. Oysa yanı başımdan kamyonlar geçiyor ve durmadan kavun taşıyor. Taksiler kurşun gibi gelip geçiyor, troleybüsler salınıyor. Boğazda, su kesimleri maviye...
Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş
Yatsı namazını kıldıktan sonra Sedefçiler Camiinden çıktılar. Çatır çatır ayazlı bir gecede Çemberlitaş'ı geçtiler ve Hoca Rüstem sokağına girip, konağa ulaştılar. Girişteki sofaya kurulmuş olan büyük çini sobanın etrafına...
“Sarı”
Hacı İshak Sokağı'nın, Karaköy'e inen Zembilciler Caddesi ile bitiştiği küçük meydandaki artık cemaati kalmamış eski kilisenin taş basamaklarından birine kıvrılmış, öylece hareketsiz yatıyordu. Köpeği yani daha sonra ona...
Tütünsüz, uykusuz kaldım, Terk etmedi sevdan beni…
Gece karanlık. Yıldızsız ve aysız bir gök. Büyücek bir fenerin ölgün ışığının üstünkörü aydınlattığı karanlık bir tepenin önüne sıralanmış insanlar. Kimi gözünü, kimi kulağını kapatmış, bir tanesi de son bir umutla bir...
Mutlu aşk var mıdır?
Eğildi. O gözlere bakmaya zorladı kendini. Korkuyordu. O gözlere baktığında neler göreceğini çok iyi bildiği için korkuyordu. O gözlere baktığında kanlı ihtilaller görecekti. Dinamitle havaya uçurulan köprüler, makineli tüfekler, yaralanmış...
“Saçları Saman Sarısı, Kirpikleri Mavi”
Adam, kadın onu öpüp uçağa bindikten sonra hava alanında bir süre daha bekleyip, kalkmaya hazırlanan Sovyet Hava Yolları'na ait gümüş renkli küçük uçağa baktı. Uçak hareket etti. Pistte yürüdü. Hızını artırdı, titredi ve sonra...
Masa da masaymış ha
Akşam saatlerinde her zaman olduğu gibi Küçük Bedesten tarafından gelen gürültüler artınca, adam buzlu camlı ahşap kapıyı kapattı. Masaya anahtarları koydu. Bakır vazoya çiçekleri koydu. Adam masaya ışık da koyacaktı ama koyamadı çünkü...
27 Mayıs ve “Han Duvarları”
Mahkeme Başkanı cüppesinin eteklerini savurarak yüksek kürsüye ulaşan basamakları bir nefeste çıktı ve koltuğuna oturdu. 'Mahkeme Heyeti'nin diğer azaları” da yerlerini aldı. 'İddia ve Müdafaa” makamları sandalyelerine...
Yaş otuz beş, yolun yarısı eder
Tören bitti. Müdür Bey'in 'iyi tatiller” demesiyle birlikte o da diğerleri gibi kapıya koştu. Süslü demir kapıdan çıkıp, caddedeki cumartesi kalabalığına karıştı. Sınıf arkadaşlarının görmemesi için birkaç sokak değiştirdi....
İstanbul’un orta yeri sinema
İstanbul'a hüzünlü bir akşam iniyor. Çok aşağılarda, yorgun ve varacakları limanlar belirsiz şilepler, öylece Karaköy'e sığınmış duruyor. Kımıltısızlar. Birazdan aktör Sadri Alışık Karaköy meydanını sarhoş adımlarla...