CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan Demirtaş Eleştirilerine Yanıt: 'O Dönem Adım Atmak Gerekliydi'

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan Demirtaş Eleştirilerine Yanıt: 'O Dönem Adım Atmak Gerekliydi'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti içindeki kayyım eleştirilerine ve dokunulmazlık tartışmalarına yanıt verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, SÖZCÜ TV canlı yayınındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin sözleri nedeniyle gelen eleştirilere yanıt verdi.

'DÖNEMİN ŞARTLARINDA GEREKLIİYDİ'

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Mustafa Balbay'a konuşan Kılıçdaroğlu, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecinde CHP'nin takındığı tutum nedeniyle pişman olmadığını vurgulayarak, tutuklu yargılamalara karşı olduğunu ancak o dönemin konjonktürünün dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Geçmişte Demirtaş'ı ziyaret ettim. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti" ifadelerini kullandı.

"Bütün eleştirilere açığım ama yanlış bilgi verilmesine itiraz ediyorum" diyen Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

-Davalar siyasi değil diyorsunuz...

"Yolsuzluk davası onlar."

-Kemal Bey, Allah aşkına Ekrem Bey için 2500 yıl hapis isteniyor. Aynı süreçte diploması iptal edilip tutuklanıyor. Buna siyasi değil derseniz biz nasıl itiraz etmeyiz?

"Tutuklu yargılamaya ben de karşıyım. Ailesini ziyaret ettiğimde söylediğim noktadayım."

-O zaman önceliği tutuksuz yargılamaya vermek gerekmez mi? Türkiye’de infaz peşin, adalet veresiye. Üstelik dünyada da yolsuzluk iddiaları üzerinden siyasete müdahale ediliyor. Brezilya’da Luna, İspanya’da Sanchez...

"Bizim öncelikle ahlaki üstünlüğü yeniden kazanmamız gerekli."

-Bu yargıyla mı?

"Mahkeme bir karar verir, en ağır biçimde eleştirirsiniz ama ona uymanız gerekir."

-Butlana karşı parti içi bütünlüğü koruyarak mücadele edebilirdiniz. Ben partimle mahkeme salonda değil, kurultayda hesaplaşırım diyebilirdiniz. Hâlâ diyebilirsiniz.

"Bu karar verilmiş, benden niçin korkuyorlar? Normalleşmeye karşı çıkarım kızarlar, arınalım derim kızarlar."

-O zaman olağanüstü kurultayı yapın.

"Az sonra olağan kurultay takvimi açıklanacak."

-Sizinle aynı pazaryerine gidiyoruz. Yüzüncüyıl pazarındaki herkes, başta gözlemeci teyze, “Kemal Bey ne yapıyor? Darmadağın etti partiyi” diyor...

"Düzeltiriz."

-Söylemleriniz iktidar hedeflerine uygun çizgide olacak izlenimi var.

"Kim demiş onu?"

-Osmanlı coğrafyası... Özgür Bey için Türkiye’yi dışarıya şikayet ediyor eleştirisi getirmeniz.

"Osmanlı coğrafyası için söylediğim her şey İsmail Cem’in kitabındandır. Orada Balkanlar da yazar, Türk dünyası da yazar. Kurulmakta olan yeni dünyada yerimizi almalıyız..."

-Bunu böyle açsaydınız.

"İzin vermediler ki soru üstüne soru. (Sözcü TV’yi kast ederek) AB’yi elbette biz de istiyoruz. Özgür Bey’in, “Bizi yalnız bıraktınız” sözüne benim itirazım.Genel başkan o cümleyi kullanamaz."

-Selahattin Demirtaş yanıtınız da tartışılıyor.

"Ben geçmişte Demirtaş’ı ziyaret ettim. Söyledim de tutuklamayı doğru bulmuyorum. Her şeyi zamanındaki duruma göre yorumlamak gerekir. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti."

-Adalet yürüyüşü yapmış bir Kemal Bey’in önceliği hukukun üstünlüğüne vermesi beklenir. Sizi hayrete düşüren eleştiriler bu kadar çok ise onların doğruluk payını da dikkate alamaz mısınız?

"Ben aynı yerdeyim. Eleştirinizi yapın ama söylemediklerim, benim ufkumda olmayan şeyler üzerinden yazılar olmamalı. Medyanın tutumuna karşı hayretler içindeyim."