Deniz Baykal'dan 'anayasa' ve 'devlet adamlığı' dersi

Deniz Baykal'dan 'anayasa' ve 'devlet adamlığı' dersi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülmekte olan anayasa değişikliğinin 7. maddesi ile ilgili Deniz Baykal önemli bir konuşma yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi Eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, geçtiğimiz pazertesi günü Meclis’te görüşülmeye başlanan Anayasa paketine ilişkin yaptığı konuşma ile gündeme gelmişti.

Konuşmasında siyaset bilmeyen birine bile bu Anayasa değişikliği ile ülkenin başına neler geleceğini anlatan CHP’li Baykal bugün yeniden Meclis Kürsüsüne çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu’da özellikle Baykal’ı dinlemek için Genel Kurul’a geldi. Baykal, anayasa değişikliğinin 7. maddesi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Bu madde Cumhurbaşkanın sıfatı ilgili olduğu için büyük değer taşıyor.

 

Baykal, Anayasa değişince kurulacak sistemi şöyle anlattı: “Bu paket Ortadoğu dikta rejimini Türkiye'ye taşımanın anayasal alt yapısına sahiptir. Bizde dikta olmaz sözünü güvence olarak kabul etmemizi istiyorsunuz. Saddam'dan Muaviye, nice isimler bize hiç de yabancı olmayan kültürün ürünüdür.”


İşte Baykal’ın yaptığı konuşmadan satırbaşları:


– Anayasamızın 101. maddesindeki düzenlemeyi değerlendiren 7. maddeyi konuşuyoruz. Seçilecek olan cumhurbaşkanının parti ile ilişkisini devam ettirmesini mümkün kılan bir anlayışı düzenlemiştir.

– Bu aslında herkesin bir siyasi anlayışı var. Geçmişte cumhurbaşkanlarının da siyasi görüşü vardı şeklinde değerlendiriliyor. Durum pek öyle değil! Kuvvetler ayrımını, siyasi partiler arası ilişkileri temelden etkiler.


– Cumhurbaşkanı bir siyasi parti genel başkanı olur ise, bu anayasa da var olan yanlışlıkların tümü katlanarak artacaktır. Anayasadaki şikayetçi olunması gereken yanlışlıklar bu anayasayı çığrından çıkarcaktır.

 

– Cumhurbaşkanının HSYK üyelerini ataması yanlıştır.


– Cumhurbaşkanının meclisi fesh etmesi doğru değildir. Bir siyasi parti genel başkanının da bunu yapması hepten yanlıştır.


– Cumhurbaşkanı OHAL ilan edecektir. Bu dünyada diğer başka başkanlık rejimlerinde bu yok.


– Cumhurbaşkanına tanınan dokunulmazlıkların, sorumsuzlukların, fiilen sorgulanamamazlıkların fiilen bir siyasi parti genel başkanına da sağlanması siyasi rekabeti zaafa uğratacaktır.

 

– Egemenliğin çatlatılması ve parçalanması anlamına gelmektedir.


– Devleti tek bir siyasi partiye indirgemek demektir. Anlaşılıyor ki tek parti iktidarı yetmiyor, tek parti devleti istiyorsunuz.


– Bir parti hegomanyası söz konusu olur. Milli Egemenliğin yerine parti hegemonyası geliyor.


– Cumhuriyetiz diye mesele yok mu diyeceğiz. Rejim meselesi yok mu diyeceğiz! Bir rejim sorunu yoktur diyebilecek miyiz?


– Anayasalar aslında medeniyet tercihidir. Bu paket asırlık medeniyet tercihini değiştirmeye yöneliktir.


– Bu paket, Türkiye’yi bildiğiniz bir ortadoğu dikta rejimine döndürmenin hukuki alt yapısını ortaya koymuştur.


– Tehdit ve şantaj anlayışın alenileştiği bir ortama geldik.


– Erken seçim eğer bir tehditse yakışıksızdır. Eğer bu tespit ise zamansızdır.


– 19 – 20 yaşındaki gençlerin bu iktidarın Suriye politikasındaki hataları sebebiyle, gözünü kırpmadan şehit olmaya koştuğu bir ortamda erken seçim tehdidiyle sonuç almaya kalkanları kınıyorum.


– Böyle bir milletvekili varsa o milletvekillerine de yazıklar olsun!