Ankara Tren Garı Katliamı’nın 4. yılında unutulmadı! 'Oğlumu kim öldürdü Davutoğlu'

10 Ekim 2015’te Ankara’da KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin “Emek, Barış Ve Demokrasi Mitingi”ne IŞİD militanları tarafından yapılan saldırıda yaşamını yitiren 103 kişi katliamın 4. yılında gözyaşları ile katliamın yaşandığı Ankara'da, İstanbul, İzmir ve birçok şehirde anıldı.

10 Ekim 2019 Perşembe 14:25
Ankara Tren Garı Katliamı’nın 4. yılında unutulmadı! 'Oğlumu kim öldürdü Davutoğlu'

Katliamda yaşamını yitiren yurttaşların yakınları ilk kez Gar önündeki anıt alanına kortej halinde polis müdahalesi yaşanmadan geldi. Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon konusunda Cumhurbaşkanı'na verilen yetkinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi’ne destek veren CHP’li vekillere yönelik tepkiler de dikkat çekti.

Türkiye’nin en kanlı saldırısı olan Ankara Tren Garı Katliamı’nın üzerinden 4 yıl geçti. “Emek, Barış ve Demokrasi” talebiyle Türkiye’nin dört bir yanından başkente gelen 103 kişi, 4 yıl önce IŞİD militanlarının canlı bomba saldırısında yaşamını yitirdi, 500’ün üzerinde yurttaş yaralandı. Yitirdikleri yakınları için 4 yıldır adalet arayan aileler ise her ay olduğu gibi katliamın 4. yıldönümünde Ankara Garı önünde bir araya geldi. İlk iki yılda anma için alana gelen aileler polis müdahalesi ile karşılanırken, üçüncü yılda başlayan kısmi izin, bu yıl yerini izinli anma programına bıraktı. Emniyet ekiplerinin alana giden bütün yolları kapatmasının ardından aileler, KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin de desteğiyle, kortej eşliğinde Gar önüne alındı. Anmaya katılanlar yol boyunca “Savaşa hayır barış hemen şimdi”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “10 Ekim’in hesabı sorulacak”, “Katiller halka hesap verecek” sloganı attı. Anma Gar önünde bombaların patladığı 10.04’te başlarken, yaşamını yitiren 103 kişinin adının okunmasıyla “yaşıyor” sloganları ve kaybedilenler için saygı duruşu ile devam etti. Gar önünde 5 dakikalık sembolik oturma eylemi gerçekleştirilirken, program katledilenlerin resimlerinin yer aldığı geçici anıta karanfil bırakılması ile sona erdi.

VEKİLLER DESTEK VERDİ
Anma programına KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, TMMOB Başkanı Emin Koramaz’ın yanı sıra CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcıları Veli Ağbaba, Yıldırım Kaya, Onursal Adıgüzel, CHP milletvekilleri Gamze Taşcıer, Nihat Yeşil, Murat Emir, Yüksel Mansur Kılınç ve Mahmut Tanal ile HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, HDP milletvekilleri Serpil Kemalbay, Filiz Kerestecioğlu, Murat Çepni, Oya Ersoy, Ahmet Şık katıldı.

‘ADALET TECELLİ ETMEDİ’
Emek ve demokrasi bileşenleri adına ortak açıklamayı TMMOB Başkanı Koramaz yaptı. Koramaz, “Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamında kaybettiğimiz bütün arkadaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Arkadaşlarımıza olan hasretimiz, her geçen gün daha da büyüyor” dedi. 10 Ekim Davası’nın geçtiğimiz Ağustos ayında karara bağlandığını anımsatan Koramaz, “9 kişi hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Dosyaları ayrılan 16 firari sanık hakkındaki davanın üçüncü duruşması 21 Kasım’da görülecek. Katliama ilişkin dava iddianamesi mahkemeye sunulduğu günden itibaren yürütülen soruşturmanın olayı tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturmaktan uzak olduğunu ifade ettik. 3 yıldır katıldığımız her duruşmada, katliamda ihmali olan kamu görevlilerinin ve sorumlulukları bulunan siyasetçilerin de yargılanması gerektiğini dile getirdik. Ne yazık ki mahkeme bu doğrultuda cesur bir adım atmadı ve bu eksik karar sonucunda kamuoyu vicdanında adalet tecelli etmedi” diye konuştu. “Acımız öfkemiz her geçen gün büyüyor. Yüreklerimizde insan sevgisi dillerimizde barış türküleriyle bu meydanı doldurmuştuk. Ancak barış talebimizi kana buladılar. Bizler savaş çığırtkanlıklarına karşı barıştan yana olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullanan Koramaz, sözlerini “Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları ile bitirdi.

