Büyük İstanbul Depremi… ABD basınından flaş açıklama!

Büyük İstanbul Depremi… ABD basınından flaş açıklama!

ABD basını büyük İstanbul depremiyle ilgili yürekleri ağızlara getiren bir analiz yayınladı…

Türkiye’de yürekler İstanbul’da 23 Nisan’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremle ağızlara gelirken, bilim insanları Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda gerilimin arttığına yönelik değerlendirmelerde bulunuyor.

Uzmanlar önümüzdeki 30 yıl içinde büyük bir deprem olma olasılığının ise yüzde 40-60 oranında olduğunu belirtiyor.

 

'TARİHİ YAPILAR SAVUNMASIZ'

Washington Post’ta yer alan analize göre, İstanbul’da üç tarihi yapı incelendi...

Gazete beklenen depremin İstanbul'a etkisini analiz etmek için üç tarihi yapıyı inceledi: Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı ve Zeyrek Çinili Hamamı.


Ayasofya
6. yüzyılda inşa edilen ve 1500 yıldır ayakta olan Ayasofya, gazeteye göre tarihi eser koruma yasaları nedeniyle en az güçlendirilebilen yapılardan biri.
Taş, tuğla ve harcın birbirine geçmeli şekilde kullanılmasıyla inşa edilen bu yapı, belirli bir düzeyde sismik şoku emme kapasitesine sahip.
Ancak İTÜ Mimarlık Bölümü'nde depremler üzerine çalışan Oğuz Cem Çelik'e göre, Ayasofya'nın büyük bir depremde ayakta kalabilmesi için sismik izolatörlere ve temel yalıtımına ihtiyacı var.
Ancak bunun yapılabilmesi için tarihi yapının bütünüyle kaldırılıp temeline sarsıntı emen cihazlar yerleştirilmesi gerekiyor. Çelik'e göre bu işlemin yapılması hem maliyeti hem de yasal kısıtlamalar nedeniyle çok zor.
Gazeteye göre bu yılın başlarında, hükümet Ayasofya’nın güçlendirilmesine yönelik bazı çalışmaları başlattı. İşçiler, kubbelerdeki kurşun kaplamaları yenilemeye, çelik iskeleti güçlendirmeye ve yapının dış cephesini takviye ederek içerideki antik mozaikleri korumaya yönelik çalışmalara başladı.


Yerebatan Sarnıcı
Şehrin altındaki en büyük antik sarnıç olan Yerebatan Sarnıcı, 6. yüzyılda inşa edildi ve 330'dan fazla dev sütun tarafından ayakta tutuluyor. Bu sütunların bazıları, daha eski Roma yapılarından getirilmiş.


Washington Post'a konuşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın aktardığına göre, bu mimari harikanın korunması için belediye, sütunların üzerindeki yükü azaltmak amacıyla su seviyesini düşürdü ve ayrıca çatıda ve kemerlerdeki fazla betonu temizledi.
2020 ile 2022 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Yerebatan Sarnıcı'nda sütunları güçlendirmek amacıyla çelik bir sistem kurdu ve 630 yatak ekledi. Bu yapısal müdahaleler, sarnıcın depreme karşı direncini artırmayı hedefliyor.
 

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’ndan (USGS) Thomas Parsons, İstanbul’da meydana gelmesi olası depreme ilişkin açıklamasında “Bu bölge daha önce yıkıcı depremler yaşadı ve yine yaşayacak. Soru ne zaman olacağı, olup olmayacağı değil” diyerek uyarıda bulundu.

Ancak uzmanlara göre bu önlemler yeterli değil. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Çelik, hükümetin yapıyı güçlendirmek için “daha ileri teknoloji kullanması gerektiğini” söylüyor.
Ancak bu tür müdahaleler çok yüksek maliyetli ve tıpkı Ayasofya’da olduğu gibi, hem siyasi çekişmelere hem de tarihî mirasın korunmasına yönelik bürokratik engellere takılıyor.


Zeyrek Çinili Hamam
Zeyrek Çinili Hamam, İstanbul’daki tarihi bir hamam olup, yaklaşık 1530 yılında Mimar Sinan tarafından tasarlandı. Hamam zaman içinde çeşitli yenileme ve onarımlardan geçmiş olsa da, en kapsamlı müdahale 2010 ile 2023 yılları arasında gerçekleşti.
Bu süreçte, hamamı satın alan Türk gayrimenkul ve turizm şirketi The Marmara Grubu, 13 yıl süren kapsamlı bir restorasyon projesi başlattı.


Hamamın restorasyonunu yürüten The Marmara Grubu’ndan Yavuz Suyolcu, tarihi yapının önce aslına uygun şekilde restore edildiğini, ardından onu desteklemek amacıyla altına ve çevresine modern bir ikinci yapı inşa edildiğini söyledi.


Suyolcu’ya göre grup, duvarlardaki çinilerden resimlere kadar her detayı korumaya çalıştı. Restorasyon sürecinde, zamanla ıslak kaldıkça daha da güçlenen kireç harcı kullanıldı. Bu malzeme, çimentonun aksine esnek yapısı sayesinde hem özgün yapıya sadık kaldı hem de dayanıklılığı artırdı.
Restorasyon kapsamında ayrıca, fazla çimentonun temizlenmesi, duvar ve kubbelerdeki çatlakların özgün yapımda kullanılan malzemeyle onarılması ve kubbeleri çevreleyen antik ahşap kuşakların çelik bantlarla değiştirilmesi işlemleri de yapıldı.


Yavuz Suyolcu, “Eğer betonarme bir yapı yaparsanız, 80 yıl sonra bozulur” dedi. “Ama tuğla ve taşı kullanıp kireç harcıyla bağlarsanız, bu yapı 2.000, 3.000 yıl dayanır.”


Yavuz Suyolcu’ya göre, inşa edilen destek yapısı, deprem sırasında veya sonrasında ya da yer altı suyu hareketleri nedeniyle hamamın yamaç aşağı kaymasını önlemek amacıyla tasarlandı.

Washington Post’un analizinde tarihi yapılara ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı, Zeyrek Çinili Hamamı gibi yapıların tehlikede olduğuna dikkat çekildi.