AB'nin gözü bu referandumdaydı

AB'nin gözü bu referandumdaydı

Macaristan'da bin 294 mültecinin ülkeye kabul edilmesiyle ilgili referandum yapıldı. Başbakan Orban, referandumla AB'nin mülteci kotasını bloke etmeyi hedefliyordu ancak yetersiz katılım nedeniyle referandum geçersiz kaldı. Bu sonuçla AB rahat nefes alırken Orban köşeye sıkıştı.

AB'nin mülteci kotasını bloke etmeyi hedefleyen, Avrupa Birliği ve Macaristan'da sert tartışmalara neden olan "sığınmacı" referandumu dün yapıldı. 

Macaristan'da kayıtlı 8.3 milyon seçmenin sadece yüzde 39.9'u sandık başına gittiği için referandum sonucu geçersiz sayıldı. Referanduma kayıtlı seçmenin en az yüzde 50'sinin katılması gerekiyordu.

Macaristan'da Başbakan Victor Orban, AB mülteci kota kararı uyarınca payına düşen bin 294 sığınmacıyı ülkeye kabul etmemek için referanduma gitmişti. 

Referandumun sonucunu değerlendiren Macaristan Başbakanı Victor Orban, ''Halk oylamasının sonucu olağanüstü. Çünkü Avrupa Birliği üyeliği referandumundaki sonucu aştık. AB üyeliği referandumuna 3 milyon 56 bin 'Evet', bugün ise 3 milyon 204 bin kişi 'Hayır' dedi'' şeklinde konuştu.

Son AB seçimlerine oranla seçime katılımda yüzde 15'lik bir artışın söz konusu olduğunu savunan Orban, "Brüksel'de de silahımız yeterince güçlü olacak" ifadelerini kullandı.

Referandum sonucunun önemli olduğunu ve anayasada düzenleme yapılması gerektiğini savunan Başbakan Orban, "Bugün insanların beyan ettikleri düşüncelerini açıklamamız ve anayasamıza da kaydetmemiz gerekli" dedi.

Macaristan Ulusal Seçim Kurulu referanduma katılım oranının yüzde 39.9'da kaldığını ve kayıtlı seçmen sayısının yüzde 50'sinden az olduğu için referandumun geçersiz sayıldığını açıklamıştı.

AB'DEN İLK TEPKİ 

Macaristan'daki sığınmacı referandumuyla ilgili ilk tepki Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn'dan geldi. 

Asselborn, “Bu Sayın Orban için kötü ancak Macaristan ve AB için pek kötü olmayan bir gün” yorumunu yaptı. Asselborn Macar halkının oylama sonucuyla, hükümetinden daha Avrupalı bir çizgide olduğunu ortaya koyduğunu da söyledi.