Üniversiteler yeni döneme pek çok sorunla başlıyor. Siyasetin aktif gölgesinin bilimin üzerine düşmesi bu sorunların ilkini oluşturur.  Araştırmadan kadro açıklarına, donanımdan özgür üretime kadar pek çok madde bu sorunlar arasına eklenebilir.

Coşkun San üniversitede bir öğretim üyesi iken 1980 darbesi ile meydana gelen yeni oluşuma itiraz etmiş ve üniversiteden ayrılmış, sonrasında da kendi deyimiyle “başına gelmedik kalmayan” bilim adamlarından biri.  Hacettepe Üniversitesi, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde başlayan akademik yaşamı bir süre zorunlu ayrılıktan sonra Berlin Hür Üniversitesi’nde devam etmiş, sonrasında hukuki bir mücadele ile Gazi Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi’nde görev yapıp yine kendi belirlemesiyle sonuncusundan emekli olabilmiştir.

Coşkun San, hukuk eğitimi almış ancak akademik çalışmalarını siyaset sosyolojine odaklanmış ve bu doğrultuda çalışmalar üretmiş, dersler vermiş, öğrenciler yetiştirmiş, makaleler yazmış ve bildiriler sunmuş bir siyaset sosyoloğudur.   En verimli sayılabilecek döneminde üniversiteden ayrı kalan Coşkun San, Frankfurt Üniversitesi’nde Horkheimer ve Adorno’nun öğrencisi olmuştur.

Pegem Akademi yayınları arasında çıkan “Siyasetin Gölgesinde Bilim” kitabı San’ın akademik yaşamı boyunca kaleme aldığı makale ve bildirilerden seçmeleri içeriyor. Kitapta özellikle yöntembilim ve sosyoloji, insan hakları ve siyasal bilim yazılarına yer veren San, bu çalışmalarının büyük kısmını günlük siyaset ile ilişkilendirmiş ve siyaset sosyolojisi zemininde günümüze de ışık tutan, güncelliğini koruyan ve pek çok tümcesi ile geçerliliğini koruyan yazılar yazmıştır.

                Aynı zamanda kitabın da adını taşıyan “Siyasetin Gölgesinde Bilim” başlıklı giriş yazısında hem kendi akademik özgeçmişini sunmakta hem de siyaset sosyolojisinin siyasetin gölgesindeki gelişiminin bir tür yakın tarihini özetlemektedir. 2007 yılında yazılan bu çalışmasının ilk bölümünde “Türk Toplumunun En Yaşamsal Sorunu Nedir?” sorusuna verdiği yanıt günümüzde de geçerliliğini korumaktadır:

“…Kuşkusuz bu soruya herkes farklı yanıt verebilir… Ülkemizin en yaşamsal sorunu 200 yıldan uzun bir süredir uygulanmaya çalışılan modernleşme yani toplumu çağdaş bir yapıya kavuşturma çabasının bir türlü istenen ve beklenen sonuca ulaşamamış olmasıdır.  Bu durumun görünürdeki nedeni, örnek alınan sosyo-kültürel modellerin öykünme aşamasından kendi kültürüne uyarlama ve böylece yeni bir bireşime erişme aşamasına bir türlü geçememesidir. Söz konusu başarısızlığın asıl nedeni ise bilim ve sanat özgürlüğünün belli aralarla ve sürekli bir biçimde engellenmesi hatta ortadan kaldırılmasıdır. Kuşkusuz bilgi üretimine yeterli desteğin verilmemesi de bu süreçte olumsuz bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır.”

Kitapta bu tümcelere yakın pek çok belirleme, gözlem ve çözüm önerilerine yer verilmiştir. Çalışmalar çok rahat okunan akıcı bir dille yazılmıştır. Kitapta yer alan Aldatmak, Aldanmak Bağlamında 3 Kasım 2002 Seçimleri, Bir Toplumsal Süreç Olarak Laiklik, Gençlik ve Demokrasi Eğitimi, Çağcıl ve İnsancıl Bireyler Yetiştirmede Yaratıcı Drama’nın Önemi, Demokratik Siyasal Kültür ve İnsan Hakları,  Düşman İmgeleri ve Hoşgörü, Yabancılaştırma-Yabancılaşma, Kültürler Arasılık ve Çok Kültürlülük Süreçlerine Kısa Bir Tarihsel Bakış başlıklı yazılar öne çıkan ve her daim okunabilecek bir içeriğe sahiptir.

Siyasetin Gölgesinde Bilim kitabı gölgede kalmaması ve özellikle siyaset bilimcilerin çoktan dikkatini çekmesi gereken bir yayındır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.