Karpatlar’ın Maradonası “Hagi”nin kırık Türkçesi ile dile getirdiği özdeyişinde söylediği üzere: “Göt oturmak için, kafa düşünmek içindir.” Milli takım teknik direktörü olarak Şenol Güneş’in peşinden koşulması ülkenin sahip olduğu yerli teknik direktör havuzu düşünüldüğünde mantıklı duruyor.

Zira hücum oynatan, insiyatif futbolu oynatabilecek yürekteki hoca sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor; alayının yarısı kontracı yarısı defansçı.

Şenol Güneş kalitesinin epsilon boşluğuna yanaşan Abdullah Avcı’ya gidecektir federasyon ama onun da olumlu yanıt vereceğini sanmıyorum.

Birçok açıdan olduğu gibi antrenör havuzu olarak da kötüyüz son kertede.

Her yer karanlık olduğundan mum nimetten sayılıyor, el feneri tek kurtarıcı olarak görülüyor.

Oyun içinde oyun bilmeyen/kurgulamayan, duran top çalışmalarına ilaveten iki üçgen kurdurmayı hocalık sanan tiplerle kendi dünyamızda avunuyoruz, kendimizi kandırıyoruz.

Yabancı hoca bizim topçuları nereden bilsin, Hiddink geldi yapamadı diyorlar.

Parlayan çocukların yarı azar yarı da gazla oynatıldığı yer milli takım, kafalarında.

Son dakika frikiği ile gittiğin turnuva olursa orada son dakika golleri ile sevinmek kabullendikleri şey…

Büyük(!) takımlarımız 150 milyon euroluk kadrolar kuruyor; 30 milyon euroluk Avrupa takımlarını yenersek seviniyoruz.

7 milyonluklara elenmemiz de normal bir şey aslında.

Bakmayın felaket dediğine herkesin. Kıbrıs takımlarına bile elendik biz.

Bulgar Plovdiv’i eleyince sevinen nesil ve çocukları yürürlükte şu an.

Deplasmanda Ukrayna, içerde Hırvatistan ve İzlanda maçları var bir ay içinde.

Yerli ve milli toz duman içersinde bir kişi olsun demiyor ki Dortmund’dan ayrılan Tuchel’i getirelim örneğin.

Hiç olmazsa futbol oynamak isteyerek elenelim ya da belki balımız gazımız ile Tuchel zekâsı birleşir; üç maçtan en az 7 puan toplarız?

Şenol Güneş’i son Dinamo Kiev maçı ile değil de ilk Dinamo maçıyla değerlendirmedikçe gelişemeyiz. Ülke futbolunun en gözde hocası ve kurtarıcısı Şenol olacaksa gelecek karanlık demektir.

Ne desem boş, Şenol Hoca üçüncü şampiyonluğuna koşarken…

Klopp, Guardiola, Wenger insiyatifçileri ile Conte, Mourinho, Pochettino kontracıları/defansçıları arasındaki kapışmayı premier ligde izlemenizi tavsiye ederim.

Taktik neymiş, oyun içinde oyun neymiş orada göreceksiniz.

Gerçek güneşten kalbiniz kıpraşacak.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.