Kılıçdaroğlu Adalet Yürüyüşü'nün galasında konuştu

Kılıçdaroğlu Adalet Yürüyüşü'nün galasında konuştu

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, geçen yıl 15 Haziranda başlayıp, 9 Temmuzda sonlandırdığı Adalet Yürüyüşü'nün belgeseli Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu'nun kardeşi Mutlu Kerimoğlu'nun sahibi olduğu Ulgar Yapım tarafından "Hak-Hukuk-Adalet" diye hazırlandı. Adalet Yürüyüşü belgeselinin  Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi’nde (BKSM) yapıldı. Galaya CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da katılıyor.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından Ankara'dan İstanbul'a başlattığı Adalet Yürüyüşü'nün üzerinden bir sene geçti. Kılıçdaroğlu, 14 Haziran'da oldığı kararla 15 Haziran'da Ankara Güvenpark'ta yürümeye başladı. 450 kilometrelik yolu milyonlarla 25 günde bitirdi. Adalet Yürüyüşü'nün bittiği Maltepe'de aynı gün (9 Temmuz) milyonlarla bu sefer de Adalet Mitingi yaptı. Meydanlardan milyonlar haykırdı 'hak, hukuk, adalet' diye...

Ulgar Yapım'ın hazırladığı Hak-Hukuk-Adalet belgeselinin galası Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi’nde başladı. Galaya CHP lideri Kılıçdaroğlu eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte katıldı.

Galaya CHP'nin tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu'nun eşi Oya Berberoğlu ve kızı Zeynep Dilara Berberoğlu onur konuğu olarak katıldı.

Çok sayıda davetlinin katıldığı gala saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu Adalet Yürüyüşü zamanında yaptığı “Geliyoruz zincirleri kıra kıra...” şarkısını seslendirdi. Galada sık sık "hak, hukuk, adalet" sloganları atıldı.

Adalet Yürüyüşü'nde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Hasan Tatlı anıldı. Galada Enis Berberoğlu'nun mesajı okundu. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu galada yaptığı konuşmada, "Yürüdük, yürüyoruz, yüreceğiz, OHAL'de varız" dedi. Kaftancıoğlu konuşmasında tarihteki yürüyüşlere değinerek, hepsinin ortak paydasının "hak, hukuk, adalet" olduğunu söyledi. 

Kılıçdaroğlu galada yaptığı konuşmada adaletin önemine vurgu yaparak, AKP'nin yargıya partizanlarını doldurduğunu, bununda halkta yargıya olan güveni sarstığını söyledi. Kılıçdaroğlu Maltepe'de milyonlar olduğunu ve artık o milyonlarla duvarı yıkmanın geldiğini ifade etti.

İşte konuşmadından satır başları:

15 Temmuz'da bir hain darbe girişimi oldu. Arkadaşlarıma 15 Temmuz'da gidin parlamentoya sahip çıkın dedim. 20 Temmuz'da sivil darbe oldu. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye'de hukukun olmadığını görüyoruz. Devletin temelini kuran, insanını insan yapan, bir arada yaşamamızı sağlayan adalettir. Adalet soylu bir kavramdır. Tarihin hiçbir döneminde baskıcılar zülmedenler başarılı olamamıştır. Haklılar hep kazanmıştır. 

Asla yalnız yürümemenin tek koşu var; Haklı olacaksınız! 

Halkın çıkarlarını her zaman savunduk. O mücadale soylu bir mücadeleydi. İnsanı insan yapan kavram adalet.
Eğer bir topluma adeleti unuturursanız, baskıyı egemen kılarsanız toplumda infial yaratırsınız.

Tarihin hiçbir döneminde baskıcılar başarılı olamamıştır. Hak verilmez alınır diye bir kavram vardır. Biz kimseden lütuf istemiyoruz. 81 milyonun huzur içinde yaşamasını istiyoruz.

17 milyon yoksulumuz var bunları siyasi sömürü haline getireceksiniz! Bu ülkenin en saygın gazetelerini cezalandıracaksınız.

