CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever: Barışın dilini sadece erkekler konuşamaz
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, kadınların ekonomik bağımsızlığından çocukların eğitim hakkına, barış tartışmalarından kadına yönelik şiddete kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, kadınların ekonomik bağımsızlığından çocukların eğitim hakkına, barış tartışmalarından kadına yönelik şiddete kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Gülsever, “Bu ülkede barışın dili olacaksa, bu barışın dilini sadece erkekler konuşamaz” dedi.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Sözün Özü programında kadınların toplumsal yaşamda karşılaştığı sorunları, çocukların eğitim koşullarını ve önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladıkları çalışmaları anlattı. Kadınların karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirten Gülsever, sosyal devletin sorumluluklarına dikkat çekti.

Uzun yıllar BOTAŞ’ta ve sivil toplum kuruluşlarında görev yaptığını anlatan Gülsever, dört buçuk yıl Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüğünü söyledi. Siyasi yaşamı boyunca örgüt ve saha çalışmalarının içerisinde yer aldığını ifade eden Gülsever, kadınların hak mücadelesinin önemini vurguladı.
Kadınların çalışma hayatında, bürokraside ve siyasette karşılaştıkları eşitsizlikleri yakından bildiğini belirten Gülsever, “Aslında Türkiye’deki mücadeleyi kadınlar veriyor” ifadelerini kullandı.
“BARIŞIN DİLİNİ SADECE ERKEKLER KONUŞAMAZ”
Barış ve çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gülsever, yürütülecek tartışmalarda kadınların ve çocukların taleplerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Gülsever, şöyle konuştu:
“Bu ülkede barışın dili olacaksa, bu barışın dilini sadece erkekler konuşamaz. Çünkü barıştan ve savaştan aslında en çok etkilenen çocuklar ve kadınlar. Bir barış konuşacaksak, kadınlar ne söylüyor, konuşalım; çocukların talebi ne, diye konuşalım.”
Gökyüzü Sofrası kapsamında kadınları, çocukları, erkekleri ve gençleri bir araya getirmek istediklerini belirten Gülsever, toplumun farklı kesimlerinin ortak bir gelecek için buluşması gerektiğini ifade etti.
Hiçbir kadının evladıyla sınanmadığı, çocukların yaşamını yitirmediği bir Türkiye istediklerini vurgulayan Gülsever, “Barışın dilini kadınlar söylesin” dedi.
“HİÇBİR ÇOCUK OKULA AÇ GİTMESİN”
Eğitim sisteminde yaşanan sorunlara da değinen Gülsever, çocukların beslenme, hijyen ve güvenli ulaşım ihtiyaçlarının karşılanmasının devletin sorumluluğunda olduğunu söyledi.
Özellikle ekonomik sıkıntılar nedeniyle servis ücretlerini karşılayamayan ailelerin yaşadığı güçlüklere dikkat çeken Gülsever, köylerde ve okula uzak yerleşim yerlerinde yaşayan çocukların güvenli ulaşımının sağlanması gerektiğini belirtti.
Okula aç giden çocukların bulunduğunu vurgulayan Gülsever, Millî Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunarak şunları söyledi:
“Biz diyoruz ki hiçbir çocuk yatağa aç girmesin ama okula da aç gitmesin. Millî Eğitim Bakanlığı bir sıcak çorba versin, bir kalıp sabun versin, bir tuvalet kâğıdı versin ya da bir peçete versin. Çocuklarımız güvenle okula gelip gitsinler.”
Öğretmenlerin görev yerlerinin değiştirilmesinin eğitim düzenini olumsuz etkilediğini savunan Gülsever, köy okullarının önemine işaret etti. Çocukların bilimsel eğitim aldığı, mutlu büyüdüğü ve çocukluklarını yaşayabildiği bir eğitim sistemi istediklerini dile getirdi.
Gülsever, çocukların yalnızlaşması, sosyal medya bağımlılığı ve akran zorbalığı gibi sorunların da eğitim politikalarında dikkate alınması gerektiğini belirtti.
“KADININ EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞÜ AİLEYİ DE GÜÇLENDİRİR”
Kadınların ekonomik bağımsızlığının önemine dikkat çeken Gülsever, kadın istihdamının artırılması ve işe alımlarda fırsat eşitliğinin sağlanması gerektiğini söyledi.
Mahallelerde ücretsiz kreşlerin yaygınlaştırılmasını isteyen Gülsever, kadınların sosyal güvenceye erişimi, eksik sigorta primlerinin tamamlanması ve emeklilik haklarının korunması gerektiğini ifade etti.
Engelli bireylerin bakımına yönelik desteklerin artırılması, barınma sorunlarının çözülmesi ve ücretsiz eğitim olanaklarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Gülsever, kadınların ekonomik özgürlüğünün aile yaşamına da olumlu yansıyacağını söyledi.
Gülsever, “Biz hem aileyi koruyalım diyoruz hem kadını güçlendirelim diyoruz. Çünkü kadın güçlenirse, kadının kendi ekonomik özgürlüğü olursa o ailede de mutluluk da olur, düzen de olur” ifadelerini kullandı.
Her haneye düzenli gelir girmesinin önemini vurgulayan Gülsever, bu gelirin insanca yaşamaya yeterli düzeyde olması gerektiğini belirterek, “Yaşam hakkı ve geçim hakkı vazgeçilmez” dedi.
ÜRETİCİ KADINLAR İÇİN ÇALIŞTAY DÜZENLENECEK
CHP Kadın Kollarının önümüzdeki dönem çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Gülsever, kadınların ekonomik koşullarına yönelik kongreler ve tarım alanında kadın çalıştayları düzenlemeyi planladıklarını açıkladı.
Ekonomik darboğazın ve çiftçilerin ürünlerini satamamasının kadınları da doğrudan etkilediğini söyleyen Gülsever, özellikle tarımsal üretimde çalışan kadınların emeklerinin karşılığını alabilmesi için çalışmalar yürüteceklerini belirtti.
“KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR”
Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine ilişkin açıklamalarda da bulunan Gülsever, 6284 sayılı Kanun’un önemine dikkat çekti.
Kadın cinayetlerinin politik olduğunu belirten Gülsever, şiddetle mücadelenin yalnızca belirli günlerde gündeme getirilmemesi gerektiğini vurguladı.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesinde çağrıda bulunan Gülsever, “Sadece bir gün anarak değil, artık buna dur demek zorundayız” dedi.
Siyasetin temel sorumluluğunun insanların yaşam koşullarını iyileştirmek olduğunu söyleyen Gülsever, “Mutlu insanları çoğaltmak zorundayız. Gerçekten bize düşen görev de çok” ifadelerini kullandı.
CMS Etiketleri: Ayten Gülsever, CHP Kadın Kolları, kadın hakları, çocukların eğitim hakkı, kadına yönelik şiddet