65 yaş üstü erkekler mesane kanseri risk grubu

Ürolojik kanserler arasında en sık görülen mesane kanseri, 65 yaş üzeri erkekleri risk altında bırakıyor.

04 Mart 2020 Çarşamba 19:19
65 yaş üstü erkekler mesane kanseri risk grubu

Hastalığın tanısında idrarda sıklıkla kanamanın görülmesinin önemli bir yere sahip olduğunu belirtiliyor.

‘Mesane Tümörü Transüretral Rezeksiyonu’ yöntemi ile kanserli dokunun da alınabildiği operasyon, erken evre kanserlerinin büyümesi ve daha büyük cerrahi işlemlere gerek kalmamasını sağlıyor.

Ürolojik kanser türleri arasında en sık görülen ikinci kanser türü olan mesane kanseri, vücutta idrarı depolayan mesanenin iç yüzeyindeki hücrelerin çoğalması sonucu ortaya çıkıyor.

Kadınlarda da görülmesine karşın mesane kanseri, orta ve ileri yaş grubundaki erkeklerde daha fazla görülüyor.

Mesane kanserinin tanısının konulmasında ilk olarak hastanın şikayetleri büyük önem taşıyor. İdrarda kan, sık idrara çıkma ve idrar sırasında yanma kanserin belirtileri arasında yer alıyor.

loading...

TÜMÖRÜN İLERİ EVREYE GEÇMESİNİ ÖNLER

Mesane zarının ötesine yayılmamış, erken aşama dönemindeki mesane kanserinin hem tanısının konulması hem de tümörün durumuna göre tedavi şekli ve ek tedavi gerekli olup olmadığına karar verdiren bir yöntem olan “Mesane Tümörü Transüretral Rezeksiyonu” tedavi sürecinde büyük önem taşıyor.

Yüzeyel oluşan mesane tümörlerinin %70 tekrarlama riski taşıyor. Ancak, erken aşamada mesane tümörü transüretral rezeksiyonu ile tanı konulurken, aynı zamanda bu tümör türlerinde tekrarlayan rezeksiyonlar, tümörlerin invaziv şekle dönüşmeden hastaları daha büyük operasyonlardan uzaklaştırıyor.

ERKEN EVREDE TEDAVİ MÜMKÜN

Etkili mesane tümörü tedavisi ve tanısında büyük öneme sahip Mesane Tümörü Transüretral Rezeksiyonu öncesi ve sonrası, doktorun dikkatli bir plan yaparak hastayı iyi değerlendirmesi, ultrason ve tomografi gibi ek radyolojik testlerin yapılması gerekiyor.

T1 ve erken evre tümörlerde başarılı sonuçların alındığı Mesane Tümörü Transüretral Rezeksiyonunun tanı aşaması için öncesinde üretrosistoskopi uygulanıyor.

Üretrosistoskopi ile kitleden ve mesanedeki kanamalı hiperemik şüpheli alanlardan biyopsi alınır. Buna bağlı olarak kanserin türü ve derecesi ortaya konulur. Daha sonra mesane tümörünün transüretral rezeksiyonuna geçilebilir.

Genel ya da epidural anestezi eşliğinde yapılan uygulamada plasmakinetik enerji ile daha kontrollü operasyon gerçekleştirilir. Daha iyi hemostaz sağlanabilir, perforasyon ve obturator sinir stimulasyonu riskleri minimuma indirilir. Ayrıca elde edilen dokularda yanma karbonizasyon daha nadir olacağı için histopatolojik tanı, tümörün derinliği bakımından daha net sonuç alınır.

KANSERLİ HÜCRENİN BOYUTUNA GÖRE İŞLEM YAPILIR

Tedavi işleminde ise kanser hücrelerinin büyümesi ve yayılmasını engellemek amacıyla tüm kanser ve altındaki mesane duvarı tek parça olarak çıkarılır. Daha büyük kanserler için aşamalı olarak; öncelikle eksofitik kanser, daha sonra altındaki mesane duvarı ve daha sonra tümör tabanı kesilip ayrı ayrı patolojiye gönderilir.

Rezeksiyon tamamlandıktan sonra tümör kenarları koterize edilir. Üretral sonda takılıp işlem tamamlanır. Çıkarılan dokular, cold-cup biyopsi ve sitoloji için alınan örnekler patolojiye gönderilir. Tümörün büyüklüğüne göre hastalar 1-2 gün sondalı kalmalıdır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.