Üst akılsızlık Ortadoğu’da petrolün dibinde olup dünyanın en pahalı benzinini kullanan ülkede, dünyanın en çok prim veren milli takımının en çok para kazanan hocasının görevine “lütfen” son verilebildi. Gidip mekân basmasa daha da görevde kalacağı açıktı.

Sistemsiz ve kadro istikrarsız milli takımın hocasına, Fatih Terim’e savaş açanlardan biri de eski talebesi Rüştü Reçber. Fatih Hoca’yı özerk federasyona şikâyet etmekle kalmadı, bakan ve daha tepeleri uyardı, göreve çağırdı. Spor yazarı Uğur Meleke de haklı olarak Rüştü’ye sordu:

“TFF, özerk bir kurum değil mi? Milli takım hocasını belirleme yetkisi, TFF Yönetim Kurulu’na ait değil mi? Memlekette her meseleyle ilgili kararı siyaset verirse, bu kurumların varlık sebebi ne ki öyleyse? Reçber daha önce TFF başkanlığına aday olacağını beyan etmedi mi? Eğer bu kurumları böyle fonksiyonlaştırırsanız, neye talip oluyorsunuz ki siz? Talimatla iş yapmaya mı?”

Kurumların başına gelmek de orayı yönetirken çoğu zaman talimat almak da bu ülkede olağan. Uğur Meleke de Rüştü de ben de siz de neden bahsettiğimizi biliyoruz ama konuşamıyoruz, yazamıyoruz.

***

Ülkenin en cesur insanı Ahmet ŞIK savunmasında “siyasal görüşüm, dünyadaki tüm devletlerin terör örgütü olduğudur” demiş. Aslında dile getirdiği görüş yeni değil. Anarşizm olarak bilinen politik felsefe türüdür. Ne istiyor bu anarşikler? “Yenifelsefe.com/anarsizm” adlı bir siteden aktarıyorum, hepimize bilgi olsun deyu: Anarşizm, bireyin toptan özgürlüğünü, devlet kurumunun yokluğunda da insanların bir toplum düzeni, üstelik daha adaletli ve özgürlükçü bir toplum düzeni kurabileceğini savunan bir ideolojidir.

Anarşizm, devleti, özgürlükleri kısıtlayan, insanlar için gereksiz masraflar çıkaran, tüm bunlar yetmezmiş gibi yalnızca belli insanların ya da ekonomik sınıfların çıkarlarını koruyup kollayan, diğer insanları da hem sömüren hem de özgürlüklerini zor kullanıcı araçlarıyla kısıtlayan, özü itibarıyla kötü bir kurum olarak yorumlayan bir ideolojidir. Bu ideolojinin klasik temsilcilerinden Pyotr Alexeyeviç Kropotkin (1842-1921), Çağdaş Bilim ve Anarşi’de toplum anlayışını sözünü ettiğimiz ilkelerden yola çıkarak şöyle açıklar:

"...Biz toplumu, geçmiş barbarlık ve zulüm düzenlerinin bize mirası olan yasalarla ya da ister seçilerek ister zorla başa geçmiş egemenlerle yönetilen bir yapı olarak değil, tıpkı âdetler, gelenek görenekler gibi özgürce oluşmuş karşılıklı anlaşma, rıza ilişkilerine dayalı canlı bir organizma olarak görüyoruz..."

Anarşizm, devletsiz bir toplum düzeninin var olabileceğini savunan, devleti özü bakımından kötü olarak niteleyen bir ideolojidir. Anarşizmin belli başlı savunucuları olarak Kropotkin, Bakunin, Proudhon, Godwin, Goldman ve Stirner sayılabilir. Bu toplum anlayışında devletin dışlandığı fakat toplumsal düzen düşüncesine yer verildiğini görüyoruz. Zaten Kropotkin’e göre anarşi de (anarşizmi kastediyor) başkalarını kendi istencine bağlayan hiçbir saltanatı, despotu, kulluk ilişkisini kabul etmediği gibi, sürekli olumluya doğru bir değişimi, daha doğrusu ilerlemeyi kabul eder.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.