Belediyeler, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre bütçelerini yapmaktadırlar. Bütçe yapılırken gelir kalemleri ve miktarı kadar gelir kaynaklarının usulüne uygun ve verimli bir şekilde kullanılmaması nedeniyle; giderleri gelirlerinden daha yüksek olduğundan; belediyelerin neredeyse tamamına yakını borçlu durumdadır. Borçlarını az göstermek için yeni muhasebe sisteminde muhasebe tekniğinin verdiği imkanla mükerrer gelir yazarak borçlarını daha az göstermektedirler. Bu son derece yanlış muhasebeleştirme tekniklerinden biran önce belediyelerin vazgeçmesi gerekmektedir.

Halbuki; yerel yönetimlerin öz vergileri incelendiğinde yerel yönetimler yalnızca İlan ve Reklam Vergisi ile Eğlence Vergisi için (biletle girilmesi zorunlu olmayan yerler için) kanunda alt ve üst sınırları belirlenen tarife çerçevesinde verginin belirlenmesinde takdir hakkına sahiptir. Yerel yönetimler mali özerkliklerinin bir gereği olarak kanunda belirlenen alt ve üst sınırlar çerçevesinde tahsil ettikleri öz vergilerin oranlarını da belirleyebilme yetkisine sahip olmalıdır.

Bu konuda Anayasa’nın 73. maddesinde yapılacak bir değişiklikle kanunda sınırı belirlenmek koşuluyla yerel yönetimlere yetki tanınabilir.

Türkiye genelinde ; 2380 sayılı Kanuna göre yerel yönetim birimlerinden büyükşehir belediyelerine, belediyelere ve il özel idarelerine Kanunla belirlenen oranlarda genel bütçe gelirlerinden pay ayrılmaktadır. Ayrılan pay İller Bankası tarafından nüfus kriteri esas alınarak bu payları belediyelere ve il özel idarelerine dağıtılmaktadır.

İller Bankası tarafından nüfus kriteri esas alınarak belediyelere ve il özel idarelerine dağıtılan payın; Sadece nüfusun kriter olarak kullanılması önemli sorunlara yol açmaktadır. Nüfusa dayalı çağdışı bir merkezi idareden pay aktarma sistemiyle belediyelere pay aktarılıyor olması son derece hatalı bir uygulama yıllardır devam etmektedir. Pay ayrılmasında nüfus elbette bir kriterdir ve önemli bir kriterdir ama bu kriterin yanı sıra gece nüfusu gündüz nüfusu, yaz nüfusu kış nüfusu, gelirin elde edildiği yer, sosyolojik ve coğrafik öncelikler, Coğrafik büyüklük, imkanlar ve sıkıntılar, sanayi ve turizm özellikleri gibi çok sayıda değişken dikkate alınarak bir pay hesabı yapılmalı ve mutlak surette yerel yönetimlerin merkezi yönetim bütçesinden aldıkları pay artırılmalıdır. Ayrıca pay hesabı sadeleştirilmeli herkesin hesaplayacağı bir yöntemle saydam ve hesap verilebilirlik ilkelerine uygun bir şekilde hesaplanmalıdır. Bunların yanı sıra pay hesabına dahil olmayan merkezi hükümet gelirleri pay hesabına dahil edilmelidir.

Bunlar yapılacak olursa belediyelerin bugün aldıkları merkezi hükümet payı 3-4 katına çıkacak ve kanunlarla ortaya konulan işleri gerçekleştirecek adil bir gelir yapısı oluşacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.