banner54

Muhammed İkbal'in Atatürk'e bakışı

Muhammed İkbal'in Atatürk'e bakışı

Yaşar Nuri Öztürk

info@yasarnuri.com
14 Kasım 2013, 11:51
2007 yılında, Muhammed İkbal’in oğlu Cavit İkbal ile yapılmış çok anlamlı bir röportaj yayınlandı. İkbal’in, ana eseri Cavidnâme’ye adını verdiği küçük oğlu Cavit, anılan röportajda İkbal - Atatürk düşüncesindeki paralellikler konusunda hayatî bilgiler vermektedir. İşte bazı paragraflar:
 
“Babama göre, Peygamber ve ilk dört halife döneminde İslam devleti bir cumhuriyetti. Babam, Mustafa Kemal’in yaptığı devrimi, içtihat gücünün halifeden alınıp Millet Meclisi’ne devredilmesi olarak görüyordu. Bu sistemde Meclis artık halife hükmündedir. Ulema sözlerinin üstündeki içtihat gücünün, hilafet makamından alınarak Meclis’e verilmesi, İkbal’e göre çok yeni bir olgudur. Babamın Mustafa Kemal’i çok sevmesinin sebebi de budur. Fakat büyük insanların birbirlerinin fikirlerinden etkilenmeleri ne kadar doğalsa, bazı konularda ayrı düşünmeleri de o kadar normaldir. Babam, Mustafa Kemal’in geleneklerle bağlarını gereksiz yere kopardığı kanaatinde idi.”
 
“Güney Afrika Müslümanları 1933’te babama gelip, uzun ömürlü olması için dua ettiklerinde, babam onlara şöyle demişti: ‘Ben yapacaklarımı yaptım. Artık benim için değil, Mustafa Kemal ve Muhammed Ali Cinnah için dua edin.”
 
Dikkat edilirse, İkbal, aynen Mehmet Akif gibi; Allah’tan ve insanlardan, Atatürk’ün ömrünün uzun olmasına yardımcı olmalarını istiyor. Çünkü, yapılması gerekeni artık sadece Atatürk yapıyor. Cavit İkbal, ölümsüz babasını anlatmaya şöyle devam ediyor:
 
“İkbal’in zihnindeki devlette demokrasi olmalıydı. İnsan hakları garanti altına alınmalıydı. İkbal, bunların İslam’da esasen var olduğu kanaatinde idi. Bu konudan söz edildiğinde ‘Reform yapmıyorum, İslamiyet’i özüne çeviriyorum’ derdi. İkbal’e göre, laiklik de İslam’ın özünde vardı. Bana kalırsa, İslam’da hukukun üstünlüğünün kanıtı Kur’an’dır ve Peygamber bile hukukun üstünlüğüne tâbidir. Babam, bütün örfî hukukun içtihatla değişime tâbi olması gerektiğini düşünüyordu. Özellikle kadının durumuna vurgu yapıyordu.” (Aksiyon Dergisi, sayı: 48; tarih: 28 Mayıs 2007)

ATATÜRKSÜZ OLMAZ!
Son yedi yüz yılın en büyük İslam düşünürü olarak kabul edilen Muhammed İkbal, bütün bu düşünceleri hayata geçirme güç ve dehasına sahip bir tek Müslüman önder tanıyordu: Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bunu gördüğü, buna inandığı için Atatürk’ü hep tebcil ve tâzimle anmış, ona hep dualar etmiş, onu hep Müslümanların umudu ve ufku olarak göstermiştir.
 
Müslüman dünya, ne Muhammed’in kıymetini bildi ne de Mustafa’nın. İkisine de nankörlük etti. Tarihin diyalektiği bu nankörlüğün faturasını çok ağır ödetecektir. Ödetmeye başlamıştır da… Bakın, Muhammed İkbal’in Pakistanına. İkbal’in bıraktığı yerden yüz yıl geridedir. Ve bakın Mustafa Kemal’in Türkiyesine. Mustafa Kemal aydınlığı ve cumhuriyeti, Mustafa Kemal mirasının bütün nimetlerinden en ileri derecede yararlanan gözü dönmüş hainler ile aldatılmış gafiller tarafından yerle bir ediliyor. Mustafa Kemal’in kurduğu cumhuriyeti kutlamanın suç ilan edildiği bir Türkiye var artık.
 
Tarih, bir eşini görmediği bu nankörlük ve hıyaneti, bizim bir eşini görmediğimiz bir ceza ile cezalandıracaktır elbette. Bu âlemde ‘hakikat ve adalet’ diye bir şey varsa; Atatürk mirasına yapılan hıyanet, Tanrı ve Tanrı tarafından mutlaka ve muhakkak cezalandırılacaktır. Gayret ve himmetimizi seferber edelim ve sabırlı olalım! Ölümsüz Akif’in ölümsüz marşımızda söylediğini unutmayalım:
 
“Doğacaktır sana vaadettiği günler Hakk’ın;
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın!”

banner89

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 7

Resim

designermesut 11 ay önce yorumlandı

hocam insanların çoğu gerçek düşünürlerin fikirlerinden ziyade kendilerine hayali ve fantastik şeyler vaat eden insanların peşinden gitmeyi daha çok seviyorlar.bu insanlar da kukla oluyorlar.bu ülkenin cahil insanının da çok olduğu kanaatindeyim.allah sonumuzu hayır etsin.

Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Ali Mert 11 ay önce yorumlandı

sevgili hocam, muharem ayında yezidin karşısında boyun eymeyen imam hüseyini yazmanızı dbeklerdim.

Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Yasin 11 ay önce yorumlandı

Hocamın her yazısı ilaç ilaç...

Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

zafer 11 ay önce yorumlandı

tek eksiğimiz, derleyici-toparlayıcı, birlik ve dayanışmamıza vesile olacak ve milli iradeyi hakim kılacak olan 'siyasi birlik'tir... gerçi bu konuda yaşar nuri hocam epey sitemkardır türk seçmenine... ama bilinçlenme hemencecik olmuyor ki!.. hurafecilik üzerine inşaa edilmiş 'siyasal islam' ve ona seçmen yetiştiren türlü tarikatlar-cemaatler son sürat çalışırlarken dinen ve milli irade alanında doğru bilgilenme ve bilinçlenme zorlaşıyor, özellikle okumayan/araştırmayan bir toplumda!..

Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

figul 11 ay önce yorumlandı

biz de size dua ediyoruz hocam çok yaşayın diye.. siz de son yüzyılda tanrının ihsanı sınısınız.

Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

nurettin ceyhan 11 ay önce yorumlandı

sevgili güzel hocam sen yazdikca anadoludan ses geliyor yaz hocam yaz allah senin ömrünü üzatsin imanina kurman olsün senin yazilarini okuyan nurettin ceyhan saygilar

Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

İrfan Dağdelen 11 ay önce yorumlandı

sahip olduğumuz en büyük nimet: demokratik laik rejimimizdir; cumhuriyetimizdir. bakın yüce allah nimete nankörlük yapanları ne yapıyormuş. (nahl suresi-112. ayet) “Allah size bir örnek veriyor: Bir şehir düşünün, halkı emniyet içerisinde yaşamada, gönülleri rahat, rızıkları herbir taraftan bol bol gelmekte, derken Allah’ın tüm nimetlerine karşı, nankörlük ettiler de, Allah onlara işledikleri yüzünden, açlık sıkıntısını ve korku felaketini tattırdı.”

Kişi beğendi.
nevşehir haber