Zaten Şam'da namaz kılmak Trump'ın arzusuydu: Suriye’nin bütünlüğü konusunda hassasız

Zaten Şam'da namaz kılmak Trump'ın arzusuydu: Suriye’nin bütünlüğü konusunda hassasız

"Bazı ülkelerin aksine Türkiye, Suriye’nin bütünlüğü konusunda son derece hassas..."

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Cevdet Yılmaz, “Bazı ülkelerin aksine, Türkiye, Suriye’nin bütünlüğü konusunda son derece hassas ve ısrarcı. Bunun olması için de, yabancı güçlerin varlığına ihtiyaç duyulmayan yeni bir atmosfer oluşturulması şart” dedi.

Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin "bazı ülkelerin aksine" Suriye'nin bütünlüğüne önem verdiğini söyledi. İstanbul'da yabancı medya kuruluşları temsilcileriyle bir araya gelen Yılmaz, "Trump yönetiminin Suriye'deki tampon bölgeyi yeni oluşturulacak bir Batılı gücün korumasını istediği iddia edildi. Wall Street Journal'da yer alan bu olası planın gerçekleşmesi için adım atılması durumunda Türkiye'nin tutumu ne olur? Ankara böyle bir yeni durumu kabul eder mi yoksa bölge dışı tüm aktörlerin Suriye'den çıkmasından mı yana tavır mı ortaya koyar?" şeklindeki soruyu şu şekilde yanıtladı:

"Suriye'deki düğüm, ancak siyasi çözümle çözülebilir. Biz meselenin bütün taraflarıyla, Rusya, İran, Fransa, Almanya ve ABD ile görüşüyoruz. Ve tarafları, siyasi çözüm yolunda ilerleme hususunda yönlendirmeye çalışıyoruz. Zira biz kesin bir şekilde Suriye'nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün ‘olmazsa olmaz' olduğuna inanıyoruz. Suriye'nin bütünlüğü bazı ülkelerin umurunda olmayabilir. Ancak bu ülkelerin aksine, Türkiye, Suriye'nin bütünlüğü konusunda son derece hassas ve ısrarcı. Bunun olması için de, yabancı güçlerin varlığına ihtiyaç duyulmayan yeni bir atmosfer oluşturulması şart. Bu ortam ise ancak Suriye halkının farklı kesimlerinin haklarının garanti altına alınmasıyla olur. Sonuçta Suriye'de şu ana kadar yüzbinlerce kişi öldü, milyonlarca kişi ise evlerini terk etti. Bu sebeple, kurumların yeni biçimlenmesi ve yeni bir siyasi atmosferin oluşması için tarafların Suriye'de pozitif rol oynamaları önemli."

Sputnik'ten Elif Sudagezer'in haberine göre, Yılmaz, Ankara'nın Şam'la doğrudan temas halinde olmadığına da değinerek "Sonuçta bu gayrimeşru rejim, yüzbinlerce kişinin ölümüne yol açtı. Bu yüzden rejimle görüşme halinde değiliz. Ancak ülkede siyasi çözümün tam anlamıyla hayata geçmesi ve anayasal sürece girilmesi önemli" dedi. Suriye'nin Türkiye için bir güvenlik meselesi olduğunun altını çizen Yılmaz "İdlib mutabakatı ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte Suriye'de gerçekleştirdiğimiz operasyonlar son derece önemliydi. Bu operasyonlar sayesinde, şimdiye kadar yaklaşık 300 bine yakın Suriyeli Türkiye'den evlerine döndü. Türkiye, başından beri Suriye halkının güvenliğine öncelik verdi. ABD Başkanı Barack Obama döneminde de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'de güvenli bölge oluşturulması önerisinde bulunmuş ancak Erdoğan'ın bu önerisi kabul edilmemişti. Ancak gelinen noktada, aynı öneri onlardan geliyor. Ayrıca, bir zamanlar Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde terör saldırıları düzenleniyordu. Şimdi ise DEAŞ (IŞİD) Suriye'de alt edildi ve biz Türkiye'ye yönelik saldırıların olmaması için terörle mücadele ediyor ve bunun olumlu sonuçlarını da alıyoruz. Türkiye'yi hedef alan bu örgütlerden biri de PKK idi. Ancak PKK, bu mücadelemiz sonucu Türkiye içinde tecrit edilmiş duruma geldi, Türkiye dışında ise ağır baskı altında. Bir diğer örnek ise 2016'da ülkemizde darbe yapmaya çalışıyordu. Bugün bu örgütle mesafede de önemli yol katettik. Biz mücadele ederken ‘Türkiye, Kürtlere saldırıyor' savı son derece temelsizdir. DEAŞ, nasıl Müslümanları temsil etmiyorsa, PKK da Kürtleri temsil etmiyor " ifadelerini kullandı.