Ataerkil ve de cinsiyetçi ifadelerden hazzetmem lâkin değerlendirme için mâlum sıfatı kullanmak şart oldu. Evet; bir kez daha hakem kararları nedeniyle babası belirsiz bir maç izledik. Hangi maçı kastettiğimi yazmama gerek yok zira her iki maçtan birinde sonucu etkileyen hakem kararları oluyor, maçların yarısında oyunun durması sorununa filan sıra gelmiyor.

 Kupa derbisinin ilk yarısında 23 dakika top oynanmış, 22 dakika oyun durmuş. Sahaya çakmak, taş, vb yağmış; lümpen Şenol, rakip topçuyu çenesinden kavramış, rakip yöneticinin kafası yarılmış, Beşiktaş montlu kabadayılar soyunma odası koridorlarında korku salmış, seyirciler sahaya girmiş. Yaratılmaya çalışan “Efendi Beşiktaş” imajı yerle bir olmuş.

 Ligin sondan beşinci haftasında Kızgın Arena’da yine BJK – FB maçı var. Görünen o ki 30 Nisan’da Beşiktaş’ın şampiyonluk için rakibi yalnızca Başakşehir kalacak. Diyelim ki FB yenerse şampiyon Başakşehir olacak… Fenerbahçe gol atarsa ne olur? Maça taşla girebilen taraftar bıçakla da girebilir… Zaten bıçak şart değil; geçen yıl seyirci sahada hakem dövdü, üstünü kapattık ama bu defa yere yatırılıp yumruklanan RVP, Sow ya da Lens olursa? O zaman mı hak edilen cezalar verilecek?

Hakemin hatayı hata ile düzeltmesine eyyam diyoruz peki topyekün bir camianın seyircisiyle ve koridor kabadayıları ile hesap sorması nedir? O kabadayılar eşliğinde Marcelo, Skrtel’e kafa atmış deniyor. Soyunma koridorlarında adil bir dövüş ortamı mı isteyelim? Fenerbahçe’nin şampiyonluk iddiası hiç kalmazsa muhtemeldir ki yabancı oyuncular bir hafta önceden cezalı olmaya çalışacaklar. Ben olsam gitmem.

 Federasyon başkanı Beşiktaşlı, üstelik Beşiktaş’tan alacaklı; sezon boyunca yalnızca iki kez hakem hatalarına maruz kaldılar. Biri 3-0 sonrasında verilen komik penaltı, diğeri kupadan elenmek… Mühim dönüm noktalarında yine Atiba ya da Quaresma atılmayacaktır hissi doğuyor. Galatasaray ya da Başakşehir deplasmanlarının en az birine Beşiktaşlı olduğu bilinen ve bunu apaçık belli etmiş olan Mete Kalkavan atanırsa artık hiç kimseden çekinilmiyor demektir.

“Rasim Ozan’ın mealen “saray desteği var o yüzden dokunulamaz” dediği federasyon başkanına olan 100 milyonluk borcu diğer kulüpler bir araya gelip ödese her şey düzelir mi biraz olsun?” diye düşünmeden edemiyor insan…

Yahu değil bu sezon, gelecek sezon da şampiyon Beşiktaş olur diyen birisi olarak nedir bu yazdıkların denebilir… Ben öngörümde haksız çıktım sayın okurlar. Kadro kalitesi anlamında haklıydım ama Beşiktaş büyük maçlardan yalnızca deplasmandaki Napoli maçını büyük şansla alabildi. Şenol Güneş’in dizilimi ve kadro kalitesi küçük takımlara ağır geliyor fakat ne zamanki oyun içinde oyun, taktik plan lazım; Beşiktaş zırvalıyor! Bu gerçeğe ilk Kiev maçından sonra dikkati çekmiştim, “Beşiktaş, Güneş’i aştı” yazımda. Hakem hatalarından herkes kadar etkilenseydi Beşiktaş, şu an belki de üçüncüydü…

 

NOT: Büyük sürprizlere karşın 5,72 oranlı banko kuponumuz gelmiştir. Teşekkür edenlere ben de buradan teşekkür sunayım, kıymeti bilinmek güzel…

          

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.