Onurun varsa insansan bir saat bile görevde kalmaz istifa edersin. Asıl sözüm onu oraya atan Saray'a; Cumhurbaşkanı neden tarafsız olmalı? Mahkemeye hakim tayin ediyor. Pir partinin militanlarını getirip yargıya yerleştirirsen hiçbir vatandaş yargıya güvenmez.

Her seferinde bardağa bir damla düştü. Her seferinde düzelir diye bekledik. 

Enis Berberoğlu'nun haksız yere cezaevine girmesi son damlaydı ve bardağı taşırdı. Sesimizi sadece sağırlar ve birileri duysun diye değil. Milyonların adalet diye haykırdığını bütün dünyaya göstermek için yürüdük. Yürümez dediler, Bolu Dağı'nı aşamaz dediler, Her santimini yürüdük.

Milyarları harcayacaksın, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla yaptığın Saray'ın maliyetini milletten gizleyeceksin! Bu en büyük adeletsizliktir. Yaptığın harcamaların hesabını vereceksin! Demokrasi budur.

Adalet Yürüyüşü'nün birinci yıldönümünde sağırlar duyar mı bilmem. 81 milyon vatandaşıma söylemek isterim. 

81 milyon vatandaşım eline vicdanını koysun: Bir hakim üstelik Danıştay'da bir hakim bir partinin kadın kolları başkanı gibi tweet atarsa, o hakimi orada tutanda adalet kavramı yoktur. O yargıç orada duruyorsa hala istifa ettemişsi en büyük zararı yargı camiası alıyor. Sevgili hakim kardeşim görevinle istifa edeceksin, görevinden çekilmeyip, orada oturuyorsan açık ve net söylüyorum: Sen onursuz bir yargıçsın.

Bütün AK Partili kardeşlerime şunu söylemek isterim. Harama destek vermek harama ortak olmak demektir. Ona oy verdiğiniz zaman harama ortak olmuş olursunuz. 

Birinin elini kolunu bağlayacaksın. Diğerinin arabası var uçağı var. Nereden geldiği belli olmayan serveti var. Sonra eşit şartlarda seçim vs vs. Seçimde adalet yok. Seçimde de adalet istiyoruz.

Geldiiğimiz noktada allak bullak edilen bir eğitim sistemi var. Bizim çocuklarımız kobay olarak kullanılıyor. Eğitimde de adalet istiyoruz. 

Yaşamda da adalet istiyoruz. Kimsenin yaşam tarzından siyasi görüşünden dolayı dışlanmadığı. Caddede sokakta birbirimize selam veremeyecek noktaya geldik. 

Medyada da adalet istiyoruz. Vatandaş kendini yaktı. Hiç haber yapılmadı ta ki ben Mecliste dile getirene kadar. 

Bu adalet yürüyüşünü medya bağımsız olsun diye yaptık.Bu adalet yürüyüşünü toplum özgüveni yüksek bir toplum olsun diye yaptık. Bu adalet yürüyüşünü güçlü biziz, adaleti getirecek olan biziz demek için yaptık.

Hangi siyasi görüşten olursak olalım. Adaletin mücadelesini yapmak zorundayız. 450 kmye yakın adalet için yürüdüysem benim bu milletten beklentim vardır. Bireysel beklentim yok. Ama bu topraklarda bir kişi haksızlığa uğruyorsa ben rahat değilim. İhalaleler yandaşlara dağıtılıyorsa ben rahat değilim. Toplumun da rahat olmaması lazım. Herkes sandığa gitsin ve oyunu kullansın. Sadece kendimiz değil, komşumuzu arkadaşımız beraber gitmeliyiz sandığa. 

İlk kez sivil darbe döneminde sandığa gidip buna son vereceğiz. Duvara yıktığımızda dünyaya görkemli bir mesaj vereceğiz. Herbirimizin tek tek sorumluluğu var. 

Duvarı yıkmaya hazır mıyız? (Evet sesleri)Duvarı yıkmaya hazırsak. Bu iş Tamam diyoruz. 

Buradan Enis Berberoğlu'na saygılarımızı selamlarımızı gönderiyoruz.