Londra Merkezli The Economist'ten, Filistin Devleti'ne 'Destek'

ABD Başkanı Donald Trump ilk yurt dışı ziyaretine çıktı. Londra Merkezli The Economist Dergisi, bu ziyaret öncesi Facebook ve Twitter’ daki kapak fotoğraflarını Davut Yıldızı’na, Filistin Bayrağı renginde kilit asılı olarak gösteren bir görsel ile değiştirdi. Dergi Jon Berkeley imzalı ‘İsrail' in neden bir Filistin Devletine ihtiyacı var?’ başlığı ile bir makale yayınladı. Makalede, 'Bir Filistin Devleti, İsrail'in varlığını tehdit etmemektedir. Aslında böyle bir devlet, İsrail için hayati önem taşımaktadır' denildi.  

Londra Merkezli The Economist'ten, Filistin Devleti'ne 'Destek'

ABD Başkanı Donald Trump ilk yurt dışı ziyaretine çıktı. Londra Merkezli The Economist Dergisi, bu ziyaret öncesi Facebook ve Twitter’ daki kapak fotoğraflarını Davut Yıldızı’na, Filistin Bayrağı renginde kilit asılı olarak gösteren bir görsel ile değiştirdi. Dergi Jon Berkeley imzalı ‘İsrail' in neden bir Filistin Devletine ihtiyacı var?’ başlığı ile bir makale yayınladı. Makalede, 'Bir Filistin Devleti, İsrail'in varlığını tehdit etmemektedir. Aslında böyle bir devlet, İsrail için hayati önem taşımaktadır' denildi.  

20 Mayıs 2017 Cumartesi 21:21
3800 Okunma
Londra Merkezli The Economist'ten, Filistin Devleti'ne 'Destek'

Yurt Gazetesi-Cihan Özdemir

İlk uğrak yeri bugün Suudi Arabistan olan Trump’ın, 22 Mayıs’ta İsrail’e geçerek Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin ve Başbakan Netanyahu ile görüşmesi ve ardından işgal altındaki Batı Şeria’nın Beytullahim kentine geçerek Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile bir araya gelmesi bekleniyor. Trump’ın ilk yurt dışı seyahatinin son ayağı Vatikan olacak.


 
The Economist'ten, Filistin Devleti'ne 'destek'
 

Kısa sürede dünya genelinde on binlerce paylaşım alarak gündeme oturan makalenin satırbaşları şöyle;
İsrail'in "geçici" işgali yarım asır boyunca sürdü... Bir Filistin devleti çoktan gecikti... İsrail, buna direnmek yerine, gelecekte komşusu olacak Filistin'in kurulması için öncü olmalıdır. Bunun başlıca nedeni kendi demokrasisini korumaktır...
Barış için belki de beklenmedik bir fırsat var. Donald Trump 'nihai anlaşma'yı sağlamak istiyor ve yurt dışına ilk ziyareti sırasında 22 Mayıs'ta Kutsal Toprakları ziyaret ederek İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşecek. Trump, haklı olarak İsrail'i yerleşim inşasını durdurmaya çağırdı. İsrail ise Amerikan büyükelçiliğini Kudüs'e taşımaya sözünü tutmasını istiyor.

Filistin'i tanıyın ve Kudüs'te ikinci bir elçilik açarak Filistin ile görüşmeye başlayın.
 
Makalede barış ikliminin dezavantajlarına da değinen Berkeley, Trump hakkındaki skandalların ilgisini dağıtabileceğine, Netanyahu'nun iktidarı kaybedebileceğine, Abbas'ın yaşına (82), iki taraftaki aşırılık yanlılarına ve Filistin'in bölünmüş olduğu iddiasına atıfta bulunarak, 'Filistin zayıf ve bölünmüş durumda, anlaşma yapamayabilirler. Sayın Abbas, ılımlı olmasına rağmen popüler değil ve Gazze'yi rakibi Hamas'a kaybetti. Ya Hamas, Batı Şeria'yı da ele geçirirse? Tüm bunlar tehlikeli bir rahatlama yaratır, çözülemesede çatışma süresiz olarak yönetilebilir. Fakat Filistinlilerin asla bitmeyen duruşu, İsrail'in yurtdışındaki duruşunu bozar ve demokrasisine zarar verir. İktidar politikaları, etnik-dini şovenizme dönüyor ve insan hakları grupları dahil Arap ve Yahudi solcuları marjinalize etmeye çalışıyor. Ama İsrail bu politikalar ile , 'İsrail Toprakları'nı elinde tutamaz, Yahudi kimliğini ağırlıklı olarak koruyamaz ve uygun bir demokrasi olarak kalamaz' dedi.
 
