Japonya'da 7 bin 300 yıl önce meydana geldi: İnsanlığın yaratıcılığının sınırlarını zorladı

Japonya'da 7 bin 300 yıl önce meydana geldi: İnsanlığın yaratıcılığının sınırlarını zorladı

Japonya'da yaklaşık 7 bin 300 yıl önce meydana gelen Kikai-Akahoya süper volkanik patlamasının ardından yaşananlar, yeni bir araştırmayla ortaya çıkarıldı.

Japonya'da yaklaşık 7 bin 300 yıl önce meydana gelen Kikai-Akahoya süper volkanik patlamasının ardından yaşananlar, yeni bir araştırmayla ortaya çıkarıldı. Felaketin ardından hayatta kalan toplulukların göç ederek yeni yaşam biçimleri geliştirdiği belirlendi.

Japonya'nın güneybatısında yaklaşık MÖ 5250 yılında meydana gelen Kikai-Akahoya volkanik patlaması, tarihin en yıkıcı doğa olaylarından biri olarak değerlendiriliyor. Volkanik Patlama İndeksi'nde 8 üzerinden 7 şiddetinde sınıflandırılan patlama; depremlere, dev tsunamilere ve geniş alanları kaplayan kül tabakalarına neden oldu.

Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmada, felaketin insan toplulukları üzerindeki etkileri incelendi. Lund ve Cambridge üniversitelerinden araştırmacılar, Japonya genelinden elde edilen 540 arkeolojik örneği analiz ederek patlama öncesi ve sonrasındaki nüfus hareketlerini haritalandırdı.

TOPLULUKLAR YENİ YAŞAM BİÇİMLERİ GELİŞTİRDİ

Araştırmaya göre patlamanın merkezine yakın bölgeler uzun süre yaşanamaz hale geldi. Hayatta kalan topluluklar ise farklı bölgelere göç ederek yeni üretim teknikleri ve yaşam biçimleri geliştirdi.

Felaketin ardından deniz ekosisteminin kara ekosistemine göre daha hızlı toparlanması, Jomon avcı-toplayıcı topluluklarını kıyı bölgelerine yöneltti. İnsanlar, beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için deniz kaynaklarına dayalı yeni bir yaşam modeline geçti.

KÜLLER BESİN ZİNCİRİNİ DE ETKİLEDİ

Volkanik küllerin yalnızca patlama bölgesini değil, uzak bölgelerdeki yaşamı da etkilediği belirlendi. Küllerle kaplanan otları yiyen geyik ve yaban domuzlarının dişlerinin aşınması, hayvanların ömrünü kısalttı ve insanların besin kaynaklarını azalttı.

Araştırmacılar, bu tarihsel felaketin insanlığın çevresel yıkımlara uyum sağlama, göç etme ve iş birliği yapma kapasitesini anlamak açısından önemli bir örnek oluşturduğunu belirtti.