HÜKÜMET, enflasyon hedefini yüzde 13 olarak açıkladığı gün, elektrik ve doğal gaza ciddi oranda zam yaptı. Hanelere yapılan zam az gibi görünse de sanayiye yapılan zam kısa vadede diğer tüketim maddelerine zam olarak yansıyacak. 1 Ağustos’tan itibaren geçerli olmak üzere yapılan yüzde 9’luk artışla 230 kilovatsaatlik asgari elektrik tüketimi olan bir ailenin aylık faturası 116 liraya çıktı. Yani yılın başından 95 lira ödeyen bir aboneye ek maliyeti 21 lira oldu.

Çiftçiler ve sanayi aboneleri için durum daha da vahim. Ağustosta yapılan yüzde 14’lük zam, yılbaşından bu yana kümülatif olarak yüzde 27’ye dayandı. Elektriğe zam olur da doğal gaza olmaz mı? Ona da konutlarda yüzde 9, büyük işletmelerde ise yüzde 14 zam yapıldı.

Esas şaşırtıcı olan ise devletin bir zamanlar teşvik ettiği doğal gaz çevrim santrallerine yapılan zam oldu. BOTAŞ, doğal gazdan elektrik üreten santrallerin satın aldığı bin metreküp gazın satış fiyatını bin 312 lira 20 kuruş olarak açıkladı, artış oranı yüzde 49,5…

Türkiye’de irili ufaklı 227 tane doğal gazdan elektrik üreten santral var, bunların kapasitesi ise 27 bin megavatı geçmiş durumda. Bu santraller Türkiye’de tüketilen elektriğin yüzde 27’sini üretiyor. Türkiye’de bir yılda kullanılan doğal gazın da yaklaşık yüzde 25’i bu santraller tarafından kullanılıyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun rakamlarına göre, 2017 yılında 53 milyar 484 milyon metreküp doğal gaz tüketildi ve Türkiye’nin 2017 yılı doğal gaz ithalatı 55 milyar 250 milyon metreküpe denk geldi.

Neden gerek duyuldu?

Peki, hükümet böyle bir karara neden gerek duydu? Çünkü artık neredeyse her köşe başında bulunan doğal gaz çevrim santralleri uzun yıllardır BOTAŞ’tan gazı ucuza alıyordu. Yani BOTAŞ, doğal gazı pahalı alıyor ve bu santrallere ucuza satarak sübvansiyon sağlıyordu. Artık bıçak kemiğe dayandı, doların 5 lirayı geçmesiyle birlikte kamu, bu yükü kaldıramayacağını anladı ve yüzde 50 zam kararı aldı.

Şimdi ne olacak?

Doğal gaz santralleri pahalı elektrik üretip ucuza satmaya finansal olarak dayanamayacağı için üretim kapasitesini düşürecek, hatta kapısına kilit vuranlar bile olabilir. Burada daha ciddi bir tehlike ortaya çıkacak. Kuraklık nedeniyle barajlar da beklenen elektriği üretemiyor. Ne olacak bu durumda? Sık sık elektrik kesintileri yaşayacağız, serbest piyasada elektrik fiyatları artacak. Enerji bürokrasisi de ortaya çıkan ek maliyeti tüketiciye yansıtacak, zaten yılın ilk aylarında elektrik fiyatlarının aylık olarak gözden geçirilmesi kararı da bu yüzden alınmıştı. Okuyanlar anımsayacaktır “artık her ay elektrik zammına hazır olun” diye uyarmıştık bu köşeden…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hakan 2018-08-08 00:45:50

tüketmeden üretim olmaz oki toki,,,,zamsa zam napalim bunlar gecici seyler,,,,kemer sikacaksin,,,,yeri geldiginde löpür löpür götürüyorsun,,,,,,devletimiz savasta suan,,,,,yaptirimlar saldirilar,,,bunlara katlanacagiz,,,,,iki günde mum Yak yani nolmus,,,,,,,,