Cerattepe’deki katliamdan hayvanlar da etkilendi

Cerattepe’deki katliamdan hayvanlar da etkilendi

2016 yılından bu yana tartışılan Artvin Cerattepe’deki madencilik faaliyeti sürüyor. Köylüler, kirlenen suyu içen hayvanların öldüğünü söylüyor.

Gazeteci Çiğdem Toker, tartışmaların ve doğaya zarar veren maden madencilik faaliyetlerinin tam olarak durdurulmadığı Artin Cerattepe’deki son durumu köşesine taşıdı. Bölgede yaşayan köylüler, madencilik faaliyeti nedeniyle suların bulandığını ve suyu içen hayvanlarının öldüğünü söyledi. Toker Sözcü’deki köşesinde şunları yazdı:

“Hafta sonu Artvin'deydim. Benzersiz doğaya sahip Cerattepe'de madenciliğe karşı 25 yıl önce kurulmuş Yeşil Artvin Derneği'nce düzenlenen “Yağmalanan Artvin” konulu panele katıldık. (Öncesinde, mücadelenin başından bu yana içindeki isimlerden KTÜ Orman Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu'yu dinlemek öğreticiydi.)

Biyoloji alanında dünyaca tanınırlık ve saygınlığa sahip bilim insanı Prof. Ali Demirsoy ile yer aldığımız panel; -Cengiz'in sahibi olduğu- Eti Bakır'ın iktidarın gücünü arkasına alarak yaptığı madenciliğin, kente ve yaşam alanlarına olumsuz etkilerine tanıklık etme ve halkı dinlememize vesile oldu. Prof. Demirsoy'a -adının prestijinden yararlanmak isteyen eski şirketler anlamına gelecek bir rapora imza atması karşılığında teklif edilen büyük paraları reddettiği Artvin'de bilinen bir sır.”

***

“Şubat 2016'daki direnişin devletin güvenlik gücüyle dağıtılmasının ardından Eti Bakır, Cerattepe'de madencilik faaliyetini görünüşte hukuka uygun bir biçimde sürdürüyor. Ama nasıl? “Görünüş”ün ardında eğilip bükülen, doğru ve vicdana uygun olanı buruşturulup atılan, güç sahibinin arzusuna göre biçimlendirilip şirket çıkarlarına uygun hale getirildikten sonra “uygun” kabul edilen bir hukuk bu.

Cerattepe'de çıkarılan cevher, kurulan teleferikle taşınıp kamyonlarla Murgul'a götürülüp oradan da Samsun'daki izabe tesisinde bakır haline getiriliyor. Balşangıçta bütün bu faaliyetin çevreye zarar vermeyeceği söylenmesine karşın, köylüler kirlenen suyu içen hayvanlarının öldüğünü, suların bulandığını söylüyor. Diğer yandan şirketin altın aranmayacağı açıklamasına karşın inandırıcı bulunmuyor.”

Yeşil Artvin Derneği, 730 kişiyle başvurulan Anayasa Mahkemesi'nden çıkacak kararı bekliyor. Bekleyiş sürerken mücadelenin bitmediği sıklıkla vurgulanıyor. Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, panelin ardından salona yaptığı kısa konuşmada “Bu direncin kırıldığını zannedenler yanılıyor” dedi. Direnci kırmak istiyor Cengiz Holding'in iktidar nezdindeki gücü, herkesin malumu. Ülke toprakları üzerindeki projelerin çeşitliği, yaygınlığı ve milyar dolarlarla ifade edilen mali portresine bakıldığında, “yandaş”, grubu nitelemek için yeterli gelmeyen bir sözcük. Artvinliler, şehirlerinde ve topraklarında devlet gücünün Cengiz'e “amade olduğunu” dile getiriyor. Şirketin de şehir içindeki bazı pozisyon sahipleriyle girdiği ticari ve parasal ilişkilerle kent halkının direncini kırma çabası içinde olduğunu, ekonomik koşullar nedeniyle “madene iş yapan” kişi ve gruplar olsa da bu durumun mücadelelerini kırmayacağını vurguluyorlar.