'Dersim' tartışmasına TKP'den ilk yorum geldi

"Ancak bir kez daha görüldü ki, Türkiye’de “Dersim” sözcüğü bir tek halka yasak" diyen TKP, "Bölücü olan halkın konuştuğu dil, kentine ya da çocuklarına verdiği isimler değil, paranın saltanatının, emperyalistlerin hükmünün sürdüğü kapitalist düzendir" dedi.

Yurt Haber Merkezi

'Komünist Başkan' Fatih Mehmet Maçoğlu, belediye meclisi kararıyla belediye girişinde bulunan tabeladaki “Tunceli” yazısının kaldırılıp “Dersim” olarak değiştirilmesine ilişkin, “Bizim burada yaptığımız şey Dersim’in adını politikleştirmek değil, tersine halkın talepleri doğrultusunda o talebi yerine getirme meselesiydi” demişti. Belediyenin, tabelasının "Dersim" olarak değiştirilmesine yönelik aldığı karar, uygulanamadan valiliğin başvurusu üzerine Erzincan İdare Mahkemesi tarafından durduruldu. 

Bu durdurma kararının ardından Türkiye Komünist Partisi'nden (TKP) tartışmalara ve karara ilişkin ilk açıklama geldi.

KARALAMA KAMPANYASI
TKP Genel Merkez imzalı açıklamada, "Tunceli (Dersim) Belediye Meclisi toplantısında belediye binasına “Dersim Belediyesi” tabelasının da asılması doğrultusunda karar alınmasından sonra bir kısım medya ve bazı siyasi çevrelerce Belediye Başkanı Sayın Fatih Maçoğlu’na dönük amacı belli bir karalama kampanyası başlatılmıştır" denildi.

Ovacık Belediye Başkanlığı dönemindeki belediyecilik anlayışı ile kamuoyunda büyük bir beğeni toplayan Fatih Maçoğlu’nun 31 Mart seçimlerinde geniş bir siyasi ittifakın temsilcisi olarak Türkiye Komünist Partisi’nden belediye başkan adayı olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, "Söz konusu ittifak, neredeyse insanların tamamının kendisini Dersimli olarak adlandırdığı bir kentte halkın çıkarları doğrultusunda bir yerel yönetim pratiği yaratmak için görev üstlenmiştir" ifadelerini kullanıldı. 

'BİR TEK HALKA YASAK'
"Ancak bir kez daha görüldü ki, Türkiye’de “Dersim” sözcüğü bir tek halka yasak" diyen TKP, "Bölücü olan halkın konuştuğu dil, kentine ya da çocuklarına verdiği isimler değil, paranın saltanatının, emperyalistlerin hükmünün sürdüğü kapitalist düzendir" dedi.

Açıklamanın devamı şu şekilde:

Tüm kaynakları tüketip, ciddi bir borç yükü bırakan kayyumdan devralınan bir belediyede bu görev için tek bir saati bile en iyi şekilde değerlendirmek gerekiyorken Türkiye Komünist Partisi açısından tabelanın değiştirilmesinin gündeme gelmesi yersiz olmuştur. Türkiye Komünist Partisi için Dersim'de gerçekleştirilmeye çalışılan belediyecilik deneyimini değerli ve önemli kılan ve kılacak olan para babalarının değil emekçilerin çıkarlarını gözeten, tüm Türkiye'de halkçı bir belediyeciliğin mümkün olduğuna dair umudu büyüten, emekçileri birleştiren adımlar atılmasıdır. TKP’nin ilgilendiği budur.

Türkiye Komünist Partisi, halktan ve emekten yana belediyecilik örneklerini çoğaltmak ve güçlendirmek için oluşturulan bir ittifakın kimlik siyaseti ekseninde rekabete sürüklenip başarısızlığa uğramaması için çaba harcarken, ittifakı oluşturan güçlerin birlikte hareket etme ve karar alma yeteneğinin gelişmesi için de üzerine düşeni yapacaktır. 

Bununla birlikte, değişiklik önerisinin halkın büyük çoğunluğunun iradesini yansıttığı ve kent açısından yeni bir durum, sürpriz bir “ilk” anlamına gelmediği ortadadır. Kayyum atanmadan önce Belediye binasında Dersim ibaresi yer alıyordu, bir devlet okuluna Dersim adı verilmişti.

Ancak bir kez daha görüldü ki, Türkiye’de “Dersim” sözcüğü bir tek halka yasak. Devlet kurumları dilediklerinde Dersim adını kullanacak, Cumhurbaşkanı istediği zaman Dersim diyecek, başka siyasi partiler kente geldiklerinde yurttaşlara “Dersimliler” diye hitap edecek ama halka bu sözcük yasaklanacak! Bunun anlaşılır bir tarafı bulunmamaktadır.

Dersimlilere “bu ismi kullanmayacaksınız” dayatmasının bir temeli bulunmadığı gibi Dersim sözcüğünün bölücülüğü simgelediği iddiası açık bir bilgisizliğin ürünüdür. Siyasi iktidarın ve destekçilerinin bu konuyu neden dillerine doladığı bellidir. Ülkeyi orta çağ karanlığına götüren Osmanlıcı bir zihniyetin ve onun dizinin dibinden ayrılmayanların Cumhuriyetçilik dersi vermeye kalkması trajikomik bu durumdur. 

Türkiye’de asıl bölücülük tarihle, kültürle, dille oynamaktır. Ülkemizin dört bir yanında binlerce yerleşimin adı onlarca medeniyetin izini taşıyarak bugüne gelmiştir. Bunlarla uğraşmak yerine memleketin emperyalizmin, uluslararası tekellerin, piyasacı terörün, yobazlığın kuşatmasından nasıl kurtulacağına kafa yoralım.Tüm yurttaşlarımızı bu ülkeye atılan en büyük kazıklardan birinin oylandığı 2010 Anayasa referandumunda yüzde 81 gibi bir oyla “Hayır” diyen, yüz akı bir kenti anlamaya çağırıyoruz.

Bölücü olan halkın konuştuğu dil, kentine ya da çocuklarına verdiği isimler değil, paranın saltanatının, emperyalistlerin hükmünün sürdüğü kapitalist düzendir. 

TKP olarak bir kez daha hatırlatıyoruz: Emekçi halkın gerçek ve kalıcı birliğinin garantisi halkçı, devrimci, komünist siyasetçilerdir. Petrol kuyuları ve cephanelikler çevresinde birleşen düzen siyasetçileri ve emperyalistler değil."

Güncel Haberleri

Depozito Sisteminde Kritik Değişiklik: Yeni Teşvik Bedeli Belli Oldu
İstanbul'da Çekirge İstilası İddiaları Gerçek mi? 'Onlar Bizim Dostumuz'
Köyde yaşayan Özlem Tekin’in kapısını 94 milyon TL'lik teklifle çaldılar
Ahbap operasyonu: Ece Üner, Fatih Portakal, Feyza Altun, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter ifadeye çağrıldı
Ankara'da eğitim helikopteri düştü: Yaralılar var