Türkiye sadece ekonomik değil, siyasi olarak da tüm dünyanın dikkatini çeken olaylara imza atıyor. Önceki gece yaptıkları haber nedeniyle “terör örgütü” gerekçesiyle gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı. Ertesi gün de Ankara’da Dündar ve Gül’ün tutuklanmasını protesto edenlere polis biber gazıyla müdahale etti. Artık bu ülkede hükümetin ya da cumhurbaşkanlığının hoşuna gitmeyen her haberin muhabiri, editörü, gazetenin yayın yönetmeni “terör örgütü” gerekçesiyle tutuklanabilir, kısaca hiçbirimiz güvende değiliz. 

Ekonomi penceresinden baktığımızda da iş çevreleri hükümetin yeni programını tartışıyor, beğenilerini iletiyor. Biraz arşiv çalışması yaparsanız, ilk Davutoğlu hükümetinin programından pek bir farkının olmadığı görülecektir. Zaten ülkenin sorunları, yapması gerekenler belli, Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Önemli olan bu programın gerçekleşebilme yüzdesi. Daha önceki programları açıp bugün hangilerinin yapıldığına bakalım, köprü ve otoyol dışında birşey göremeyiz. En büyük rant kapılarından biri olan kentsel dönüşüm projelerini de bu listeye eklememiz şart!

Ancak en büyük sorun, hem siyasi hem ekonomik hem de askeri anlamda Rusya ile yaşadığımız kriz. Dünkü açıklamalar gösteriyor ki bu iş öyle kısa sürede çözümlenebilecek gibi değil. Rusya arka arkaya açıklamalar yapıp aldığı ya da alacağı ekonomik yaptırım kararlarını paylaşıyor. Hala 39 Türk işadamı havalimanında tutuluyor. Sınır kapılarından Türkiye’den gelen mallar geri çevriliyor. Birkaç gündür ekonomi sayfalarımızda “bir uçakla” başlayan bu krizin ekonomiye yansımalarını okuyorsunuz. 

Rusya, Türkiye’nin en önemli ekonomik partnerleri arasında yer alıyor. Çok farklı sektörlerde ithalat-ihracatın yanı sıra turizm, inşaat, sağlık gibi alanlarda önemli işbirlikleri var. Bu krizin her sektöre yansıması farklı olacak, kimi sıkıntıyı çok erken hissederken bazılarında zamana yayılacak. Ancak hiç kuşku yok ki en çok etkilenen yer Antalya... Hatta etkileri görülmeye bile başlandı. Türkiye, Rusya’ya 1.68 milyar dolarlık gıda satıyor, bunun da önemli bir kısmı Antalya’dan gidiyor. Antalya halinde şu anda tüm işler durmuş halde. Sadece Antalya değil, Marmaris, Fethiye gibi ilçelerde de aynı durumda. Rusya’ya gıda ihracatı yapan şirketler, “Bu iş ne kadar sürecek” sorusuna yanıt arıyor. Ellerindeki malları bir an önce satmak zorundalar çünkü adı üzerinde taze gıda işiyle uğraşıyorlar. 

Antalya’yı zorlayacak bir diğer konu ise turizm. Son yıllarda ziyaretçi sayısı sıralamasında Almanya’yı geçerek birinci sıraya yerleşen Rus turistler, yöneticilerinin çağrısına uyup Türkiye’ye gelmezlerse Antalya’nın en önemli gelir kalemlerinden birinde ciddi kayıplar yaşanacak. 

Yeni hükümette Dış İşleri Bakanı olan Mevlüt Çavuşoğlu bildiğiniz üzere Antalyalı... Hemşehrilerine ne diyecek, sorunun ne zaman çözüleceğini, nasıl çözüleceğini nasıl anlatacak merak ediyoruz...

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.