Lüks konuta vergi alınacak ama vergiyi kimse almıyor

Yasa yürürlükte, beyan müddeti işliyor. Bu ayın sonuna kadar verginin ilk taksitinin ödenmesi gerekiyor. Ancak vergi daireleri işlem yapmıyor, hane sahipleri ise şaşkın…

04 Şubat 2020 Salı 11:55
Lüks konuta vergi alınacak ama vergiyi kimse almıyor

Lüks konutlara vergi getirilmesini öngören legal tertip etme tam bir muammaya dönüştü. Resmi Gazete’nin 7 Aralık 2019 tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdikten sonra tartışmalara konu olan ve hemen peşinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yine bir tertip etme yapılması direktifi verdiği” ve bir senelik bir ertelemenin mevzubahis olabileceği istikametindeki izahlarına karşın, bugüne kadar adım atılmaması belirsizliği daha da ileri boyuta taşıdı.

Konuyu bugünkü köşesine taşıyan yazarımız Bumin Doğrusöz, ortaya çıkan belirsizliği “Vergisi var, beyannamesi yok. Yasayı var, vergiyi alan yok” sözleriyle tanımladı. Ortaya çıkan suallere ne hukukçuların ne de mali müşavirlerin cevap verdiğine işaret eden Doğrusöz, “Zira kimse bir şey bilmiyor. Politikacı veya bürokrat birileri bir şey söylese de bir milletvekili öneri verse de mükellefler de önlerini görse” değerlendirmesinde bulundu. Hiç adetim değildir fakat bu kez yazıma bir muamma ile başlayayım. Vergisi var, beyannamesi yok. Yasayı var, vergiyi alan yok. Bilin bakalım, bu hangi vergi? Hemen herkes sanırım değerli konutlar vergisini kastettiğimi anlamıştır. 7 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Yasa’la ihdas edilen vergi ile Değerli Konutlar Vergisi’ne (DKV) ait tertip etmeler ile önce Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’ne değerli konutları (verginin konusuna girenleri) ve konut değerini (matrahı) tespit yetki ve görevi verildi. Mevzubahis Genel Müdürlük, doğru veya yanlış kimi tespitler yaptı ve alakalılarına tebliğ etti.

Yasa, tebliğ edilen bu tespitlere karşı söz konusu konut sahiplerine 15 günlük itiraz müddeti tanıdı. Kişiler de büyük çoğunlukla itirazlarını yaptı. Ancak TKGM, kendisine tanınan 15 günlük müddette itirazları cevaplamadı veya binlerce müracaatı inceleyip cevaplayamadı. Zira TKGM’ye tanınan müddet yeterli değildi. Aynı zamanda verginin adaletsizliği, eşitliğe tersliği, verginin yasallığı ilkesine ve Anayasa’ya tersliği, ölçülülük ilkesini ihlal ettiği, o kadar çok dillendirildi ki, medyadan öğrendiğimiz kadarı ile 24 Aralık’da Sayın Cumhurbaşkanı yasanın gözden geçirilmesini ve gerekiyorsa ertelenmesini istedi. (Ancak bu güne kadar hiçbir şey yapılmadı).

Neyse, bildirimler üzerine kişiler, ortada resmi bir tertip etme de olmayınca, TKGM’ye tanınan 15 günlük müddeti, yargı anlayışında zımni red müddeti olarak görüp, 30 günlük müddet içerisinde davalarını açtılar veya açıyorlar. Tahminim dava sayısı 100 bine yaklaşacak.

Aynı zamanda yasa diyor ki, tespitin yapıldığı senesi (itirazın reddi ile belirleyen değerin netleştiği senesi değil) izleyen sene 20 Şubat tarihine kadar, yükümlü kılınanlar vergi dairelerine

loading...

TKGM’nin belirlediği değer üzerinden vergi beyannamelerini verirler. Verginin ilk taksidini de Mart başına kadar öderler.

