Erkan Baş, "Geçmişte AKP'ye oy vermiştim, şimdi oyum TİP'e" diyen biriyle karşılaştı mı?
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, AKP ve MHP’de kopuşlar yaşandığını ifade ederek, "AKP’den MHP’den bize gelenler var." dedi.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Cumhuriyet’ten Tuluhan Tekelioğlu’na röportaj verdi. Erkan Baş'ın verdiği röportaj şu şekilde:
Beklediğiniz sayının üzerinde milletvekili çıkarabilecek misiniz?
1965’in TİP’i 2.9 oy almıştı. Sosyalistler için en yüksek oy oranıydı. Biz onun üstüne çıkmayı kendimize görev olarak gördük. Hedef yüzde 3’ün üstüne çıkmak olmalı. Esas hedef Cumhur İttifakı’nı yenilgiye uğratmak. İkinci hedefimiz Emek ve Özgürlük İttifakı’nın parlamentoda olabildiğince güçlü temsil edilmesi. Üçüncü hedef olarak da TİP’in olabildiğince fazla milletvekili çıkarması. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, insanların parası olmadığı için tedavi edilememesi akıldışıdır, kabul edilemez. Elektrik, su, doğalgaz gibi temel ihtiyaçlarınızın birileri için para kazanılacak alanlar olarak görülmesini, paralı eğitimi kabul edemeyiz.

“Geçmişte AKP’ye oy vermiştim, şimdi oyum TİP’e” diyen biriyle karşılaştınız mı?
Düzce’de ağaç işçileri HAKİŞ’ten örgütlenmişlerdi. HAKİŞ sağ bir sendika. Biz, işçi patron arasında bir mücadele varsa, bir defa baştan işçinin yanındayız. Geçmişinde AKP’ye oy vermiş, AKP’li ailelerin çocuklarında AKP’den bir kopuş eğilimi var. TİP farklı bir şey gibi gözüküyor o gençlere. AKP’li ailelerin çocuklarından TİP’e yöneliş var. AKP’den MHP’den bize gelenler var. Aynı mahallede iki genç var. Birinin babası AKP’de yönetici olduğu için bütün imkânlar seferber ediliyor, öteki ise bir şeyi kazanabilmek için çok mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu eşitsizliğe, adaletsizliğe isyandan bize yöneliş var.
Seçime 39 gün kaldı. En kötü senaryoya da hazır mısınız?
Kötü senaryoyu düşünmüyorum, olmayacak. Herkes çok rahat olsun. Ama bu da bir gevşemeye neden olmasın. Son dakikaya kadar, seçim sonuçları resmi olarak açıklanana kadar teyakkuz halinde olmamız lazım. Uzun zamandır AKP-MHP iktidarı azınlık iktidarıdır. Sokakta bir karşılığı yok. Gerilimli bir siyaset uygulayarak gücün kendisinde olduğunu göstererek çözülmeyi engellemeye çalışıyorlar. Tayyip Erdoğan şunu biliyor. Ne yaparsa yapsın biz bir adım geri atmayacağız. Bence büyük kırılma olacak. Bir dip dalgası olduğu kanaatindeyim. Hiç beklemediği kadar da az oy alacağını düşünüyorum AKP’nin. AKP’li bir milletvekili ile aramızda şöyle bir diyalog gelişti. “Siz muhalefete indiğiniz anda paramparça olursunuz, dağılırsınız, kalamazsınız, çünkü muhalefete alışık değilsiniz” dedim, o da “Öğrenilir” dedi. Benim için çok önemli bir laf bu.

Millet İttifakı seçimi kazanırsa yeni iktidar, geçmiş iktidarın suçlarını yargılayabilecek mi?
Evet çünkü biz olacağız. Biz onun için varız. Millet İttifakı önümüzdeki dönemde iktidar olacak gözüküyor. Süreç doğru ilerliyor. Sözcüsü olmaya çalıştığımız toplumsal muhalefet, Emek ve Özgürlük İttifakı, etkin bir güç olursa bu bütün Türkiye için çok iyi olacak.
TİP mi fedakârlık yapacak?
Bu bir fedakârlık değil ortak mücadelenin içindeyiz. Yoldaşlık yapıyoruz. Her oyu kıymetlendirmeye çalışıyoruz. Sizin oyunuzu istiyorum çünkü bu memleketin geleceği tarikat karanlığına teslim edilemez. Bunu söyleyen başka parti varsa oyunuzu ona verin. 9 Nisan’da aday tanıtım toplantısı yapacağız, partimizin seçim beyannamesini kamuoyuyla paylaşacağız. TİP Türkiye’nin kırmızı çizgisi olacak. Sesi duyulmayan, sesini duyuramayan herkesin sesi olmaya çalışacak. O yüzden “TİP senin” diyoruz. Biz inatçıyız
“Türkiye’yi kurtarıcılardan kurtarmak istiyoruz” diyorsunuz.
Türkiye’deki siyasetçiler yurttaşa “Bana oy ver, ben de seni kurtarayım” diyor. Bunu kim söylüyorsa yalan söylüyor. Türkiye siyasetinin en temel problemlerinden biri bu. Hayatın her alanında örgütlenerek yurttaşlık bilinciyle yan yana geldiğimizde ancak bu memleket kurtulabilir. Onun dışında her şey aracın şoförünü değiştirmeye benzer. Ben seçimde gidip oyumu kullanacağım, ondan sonra istediğim ülke kurulacak, yok böyle bir dünya… Yurttaş birlikte olursa kazanamayacağı hiçbir hak yoktur.