Eğer Abbas'ın, Filistin’deki otoritesi zayıfsa 'destek' verilmesi gerektiğini belirten Berkeley, Britanya dönemi Filistin politikalarına ve 1967 sınırlarına atıfta bulunarak, İsrail'in 'güvenilirliğini tekrar kazanması’ için, 'Filistinlilerin özgürce hareket etmelerine ve serbest pazara izin vermelidir. Tüm yerleşim yerlerini en azından güvenlik duvarı ötesinde gönüllü olarak durdurmalıdır.' ifadelerini kullandı.
 
Berkeley, Filistin'in doğuşunun aslında İsrail gibi ‘güçlü’ bir devletin 1967’deki ‘başarısının’ tamamlanması için ‘hayati bir öneme’ sahip olduğunu vurguladı.
 
Trump’tan Netanyahu’ya ‘Ağlama Duvarı’ şoku
 
ABD Başkanı, İsrail işgali altındaki Kudüs’te bulunan Burak Duvarı’na (Ağlama Duvarı) ziyaretinde, bölgenin İsrail’e ait olmadığı gerekçesiyle yanında Başbakan Netanyahu’yu istemedi.
 
Vatan Gazetesi'nin İsrail medyasını kaynak göstererek yaptığı habere göre, Trump’ın İsrail’e gidişi öncesi ABD’li ve İsrailli yetkililer ayrıntıları konuşmak için Burak Duvarı’nı birlikte ziyaret etti. İsrail ekibi Başbakan Netanyahu’nun da Trump’a Ağlama Duvarı’nda eşlik etmesini istedi. Ancak ABD’li yetkililer, İsraillilerin bu talebini reddetti. ABD ekibinden bir yetkili İsraillilere, “Siz neden bahsediyorsunuz, bu sizi ilgilendirmez. Burası sizin sorumluluğunuz da bile değil. Sizin bölgeniz değil. Burası Batı Şeria’nın bir parçası” dedi. İsrail tarafının bu çıkış karşısında büyük şok yaşadığı ve ABD’li yetkililer ile Beyaz Saray’dan açıklama istediği ifade edildi. Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster ise gazetecilere yaptığı açıklamada, Burak Duvarı’nın (Ağlama Duvarı) nerede olduğuna dair sorulara yanıt vermekten kaçındı.
 
Elçiliğin Kudüs’e taşınmasından vaz mı geçildi?
 
Trump’ın daha önce seçim sürecinde öne çıkardığı ve tartışma oluşturan, Tel-Aviv’deki ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma planından da şimdilik vazgeçtiğini belirtiliyor. Reuters’a isminin gizli kalması koşuluyla konuşan üst düzey Amerikalı yetkili, elçiliğin Kudüs’e taşınma kararının Filistin meselesinin çözümü için engel teşkil edebileceğini açıkladı. Kararda ABD Dışişleri Bakanlığı, Pentagon ve istihbarat servislerinin uyarısının etkili olduğu belirtildi.
 
‘Barışın, herkesin umduğundan daha erken tesis edilmesini umuyorum’
 
Israel HaYom gazetesine konuşan Trump, 'Elçiliğin Kudüs'e taşınması' ve 'Ağlama Duvarı ziyareti' hakkındaki sorulara 'daha sonra konuşuruz' dedi.
 
Trump, 'İsrail-Filistin barışının sağlanmasına ilişkin büyük imkanların olduğuna inanıyorum. Ben İsrail halkını seviyorum. Nihai anlamda İsrail ile Filistin halkları arasında barışın sağlanması için büyük bir ciddiyetle çalışıyorum. Barışın, herkesin umduğundan daha erken tesis edilmesini umuyorum.' ifadelerini kullandı.
 
Doğu Kudüs ve Batı Şeria, 1967'den bu yana İsrail tarafından işgal altında tutuluyor. İşgal altındaki Doğu Kudüs'te 200 bini aşkın, Batı Şeria'da ise yarım milyona yakın Yahudi yerleşimci bulunuyor. Uluslararası hukuka göre buralardaki tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.
 
İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail'in, 1967 sınırlarını ve Yahudi yerleşim birimleri inşasına son vermeyi kabul etmemesi nedeniyle Nisan 2014'te durmuştu.
 
Dış İşleri Bakanlığımızın resmi internet sitesindeki ‘Türkiye - Filistin Siyasi İlişkileri’ başlığı altında konu ile ilgili olarak ‘Ülkemiz, İsrail-Filistin ihtilafının ilgili BM kararları çerçevesinde (242, 338, 1397 ve 1515), Yol Haritası ve Arap Barış Girişimi zemininde oluşturulacak, tanınmış sınırlar içinde yanyana yaşayacak iki devletli çözüm vizyonunu ve bu çerçevede Doğu Kudüs’ün, 1967 sınırları temelinde oluşturulacak bağımsız ve egemen Filistin Devleti’nin başkenti olmasını desteklemektedir. ‘ ifadeleri yer almaktadır.
 


Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 20.05.2017 21:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.