Gelin görün ki, ne ortada beyanname var, ne vergi dairlerinin bilgisi var, ne de konuyu izah eden bir genel tebliğ veya bir alt tertip edici işlem var. Hem de daha enteresanı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın web sayfasındaki mali takvimin şubat ayını incelediğinizde, böyle bir yükümlülük de yok. Daha da enteresanı, yeniden Gelir İdaresi Başkanlığının web sayfasındaki mevzuat tertip etmelerinde, Emlâk Vergisi Yasayı’nda değerli konutlar vergisine ait tertip etmeler yok. Aynı zamanda beyan müddeti işliyor.

Kırk seneye yaklaşan vergi hukukundaki meslek hayatımda böyle bir vaziyet görmedim. Yasa var, beyan müddeti işliyor, fakat idare ne beyanname alıyor, ne de vergi. Aynı zamanda 135 milletvekili imzası ile Anayasa Mahkemesi’nde 2020/11 dosya numarası ile iptal davası açıldı. Yüksek Mahkeme, konuyu ne vakit karara bağlar, bilmiyorum. Aklıma bir sürü olasılık geliyor.

İlki, 7 Aralık tarihli Resmi Gazete’nin Gelir İdaresi Başkanlığı’na erişmediği. Olacak şey değil. Bu ihtimali geçiyorum.

İkinci ihtimal, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın da bu yasayı adalete ve hukuk ilkelerine ters görerek toplamak istemediği. Başka bir deyişle yasamaya karşı direndiği. Bir hukuk devletinde böyle bir şey olmaz, olamaz. Bu ihtimali de görmezden geliyorum.

Üçüncü ihtimal. Gelir İdaresi, “nasıl olsa ertelenecek, niçin yorulayım” diye düşünüyor. Bakın bu ihtimal olası. Olası olmakla beraber, yasa koyucunun niyet okuyuculuğu neticesini vermesi itibariyle, Anayasal olarak izah etmesi zor. Çünkü ters istikamette bir tertip etme olmadıkça Bakanlıklar yasaları uygulamakla görevli.

Dördüncü ihtimal ise gelir idaresinin, politik iktidarın vergiyi erteleyeceği bilgisine sahip olduğu, ancak yürütme uzuvunun (Cumhurbaşkanı’nın ve bakanlıkların) yasa teklif etme yetkisine sahip olmaması dolayısıyla bir milletvekilinin teklif yapmasını beklediği (Bu noktada Cumhurbaşkanlığı sisteminin yarattığı bir sıkıntıya işaret ediyor). Bu ihtimal de olası.

Olası ihtimaller. Üçüncü ve dördüncü olanları, başka bir deyişle verginin erteleneceği… Diğer taraftan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın beyan müddetini üç aya kadar uzatma yetkisi var. Şayet vergi ertelenmezse 20 Şubat’a kadar bu yetkisini kullanması gerekiyor. Şayet bu müddet geçirilirse, artık uzatmadan değil, yeni bir müddetten söz edilir ki, bu konuda bir yetki yok.

Her ne ise, aynı zamanda mükellefler tedirgin. Ruhen belirsizliğin tedirginliği içerisinde. Çünkü ortaya çıkan vergiler, pek çok yükümlü için ödenebilir nitelikte değil. Etrafımda evini satmayı düşünen dahi var. Gelen suallere ne hukukçular ne de mali müşavirler cevaplayamıyor. Zira kimse bir şey bilmiyor.

Diyorum ki, politikacı veya bürokrat, birileri bir şey söylese de, bir milletvekili öneri verecekse verse de, mükellefler de önlerini görse. Adli güvenlik içerisinde yaşamak ve dolayısıyla tabi olacakları yükümlülükleri mantıklı bir müddet öncesinden bilmek, konutu TKGM tarafından değerli sayılanların da hakkı.

Son Güncelleme: 04.02.2020 14:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.