‘OĞLUMU KİM ÖLDÜRDÜ DAVUTOĞLU’
Açıklamanın ardından anmaya katılanlar, Gar önünde 5 dakikalık sembolik oturma eylemi gerçekleştirdi. Katliamda oğlu Güney Doğan’ı kaybeden baba Mustafa Doğan oturma eylemi sırasında dönemin Başbakan’ı Ahmet Davutoğlu’nun katliama ilişkin sözlerine tepki gösterdi. Davutoğlu’nun “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olacaktır” sözlerini anımsatan Doğan, “Vicdan sahibi ise tüm bildiklerini açıklamalıdır. Çocuklarımızı kim öldürdü Davutoğlu soruyorum sana. Benim oğlumu kim öldürdü Davutoğlu” dedi.

loading...

CHP’YE TEZKERE TEPKİSİ
Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon konusunda Cumhurbaşkanına verilen yetkinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi’ne destek veren CHP’li vekillere yönelik tepkiler de dikkat çekti. Alana giriş yapan CHP’li vekillerin isimlerinin okunduğu sırada yaşanan yuhlamalar daha sonra yerini ikili tartışmalar ve gergin anlara bıraktı. CHP’li milletvekillerinin isminin okunduğu sırada bazı kişiler “yuh” diye bağırdı ve “Savaşa ‘evet’ dediniz” sözleriyle tepki gösterdi. Tepkiler vekillerin alandan ayrılması sonrası da devam etti. Tepkilerin ardından 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun acıların, sloganların ve amaçlarının olduğunu anımsatarak, “Biz bugün anma yapmaya geldik. Burada herkesin acısı sadece kendisine değil. Ortak acılarımızı paylaşmaya geldik. Sizi sağduyuya davet ediyorum” diyerek tartışmaları yatıştırdı. Anmanın ardından tartışmalar ve itiş kakış sürdü. Gerginlik, anmaya katılan kişiler ve polis ekiplerinin araya girmesi ile son buldu.

10 EKİM ANITI İÇİN ULUSLARARASI YARIŞMA
Anmada Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin kararı olmasına karşın 4 yıldır yapılamayan Demokrasi Anıtı da gündeme geldi. Anıta ilişkin TMMOB Başkanı Koramaz şöyle konuştu:
“Bugüne kadar anmalarımızı bu geçici sembolik anıt etrafında gerçekleştirdik. Ne var ki geçici olarak yerleştirilen bu sembolik anıt katliamın neden olduğu derin acının temsili için yeterli değildir. Üstelik kaybettiğimiz arkadaşların fotoğraflarının olduğu bu geçici pano zaman zaman faşist saldırılara maruz kalmaktadır. Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile yürüttüğümüz görüşmelerde, katliamın yaşandığı meydanda kalıcı bir mekânsal düzenleme yapılması konusunda fikir birliğine vardık. Bu doğrultuda hazırlanacak projenin belirlenmesi için TMMOB, KESK, DİSK, TTB ve 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği olarak “Emek, Barış ve Demokrasi Meydanı Anıt Meydan ve Anma Yeri Tasarımı Uluslararası Fikir ve Tasarım Projesi Yarışması” düzenliyoruz. Yarışmayı kazanan proje 14 Mart 2020 tarihinde kamuoyuna açıklanacak ve umuyoruz ki hızla uygulanacaktır.”

