'50. Yılında 1968 ve Düşüncesi'

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi '50. Yılında 1968 ve Düşüncesi' konulu 2 günlük bir sempozyum düzenliyor. Sempozyumda 50 yılında 1968 düşüncesi; kültürel, düşünsel, toplumsal değişimler, sanat ve sanat tarihi açısından masaya yatırılacak.

'50. Yılında 1968 ve Düşüncesi'

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi '50. Yılında 1968 ve Düşüncesi' konulu 2 günlük bir sempozyum düzenliyor. Sempozyumda 50 yılında 1968 düşüncesi; kültürel, düşünsel, toplumsal değişimler, sanat ve sanat tarihi açısından masaya yatırılacak.

14 Mayıs 2018 Pazartesi 14:24
'50. Yılında 1968 ve Düşüncesi'

Fransa'nın başkenti Paris’te başlayıp “Gerçekçi olun imkansızı isteyin” sloganıyla dünyayı sarsan 1968 olaylarının üzerinden 50 yıl geçti. Bu kapsamda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi '50. Yılında 1968 ve Düşüncesi' konulu 2 günlük bir sempozyum düzenleyecek.

Sempozyum, 15 Mayıs Salı günü (yarın) saat 11:00'da Mimar Sinan Üniversitesi'nin Şişli Bomonti Kampüsü'ndeki Fen Edbiyat Fakültesi'nin konferans salonunda başlayacak. Sempozyum'un açılışını Prof. Dr. Zafer Toprak gerçekleştirecek. Toprak, "68: Küreselleşme ve Çağdaş Karşı-Kültürün Doğuşu" konulu konferans verecek. Saat 12:15'te Pen Yazarlar Derneği Başkanı Zeynep Oral; "Gençtik, Güzeldik, Dünyayı Değiştirecektik" üzerine konuşacak.

Öğleden sonra ise sempozyum; "Dünya Değişirken Toplumsal-Düşünsel oluşumlar" başlığı ile devam edecek. Öğleden sonra ilk olarak "Eğitim Sisteminde Reform Taleplerinin Analizi" başlığı ile Doç. Dr. Demet Lüküslü bir sunum gerçekleştirecek. Doç. Dr. Kurtul Gülenç ve Dr. Öğr. Üyesi Güçlü Ateşoğlu; "Özgürlük Üzerine Bir Hareket ve Düşünsel Kaynakları" başlığı ile konferans verecekler.

Saat 14:15'ten sonra ise 1968 kuşağının sanata etkisi üzerine etkinlikler yer alacak. Gülsün Karamustafa ve Prof. Sadık Karamustafa; "Akademi, 1968 ve Sonrası" üzerine konuşacaklar. Daha sonra, Dr. Öğr. Ü. Osman Erden; "AWC: Sanat Emekçileri Koalisyonu" başlığı ile bir sunum gerçekleştirecek.

Prof. Zeliha Berksoy, Jak Şalom ve Atilla Dorsay 15:30'dan itibaren 1968 olaylarının sinemaya yansımaları üzerine konuşacak, daha sonra da "Vesikalı Yarim" film gösterimi gerçekştirilecek. Film üzerine ünlü sinema oyuncusu Türkan Şoray ile söyleşi yapılacak.

SEMPOZYUMDA 2'NCİ GÜN

Sempozyumun 2'nci gününün (16 Mayıs Çarşamba) açılışını TÜSES eski Başkanı, Bilgi Ünivesitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burhan Şenatalar yapacak. Şenatalar; '1960’lar Türkiye’sinin Ekonomik ve Sosyal Görünümü'nü anlatacak. Şenatalar, Türkiye'de böyle bir sempozyumun bir üniversite tarafından gerçekleştirilmesini çok değerli bulduğunu, vakti olan herkesin katılmasının yararlı olacağını söyledi.

Sempozyumda bu konferanstan sonra sanat ve kültür ağırlıklı konular ve konuklar yer alacak.

Prof. Dr. Kemal İskender; Sanatta 68 Kuşağı', Prof. Dr. Burcu Pelvanoğlu da  Türkiye Sanat Tarihi Yazımında ve Sanat Ortamında 1968'in İzdüşümü' konulu konferanslar verecekler.

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı Kurucusu ve Onursal Başkanı Faruk Pekin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları Genel Yönetmeni Fahri Aral ve Tarih Dergisi Danışman Editör ve Yazarı Masis Kürkçügül sözlü tarih üzerine konuşmalar gerçekleştirecekler.

