Yürüyüşün getireceği sonuçları Yurt yazarı Süleyman Kılıç'a değerlendiren Özgür Özel, "Öncelikle fikri tuzağa düşmemek gerekiyor. Yürüyüşten sonra en yanlış soru 'ee yürüdük de ne oldu?'... 15 yıllık dönemde denokrasiyi geriletmiş, baskıyı arttırmış bir iktidar var. Yürüyüşün başlangıç sebebi ve sonuç hedefinden bağımsız, yürüyüşün kendisi son derece değerli. Bu yüzden bu yürüyüşün gerçekleşmesiyle beraber hem adalet arayanlar hem de Türkiye çok şey kazanmıştır" dedi.
HAYIR'IN BİLEŞENLERİ BURADA
Gandi'yi hatırlatarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı yürüyüşün iyi bir sonuç doğuracağına değinen Özel, "Gandi tuz kartellerine karşı yürüyüş başlatmıştı, bu Hindistan'ın bağımsızlığı sonucunu doğurmuştu ve bugün baktığımızda dünyanın farklı coğrafyalarını çok ilgilendirmiyor ama o yürüyüşün kendisi bugün bize bile ilham olmuştur. Bu yürüyüş 'hayır nasıl birarada duracak, hayır parçalanır, hayır bir daha biraraya gelemez' diyenlere karşı verdiği cevapla dahi çok kıymetlidir. Hayırın bütün bileşenleri buradadır. Hayır burada kuvvetlenerek yürüyor. Çok farklı siyasi görüşleriniz olabilir ama adalet arayışında birleşiyorsanız bu ortak bir adımdır. Son yapılan kamuoyu araştırmalarında Türkiye'de adalete güven yüzde 17'dir.
Bu oran, iktidar partisinin aldığı oyun üçte biri kadar. Bu sonuç referandumda evet demiş her üç kişiden ikisinin adalet olmadığına inandığını gösterir. Biz burada sadece hayırcılar değil, bunun üzerine çok şey koyarak yürüyoruz. Günde onlarca kişi bize gelip 'ben evetciyim ama sizinle beraberim' diyor. Bu bizi çok mutlu ediyor. Kocaeli'nde yoğun protestolar olur beklentisi vardı kamuoyunda. Bin kişiden 999'u alkış yaparken bir tanesinin farklı bir simge yaptığını gördük. Ancak rabia işareti yapanların dahi otobüsten gelen selamlama anonslarına ve Genel Başkanın sıcak tebessümüne kayıtsız kalamadıkları ortada" şeklinde konuştu.
'KİMSE SARAYINDA RAHAT OTURMASIN'
Pazar günü gerçekleşecek büyük Adalet Mitingine dair açıklamalar da yapan CHP'li Özel, "Bize tepki gösterenler açısından biz bugün adaletteki zaafiyeti protesto ediyoruz. Protesto bir hak, o insanların da bizi protesto etmesi bir hak. Bizi protesto etmek isteyenlerle, provokatörleri birbirinden ayırmak zorundayız. Küfür, fiziki saldırı, hakaret olmadıktan sonra her türlü protestoyu bizim de anlayışla karşılamamız gerekiyor. Genel Başkan yürüşü tamamladığında dünyanın süre olarak, katılımcı olarak en uzun yürüyüşü tamamlanmış olacak. Gandinin yürüdüğünden bir gün, 60 kilometre ve Gandi'nin yürüdüğünün binlerce fazla katılımcısı olan bir yürüyüş olacak. Cumartesi 840 bin adım atarken hem Gandi'yi hürmetle saygıyla anacağız hem de 2017 yılında böyle bir direniş göstermenin mutluluğnu yaşayacağız.
Pazar günü Genel Başkan kürsüye ulaşacak ve bu kürsüde bir Adalet Manifestosu açıklayacak. Ardından da kendisi aktif ama mesajı pasif direniş olan ve karşı tarafı çaresiz bırakan bir eylemle devam etmeyi düşünüyoruz. Bunu hep beraber tartışıyoruz. Bugün MYK yaptık, önümüzdeki günlerde il başkanları toplantısı yapılacak ve bu sürecin sonunda nasıl bir aktivite olacağı konusunda hep birlikte karar vereceğiz. Bundan sonra kimse sarayında rahat oturmasın, mühürsüz referandumla değiştirdikleri anayasa yürülüktedir ama meşru değildir. Bu meşrutiyet krizini en fazla derinleştiren ise milyonlarca insanın aktığı Adalet Yürüyüşü'dür" dedi.
'KILIÇDAROĞLU ONLARIN KİMYALARINI BOZDU'
Mitinge bir milyonun üzerinde bir katılım beklediklerini açıklayan Özgür Özel, "Tam rakamı o gün göreceğiz ama Genel Başkan öyle bir iş yaptı ki duruduramıyorlar, kimyaları bozuldu. Sayın Genel Başkanının attığı her adım AKP'nin kimyasını bozuyor ve onları kendi çaresizliğiyle baş başa bırakıyor.Bu yüzden de bu eyleme karşı küfüre sarılmalarını normal karşılıyoruz.
'BAŞBAKAN DERDİNE YANSIN'
Sayın Binali Yıldırm tasfiye sürecinde bir Başbakan'dır. Kendi makamını tasfiye etmektedir. Tasfiye sürecindeki bir Başbakanın hezeyanlarından ve hakaretlerinden bizim alacağımız bir şey yok. Biz önümüze dökülen gülleri, alkışları ve Adalet ve Kalkınma Partisinden insalardan desteği görüyoruz. Sayın Başbakan kendi derdine yansın.
YURT'A ANLAMLI TEŞEKKÜR
Yurt ailesi Güvenpark'tan beri yanımızda. Hem de otobüs tepesinde değil, bizzat muhabirleriyle beraber bizimle birlikte yürüyorlar. Onlarda basın tarihine geçecek bir iş yapıyorlar. Yurt ailesini kendimizden, aileden bir parça olarak görüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'ni halkın habercilerinden ayırmak mümkün değil. Yurt Gazetesi, majestelerinin basını olmaktan ziyade halkın basını olmayı tercih etmiş bir aile. Sahiplerinden yöneticilerine, kameramanlarına ve muhabirlerine teşekkürlerimizi sunuyorum" diye konuştu.