İSTANBUL

‘ONLAR BARIŞ İÇİN ORAYA GİTMİŞLERDİ’

Katliamda yaşamını yitirenlerden 17 yaşındaki lise öğrencisi Dicle Deli, İstanbul Silivrikapı Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında anıldı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi tarafından saat 10.04’te yapılan anmaya bir çok STK temsilcisi ile Dicle Deli’nin ailesi ve arkadaşları katıldı.

‘YENİ 10 EKİM’LERİN OLMAMASI İÇİN’
Anmada ilk açıklamayı yapan Tüm Bel Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Kadri Kılıcı, “Ülkeyi yönetenlerin hâlâ barışa karşı duruş içerisinde olduklarını görüyoruz. Ama 10 Ekim’deki barış ısrarımızı devam ettirmekte kararlıyız. Bir arada yaşama, insan hakları demeye devam edeceğiz. Ülkemizde yeni 10 Ekim’lerin olmaması için barışa çok ihtiyaç var. Aynı çekilde bu katliamda ihmali olan tüm kamu görevlileri de yargılanmalıdır. Adalet mutlaka yerine gelmesi gerekiyor” dedi.

‘ISRARLA BARIŞ DEMEK ZORUNDAYIZ’
İHD İstanbul Şube Yöneticisi Gülseren Yoleri ise “Katliamlarla yaşamını yitiren insanlarımızı anmakla o kadar çok günümüz geçiyor ki... Hepsinin acısını yüreğimizde hissediyoruz. Onlar barış için oraya gitmişlerdi, bizde bugün ısrarla barış demek zorundayız. İHD olarak bugün daha yüksek bir sesle barış demek için buradayız. Bugüne kadar katliamların sadece tetikçilerine ulaşılabilindi ama siyasi, emniyet bağlantıları yargı önüne çıkarılmadı. Bu tür katliamların yeniden yaşanılmasında, katilere cesaret veren şey; cezasızlık olgusudur. Bunun derhal devlet tarafından ortadan kaldırılması gerekir. Savaş naraların atıldığı bugünlerde barış demek zorundayız çünkü bu Dicle’ye sözümüz” ifadelerini kullandı.


İZMİR

KATLİAMDA YAŞAMINI YİTİRENLER ÖLÜMSÜZLEŞTİRİLECEK
İzmir Büyükşehir Belediyesi 10 Ekim 2015 tarihinde 'Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi'nde Ankara Gar'ı önünde yaşanan bombalı saldırıda yaşamını yitiren demokrasi şehitlerini unutmadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yapılacak bir çalıştayla katliamda öldürülenlerin anısına bir anıt yaptıracak ve 10 Ekim 2020'de açılışını yapacak.
Ulusal çapta düzenlenecek bir çalıştay ile ortaya çıkarılacak anıt için heykel, seramik, resim, plastik sanat alanları ile mimarlık, tasarım gibi uzmanlık alanlarından herkes serbest teknik ve malzeme kullanarak önereceği eserleri ile başvuru yapabilecek. Seçilen eser tamamlandıktan sonra kentin merkezinde belirlenecek bir alana yerleştirilecek. Anıtın açılışı katliamın beşinci yıldönümünde, 10 Ekim 2020 tarihinde yapılacak.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, barış ve demokrasiye karşı yapılan saldırıların toplumların hafızasında derin yaralar açtığına dikkat çekerek 10 Ekim 2015 tarihinde gerçekleştirilen saldırı ile ilgili şunları söyledi: “İnsanlığa karşı işlenen bu suç hafızalarımızdan hiç silinmeyecek. Umutlu ve dirençli kalmamızı sağlayacak, barış ve dayanışmayı ifade eden, bizleri etrafında birleştirecek bir anıt projesi İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek. ‘Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne katılan yurttaşlarımıza karşı gerçekleştirilen bu saldırıda yaşamını yitiren barış ve demokrasi savunucularını minnetle anıyor insanlığa karşı işlenen suçu bir kez daha kınıyorum.

Son Güncelleme: 10.10.2019 14:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.