Prof. Dr. Naci Görür beklenen Marmara depremi için uyardı: 2,5 Milyon Risk Altında!

Prof. Dr. Naci Görür beklenen Marmara depremi için uyardı: 2,5 Milyon Risk Altında!

Beklenen İstanbul depremi ile ilgili konuşan Naci Görür, yaklaşık 2,5 milyonun risk altında olduğunu ifade ederek "Zemin ve bina iyiyse sağ çıkarsınız" dedi.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür,  Güneydoğu Anadolu fay hattınaTürkiye'nin deprem haritasına ve aktif faylara dair açıklamalarda bulundu. Habertürk'teki konuşmasında, Güneydoğu Anadolu fay hattına değinen Görür, "Arap Levhası belli ölçüde Doğu Anadolu'yu sıkıştırıyor. Faylar hareketler sonucu stres biriktiriyor" dedi. 

Prof. Dr. Naci Görür'ün açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Türkiye'nin hemen hemen her yeri aktif fay içermektedir. Petrol hareketli yerden kaçar. Özellikle Erzurum'da olan depremi göz önüne alınca özellikle dedim ki Doğu Anadolu bir ölçüde sıkışıyor. Doğu Anadolu'nun bir jeolojik gelişimi var. İki büyük levha yaklaşınca Doğu Anadolu sıkışıyor. Bu yüzden inanılmaz faylar meydana geliyor. Halk ve Devlet olarak sormamız gereken soru yapılarımız dirençli mi şeklindedir. İlgi çeksin diye bazen başlıkları ben söylemişim şeklinde atıyorlar.

"6 ŞUBAT DEPREMİ O BÖLGEDEKİ FAYLARI TETİKLEYEBİLİR"

6 Şubat depremleri o bölgeyi o bölgedeki dengeleri bozdu. O bölgeye yakın Adana Havzası, Hakkari'ye kadar olan Bindirme Kuşağı, Bitlis-Hakkari yöresinde de belli nitelikte depremler olursa şaşırmayız. Arap Levhası belli ölçüde Doğu Anadolu'yu sıkıştırıyor. Faylar hareketler sonucu stres biriktiriyor. Stres biriktirme demek fay içinde kuvvet biriktirmektir. Bu kuvvet ne zamanki fayın hareketini durduran sürtünmeyi aşınca kırılma oluyor. O bölgedeki fayların kimisi 500 senedir, 400 senedir, 100 senedir kuvvet biriktirdi. Adana Bölgesi'nde de deprem bekliyorum ben diyince kıyamet koptu. Ama ben bilim adamı olarak öngörüde bulundum. Bu deprem kimi faylara stres transfer etmiş olabilir. Bunun sonucunda Kozan'da 5 küsür değerinde deprem oldu. Bu deprem stres altındaki fayları tetiklemiş olabilir.

"YEREL-MERKEZİ YÖNETİMLERE YALVARDIK"

Senelerdir Elazığ'a deprem geleceğini söylüyoruz. Elazığlılar bunun farkında değildi. Sonra deprem olunca öğrendiler. Maraş'ta da deprem olabilir şeklinde yerel yönetimlere ve merkezi yönetimlere söyledik. Ciddi bir önlem dahi alınmamış. 50 binden fazla insanımızı bir gecede kaybettik. Elazığ'daki deprem Maraş depremini de tetikledi.

"SAHADA UYGULAMAK LAZIM"

Bu kadar zaiyat bugünkü bilimin geldiği aşamada yakışmıyor. Bizim ülkemizde depreme hazır bir kent yok. O kesin. Depreme hazırlanma konusunda epey hazırlanan kent İstanbul. Veri aşamasında hazırlanan şehir İzmir. Bunların dışında ben depremi ciddiye alan bir şehir olduğunu düşünmüyorum. Risk azaltma konusunda şehirlerin çalışma yapması istendi. Depremden önce bu zararların önlenmesi için çalışmalara başlandı. Kentsel dönüşümler de bu şekilde başladı. Lakin ben incelediğimde bunların veriye yönelik olmadığını gördüm. Oradaki üniversitenin bir çalışması varsa İl Risk Azaltma Planımız var diyerek ona göre yapıyorlar. Bizzat sahada uygulamak lazım. Bizde her şeyin lafı çok, planı çok. Dünyada en çok deprem konusunda hazırlık, plan yapan ülke biziz. Ama sahaya geldiğimizde doğru dürüst bir şey yok.