Doç. Dr. İlke Boran, Taner Öngür ve Derya Bengi; "Müzik: Yeni sesler – Melodiler- Türler" üzerine konuşacaklar. Saat 16:15'te de Prof. Dr. Ali Akay ve Dr. Öğr. Ü. Zeki Coşkun 2 günlük sempozyumun genel değerlendirmesini yapacak. Sempozyum müzik dinletisi ile kapanşını gerçekleştirecek.

1968'DE NE OLMUŞTU?
 
1968'de, Paris'in batı banliyölerinden biri olan Nanterre'de, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra uluslararası tarihin önemli olaylarından bir tanesi; basının ve Fransız politikacıların genellikle '68 olayları' diye tabir ettiği olaylar başladı. O gün olanlar, kendi başına sıra dışı değildi. Paris'te bulunan Amerikan Ekspres şubelerine karşı bir saldırıya karıştığı söylenen aşırı sol bir öğrencinin tutuklanmasına karşı bir protesto düzenlenmişti. Onun 300 yoldaşı bir amfide toplantı düzenlediler ve 142'si akşam Üniversite Konsey odasını işgal etmeye karar verdiler. Bu Nanterre öğrencilerinin huzursuzluklarını ilk gösterişleri değildi. Tam bir sene önce zaten öğrenciler ile polis arasında üniversitede yurtlarında kızların yapabildiği ama erkeklere yasak olan serbest dolaşım meselesi üzerinde çatışmalar çıkmıştı. 16 Mart 1967'de, yurtlarda kalan 500 kişinin oluşturduğu bir ARCUN adlı bir gurup pek çok şeyin yanında 21 yaşından büyük öğrencilere bile reşit değil muamelesi yapan üniversite kurallarının yürürlükten kaldırılması çağrısı yapmıştı. Sonrasında, 21 Mart'ta, hükümetin talebi üzerine polis kızlar yurdunu orada bulunmuş olan ve binanın tepesinde barikat kurmuş olan 150 erkek öğrenciyi tutuklamak amacıyla kuşatmıştı. Fakat ertesi sabah polis kendisini birkaç bin öğrenci tarafından çembere alınmış bulacaktı ve en sonunda öğrenci barikatlarına dokunmadan kaçma emrini alacaktı. Fakat bu olaylar, ve de öğrencilerinin öfkelerinin başka yansımaları, özellikle üniversite reformuna dair 1967 sonbaharında gündeme gelen ‘Fouchet Planı'na karşı tepkiler, kısa ömürlüydü. 1968'te başlayan olaylar birkaç hafta sonra savaştan beri en büyük öğrenci hareketine, ve daha önemlisi neredeyse bir ay boyunca 9 milyon işçinin katılımıyla uluslararası işçi hareketinin tarihindeki en büyük greve yol açacaktı.

ATILAN SLOGANLAR

1968 Parisi'ndeki eylemlerin en önemli sloganı “Gerçekçi olun, imkansızı isteyin”di. Bunun yanında “Kahrolsun tüketici toplum, meta toplumu”, “Koş yoldaş, eski dünya arkanda”, “Kaldırım taşlarının altında kumsal var”, ”Devrimci düşünce yoktur, devrimci eylem vardır”, “Patron sana muhtaç, sen ona değil”, “Özgürlük bütün suçları bastırıcı bir suçtur”, “Ne kadar çok sevişirsem o kadar çok devrim istiyorum. Ne kadar devrim yaparsam o kadar sevişmek istiyorum” gibi tüketim toplumu, kapitalizm yergisi, özgürlük ve cinsel özgürlük içeren sloganlar atılmıştı.

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal 2018-05-14 14:42:33

zaten dunya boyle gitmez yani dunyayi yoneten siyasiler sucludur butun silahlarin yok olmasi lazim silahlara harcanan paralar eger insanlik icin harcanmis olsa dunya ceent olurdu dunyayi bu halle getiren butun siyasetcilerin Allah belasini versin varsa yoksa kendileri hicbiri halkini dusunmuyor gelecegi dusunmuyor

Misafir Avatar
aynen devam 2018-05-14 20:48:04 @cemal

1968 yani 68 kuşağı diyorlarya işte bunlar. 68 kuşağı yanı sol yani kominizim yanı sağ sol yani kardeşi kardeşe vurdurmak yani Türk insanını bölmek parçalamak ülkeyi namerde düşmana muhtaç etmek. bu gün aynı oyun devam ediyor. AKP MHP ile bunlara dur dedik DEVAM EDECEĞİZ.

Beğenmedim! (0)
Avatar
aydın 2018-05-14 15:35:53

1968 kuşagı gençler tezgahla ilagaliteye çekiliy yo edildiler,simdik gençlere örnk olarak anlatılmalı sakın oyunlara gelip ilagaliteye çekilmeyin tezgahtır