2000-2004 yılları arasında Galatasaray ve Beşiktaş teknik direktörlüğü yapan Lucescu özellikle Beşiktaş’ın 100. yılı olan 2002-03 sezonunda yaptıkları ile dikkat çekmişti. Şampiyonluğun yanı sıra UEFA çeyrek finali gören Luce, GS ve FB ile yaptığı dört maçı da gol yemeden kazanmıştı. Söz konusu sezonda Fenerbahçe’nin Galatasaray’ı 6-0 yendiği maçı da izlemiştik ama GS ikinci, FB altıncı bitirmişti ligi.

İhtiyatlı bir ilk yarı ve defansif futbol tabiki Lucescu’nun da öz niteliği ama bir husus dikkatimi celbetti: Adam bu ülkede iki takım başında toplam 197 maça çıkmış, 71 farklı oyuncu oynatmış. En çok tercih ettiği isim 98 maçla Sergen Yalçın imiş. İki takımda da oynamış olması, yetenekleri bir yana; Sergen gibi birini Luce gibi bir hocanın uygun koşullarda hep oynatmış, ona yer açmış olması ilginç bir veri. Böyle bir tercihi Aykut Kocaman’da göremeyiz. Konyaspor’da üçüncülük yaşarken Abdou Razack Traore’yi oynatmıştı diyeceksiniz; Traore kardeş Sergen’in iki katı koşan bir on numara… Takımı üçüncü yapmasına rağmen yine de bir şekil gönderdi zaten ertesi sezon. (Kalmasını istedik filan diyor ama bunlar politik laf, Traore takımı coşturuyorken ben çevreme söylemiştim: “Aykut, bu adamı gelecek sezon istemez, yollar” diye.)

Aykut o sıkıcı ve tekrarlı konuşmalarında defansif oynattığını inkâr ediyor. Hiçbir takım için defansif-ofansif nitelemesini kabul etmiyor. İkisi bir arada diyor, sözü pozisyon alma gibi temel futbol bilgisine bağlıyor. Oradaki birçok başkan onaylı muhabirden biri de kalkıp demiyor ki: “Hocam sizce Juve ile Dortmund aynı mı oynuyor? Ya da Crystal Palace ile Arsenal aynı mı oynuyor, biri defans biri insiyatif (ofans) futbolu oynuyor denemez mi? Geçen sezon şeklen iki forvetli olan takımınız Konyaspor, ceza sahasına en az giren takımdı, biliyor musunuz?”

Defansçıgiller, kontracıgiller tüm dünya futbolunu, ligleri bir hastalık gibi sarıyorlar. Her sezon bir Messi bir Ronaldinho çıkmadığına göre bunların önü de alınamayacak. (Ki göreceksiniz bunlar yüzünden maçların süresi filan kısaltılacak bir gün!) Ama işte bu sıkıcılar arasında da nüanslar var. Sergen’i oynatan var, Traore’yi çaktırmadan kışkışlayan var.

Fener taraftarı halen 10 numara bekliyor. Yeryüzünde Fener’in alabileceği ve Aykut’un oynatacağı tek bir on numara vardı: Belhanda. Onu da Galatasaray yani Tudor aldı. (Tudor da aynı, bir defansgil familyası üyesi biliyorsunuz.)

Bu saatten sonra Fenerbahçe’nin kaderi iki şeye bağlıdır. Ya tribünler dolar, iç sahada full çekilir ya da Arsenal’den Lucas Perez alınır. Yoksa şu an bırakın Beşiktaş’ı, Cimbom’u geçmelerinin imkânı gözükmemekte. Tudor kanat bekleri bulabilirse Aykut’tan iyi oynatır takımını, apaçık bir gerçektir bu.

Seri şekilde gelen aptal tercihler neticesi şampiyon yine en başından Beşiktaş olarak belli olursa yeni takım kuran Göztepe ve Sivas’ı takip ederiz, premier lig izleriz. Yeni Malatya’yı neden mi saymadım? Ertuğrul Sağlam sağlam defansçıgillerden… Çok sıkıcı çok! (Ertuğrul bile Batalla’yı oynattıydı Aykut’um Kocaman’ım…)

NOT: Aykut Kocaman dün “iyi rakipleri büken takım olacağız” dedi; sizce Fener hücum mu yapacak:)?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
quant 2017-07-06 02:59:40

Doğa'da doğrusallık yoktur...