Çiftçilerin eline geçen fiyat çok yetersizken, tüketiciler de aşırı yüksek fiyatlardan şikâyet ediyorsa açıktır ki, arada birileri keselerini dolduruyor. Çare, çiftçilerin olabildiğince kooperatifleri aracılığı ile ürünlerini doğrudan tüketicilere ulaştırmasıdır. Şu an belediyelerin yaptığı uygulamanın geçici olacağı açıklanıyor. “Hâl kanunu değişecek ve sorun çözülecek” deniyor. Ancak yasa taslağında hâllerin yönetiminin şirketlere, ürünlerin ticaretinin ise şimdi olduğu gibi komisyonculara değil tüccarlara bırakılacağı belirtilmektedir. Kısacası sebze ve meyve ticaretinde şirketler ve tüccarlar hâkim olacaktır. Üretim bölgelerindeki hâller de kaldırılıyor. Buralarda kurulacak sebze meyve toplama merkezlerini şirketler kuracaktır. Yani aracılar hatta sayıları azalarak, güçlenerek çiftçi ve tüketici arasında durmaktadır. O halde sebze ve meyvelerin ucuzlaması değil daha da pahalanması beklenmelidir.

Çözüm, aracıların kaldırılması olduğuna göre yapılması gereken bu yönde çaba göstermektir. Hâller gene belediyeler tarafından yönetilmelidir. Hâllerdeki ticareti, kooperatifler yapmalıdır. Yerler için hava parası kaldırılmalıdır. Her ilde yeterli sayıda köylü pazarı açılmalıdır. Bunların zaman içinde ekolojik ürün üreten çiftçilerce oluşması sağlanmalıdır. Bazı köylü pazarlarının bütün gün yerine, saat 14.00’e kadar çalışması, bazılarının her gün kurulması düşünülebilir. Tarım ürünleri belediyelere de yetki verilerek sıkı kontrol edilmelidir. Tarım ilacında belirlenen limitleri aşanlara cezalar işletilmelidir. Köylü pazarlarında hava parası veya harç olmamalıdır. Çiftçilerin ürünlerinin köylü pazarına ulaştırılmasında köylülere yardımcı olunmalıdır. Ekolojik ürünleri pazarlayan tüketim kooperatiflerine ve topluluk destekli tarım topluluklarına destek olunmalıdır.

Ürünlerin büyük bir çoğunluğu aracısız tüketiciye ulaştığında hem üreticilerin eline daha iyi bir fiyat geçtiği hem de tüketicilerin daha az ödediği görülecektir. Her iki kesim de kazanacaktır. Belediyeler, birkaç göstermelik satış yeri ile uğraşacağına, yaygın olarak ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaşması için çaba göstermelidir. Kamu kuruluşları yemekhaneleri, doğrudan kooperatiflerden ürün almalıdır.

Bütün kentlerde ekolojik kent tarımı desteklenmelidir. Kent tarımı yapacaklara yer sağlamak, ulaştırmayı kolaylaştırmak, tarım bilgileri ve tohum, fide gibi girdileri sağlamak konusunda belediyeler çaba göstermelidir. Kent tarımı ile kentin sebze, meyve ihtiyacının önemli bir kısmını sağlamak mümkündür. Özellikle yoksullar, işsizler, gençler ve kadınların kent bahçeciliği yapmaları sağlanmalıdır. Bu kesimlerin parselleri bir bedel olmadan kullanmaları sağlanmalıdır.

Seçimlerden sonra yenilenecek 'hâl kanunu' ile karşılaşacağımız durum bugünden de kötü olacaktır. Süpermarketlerin ve şirketlerin hegemonyası artacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.