"2,5 MİLYON RİSK ALTINDA"

İstanbul'da beklenen deprem 7,2 ila 7,6 arasında değişiyor. O kesin. Bilimsel çalışmalar bunu gösteriyor. Bu deprem olursa 6 Şubat'taki depremden daha büyük zarar verir. Bunu Bakanımız da açıkladı. Sokak başında iki ev yıkılırsa orayı unutun. Ne yardım götürebilirsin ne de kurtarabilirsiniz. Bakan belki bazı şeyleri net söyleyemez lakin biz bilim insanıyız net söyleriz. 600 bin konut yani siz isterseniz her konutta 4 kişi düşünün daire gibi düşünün. 4 kişiden 2,5 milyon insan ölümle burun buruna kalır. Vereceğimiz can kaybı inanılmaz boyutta olur. Bir depremde bu kadar insanın ölmesi Türkiye Cumhuriyetine yakışmıyor. Bu işi ciddiye almak lazım. Nitekim Sayın Bakan da en ciddi konuşan ve doğruları salt söyleyen bakan olarak gördüm.

"ZEMİN VE BİNA İYİYSE SAĞ ÇIKARSINIZ"

İstanbul lafı yanlış tabi Marmara Bölgesi demek lazım. Lakin o kısımdaki en büyük il İstanbul olduğu için o şekilde deniliyor. Deprem Marmara Denizi içinde olacak. İstanbul içinde fay kırılacak diye bir şey yok. Biz İstanbul dediğimiz zaman İstanbul'da olmaz bir farklılık koyuyor ya öyle bir şey yok. Marmara'da 160 km uzunluğundaki bir fay uzunluğudur. Beklediğimiz deprem öncelikle Kumburgaz Fayı'nda olacak. Depremden İstanbul'dan Tekirdağ'a kadar o bölgeler etkilenir. Depremin büyüklüğüne, zemine, yapı stoğuna kadar etkilenecek alan genişliği değişir. Doğu'dan Güney'de Balıkesir, Çanakkale, Yalova'ya kadar etkilenir. Depremin olduğu yerden uzaklığınız, bulunduğunuz zemin ne kadar sağlam gibi etkenlerle depremin şiddetini daha az hissedebilirsiniz. Siz kıyıya yakınsınız, zemininiz iyiyse, statiği ile projesi birbirine uyumlu ise çok büyük ihtimalle o binadan sağ çıkarsınız. O bina hasar almaz demiyorum. Lakin sahibini sağ olarak çıkartır. Biz hiçbir bina çatlamaz demiyoruz.

İSTANBUL DEPREME HAZIR MI?

24 yılda İstanbul depreme hazır hale gelebilirdi. Lakin bugünkü halinde İstanbul depreme hazır değil. Hiçbir şey yapılmadı diyemeyiz. İlk başlarda Acil Afet Yönetim Merkezi kuruldu. Belediyeler ona göre çalıştı. Her mahalleye konteyner konuldu. İstanbul Valiliği, hastane ve okulları elden geçirdi. Viyadükler, yollar, köprüler yapıldı. Bir takım tatbikatlar yapıldı. AFAD planlar programlar yaptı. Hazırlıklar yapıldı. Lakin bunlar yeterli değil. Bu yapılanların çoğu ya afete yönelik ya da masabaşında kalıyor. 16 milyonun oturduğu konutlar depreme hazırlanmadı. Vatandaşlar kendi evlerini depreme hazırlamadı. Bunlar vatandaşın kabahati değil. Devlet gözetim denetim ve sorumluluğu altında yapmalı. Vatandaş ve Yerel Yönetim ile Merkezi Yönetim kolkola verir ve çalışırsa yapılabilir. Ne yapmamız gerekenler belli. Bir kent, yönetim ve yönetim sistemi, halk, altyapı, yapı stoğu, çevre ve ekosistem, ekonomiden oluşur.

"YÖNETİCİLERİN DEPREM KÜLTÜRÜNE SAHİP OLMASI LAZIM"

Yönetim ve yönetim sistemlerinde çalışanları seçimle getiriyoruz. Bu kişilerin deprem bilgisi var mı bakmıyoruz. Yönetimin deprem bilgi, beceri ve kültürünün olması lazım. Birçok yerde yapıldı bu. Yönetim depremle mücadele edecekse deprem konusunu bilmeli ve birikimin olması lazım.