Referandum heyecanında geriye sayım başladı.

Genel kurul görüşmeleri malum stresli geçmişti ve görüşmeler boyunca tansiyon yüksekti.

Heyecandan hop oturup, hop kalkmıştık. Son ana kadar MHP'den ulusal bir tavır beklenmişti ancak olmadı.

Milletin ferasetine güvenerek referandumda “HAYIR” çıkacak inancıyla doğru bilinenlerin halka anlatılması için başta CHP olmak üzere siyasi partiler ve Sivil Toplum Kuruluşları tarafından planlar hazırlandı.

Ne var ki karşımızda tarafsızlığı yok sayarak kamu olanaklarını sonuna kadar kullanmaya kararlı olan bir iktidar var.

Görünen o ki iş hiçte kolay değildi.
Her ilde gün aşırı mitingler düzenlenemezdi.

Diyelim ki düzenlendi.

Valilere genelge yazdırılıp kamu çalışanları zorla mitinge gönderilemezdi.
Diyelim ki gönderildi, o mitingin masrafları karşılanamazdı.
Diyelim ki, zor ama karşılandı, evet tercihinde bulunma ihtimali olan yurttaşların bir araya getirilmesi zordu.
Diyelim ki bir araya getirildiler, onlara bu referandum geçerse ülkenin "tek adama teslim edileceğini" anlatmak zorlu bir mücadeleydi.
Diyelim ki anlatıldı, ikna olmayabilirlerdi.
Diyelim ki ikna oldular, yandaş kanallar, gazeteler bunları haber yapmazlardı.
Diyelim ki yaptılar, canlı yayına geçmezlerdi.
Diyelim ki geçtiler saatlerce vermezlerdi.
Diyelim ki verdiler, yorumcuları tartışma programlarında söylenenleri savunmazlardı.

Diyelim ki savundular, izleyici dikkatle dinlemeyebilirdi.

Ama şimdi öyle mi? 

“Hayır” diyenlerin kapı kapı dolaşıp anlatmaya çalıştığı, hatta AKP seçmenine ulaşmaya çalıştığı gerçekleri sağ olsun Cumhurbaşkanı Erdoğan kamu imkânlarını sonuna kadar kullanarak, il il dolaşarak bizzat halka anlatıyor.
Gittiği yerlerde toplanan kalabalığa "Gücü tek adamda toplayacağız" diyor.
Her şeyi tek adam yapacak, yatırımdan, merkez bankasına kadar hiç bir kuruma danışmadan "hoop" diye yapacağız, diyor.
18 yaşında milletvekili olanlar bey gibi yaşayacak, 18 bin TL maaş alacak, askerlikte yaptırmayacağız, diyor.
Tarafsızlıkta neymiş, ben taraflıyım diyor.

Yargı bağımsız olacak diyor.

Uzun lafın kısası, referandumda milletin ferasetini ortaya çıkarmak için ne anlatılacaksa birinci ağızdan anlatıyor.

Böylelikle referandumda ‘Hayır’cıların işini de kolaylaştırmış oluyor.

Buradaki tek sorun, bu mitinglere gelenlerin bir parça akıl ve vicdan sahibi olması veya olmaması.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kadar anlatıp dil döktükten sonra hala anlatamıyorsa bu artık onların sorunu demektir.

Dua edelim de, Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı bu mitinglerden ve mitinglerdeki söylemlerinden vazgeçmesin.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.