Trump’ın Suudi Arabistan ziyareti sırasında Suud Kralı ile elini kürenin üzerine koyup verdiği pozun gerekçesi Katar kriziyle belli oldu.

Bir süredir özellikle petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte zor durumda kalan Arap ekonomileri, çıkış yolu ararken Trump’a sarılmış görünüyorlar.

Katar’ın terör örgütlerine verdiği destek zaten bilinen bir gerçek ki bu desteği dönem dönem başka Arap ülkeleri ve bölge ülkeleri de verdi, vermeye devam edenler hala var.

Neden birden bire Suudi Arabistan’ın etrafında kilitlenen 5 ülke Katar’ı dışlayarak örgütlere verdiği desteği kesmesini istedi?

Tabii dışlanan ülkelerden biri de İran...

Oysa şu an bölgede terör örgütlerinin en yoğun faaliyet gösterdiği Irak ve Suriye’de sadece Rusya ve İran bu savaşa destek verirken...

Uzun zamandır ne Suudi Arabistan ne BAE ne de Bahreyn’in İslami terör örgütleriyle ilgili ne bir açıklaması ne de bir mücadele örneğine tanık oldunuz mu?

Suriye’de Esad’ı bu örgütlerle baş başa bırakan Arap ülkeleri değil mi?

Obama’nın daha ‘sorumlu’ dış politikasının bir gereği olarak ABD, bir süredir Orta Doğu’daki ‘ağabeylik’ görevinden uzaklaşmıştı.

Bu uzaklaşmanın önemli gerekçelerinden biri de ABD’nin kaya gazı kaynaklarını keşfetmesinin ardından petrolle olan bağını azaltmasıydı.

Soğuk Savaş döneminden beri süren Rusya ile gerilim, yerini diyaloğa bırakmış, İran ambargosunun kaldırılması için önemli mesafeler alınmıştı.

Hatta Obama ‘kapı komşusu’ Küba ile bile buzları eritmişti.

Başkanlığa aday olduğu günden bu yana ‘kendisi gibi olmayanları’ sevmediğini açık bir dille ifade eden Cumhuriyetçi Trump, şimdi bugüne kadar Obama’nın attığı adımları silmenin peşinde.

Hatta hiç çekinmeden yapmaya başladı bile...

İran’a gönderdiği başsağlığı mesajındaki iğneleyici cümleler, pervasızlığa devam edeceğini gösteriyor.

Kendi ülkesinde attığı her imza, söylediği her söz kıyasıya eleştiriliyor.

Gazetecilerden belediye başkanlarına, kongreden savcılara kadar tüm kesimler Trump’ın hedef tahtasında, haliyle Trump da onların...

Paris İklim Anlaşması’ndan imzasını çekmesi, tüm sosyal hakları tırpanlama çalışmaları, yargı ve bürokrasi üzerinde kurmaya çalıştığı baskı, göçmenleri rencide eden açıklamaları, Avrupa’yı ‘bile’ küçük gören tavırları...

Şu günlerde FBI eski başkanı ile başı dertte.

FBI Başkanı hafta içinde verdiği ifadede Trump’ı çok sert ve ciddi konularla itham etti.

Trump Twitter’dan yalancılıkla suçladı başkanı ancak ABD’lilerin gündemi bu iddialar ve Türkiye’deki gibi “Evet yaptım evet istedim” diyerek geçiştirilemeyecek...

Kısaca Trump içeride iyice sıkışmış vaziyette, başkanlık seçimlerinde yüzde 50’nin çok az üzerinde oy alan (Clinton’dan 200 bin fazla oy almıştı) Trump, aldığı sıra dışı kararlarla meşruluğunu iyice sorgulatır hale geldi.

İçerideki bu tıkanıklığı aşmak, kendisine oy veren milliyetçi kesimi memnun etmek için ansızın Suriye’ye hava uçuşu düzenliyor, Katar’ı ablukaya aldırtıyor.

ABD içinde bunaldıkça bu salvolarını artırması sürpriz olmaz, sırada Rusya da olabilir, Latin Amerika da...

ABD’liler yeni bir dünya savaşı çıkarmadan başkanlık süresinin dolmasını bekliyor, dünyanın geri kalanı gibi...

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ibahim sayi 2017-06-11 02:58:09

Borç almaya ihtiyacın varmı ibahimsayi@gmail.com