Sınır komşularımızla bitmeyen sorunlara şimdi de Irak eklendi. 1980’li yıllardan bu yana savaş ve iç çatışmalar yaşayan Irak, ABD ile birlikte özellikle Musul bölgesine yerleşmiş olan IŞİD’i ortadan kaldırmak için operasyona başladı. Avrupa’nın cılız da olsa karşı çıkışına rağmen bu operasyona Rusya, askeri değil ama siyasi yönden destek veriyor. 

Operasyona itiraz eden tek ülke olan Türkiye’nin gerekçesi de operasyona dahil edilmiyor olması. Aslında yaşanan gelişmeleri bir yana bırakırsak, Türkiye’nin sınırında cereyan eden böyle bir müdahaleye, üstelik bir NATO üyesi olarak katılması gerekir. Ancak Türkiye’nin Suriye konusunda izlediği politika ve 15 Temmuz darbe girişimin ardından gerilen Türkiye-ABD ilişkileri konuyu bu noktaya getirdi. Sonuç olarak Türkiye hem tarihsel hem siyasi hem de coğrafi konumu nedeniyle içinde yer alması gereken bir operasyonun dışına itildi. 
Hal böyle olunca sinirler de gerildi. Irak ile yaşanan söz düellosu son güne kadar devam ediyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı Haydar el İbadi arasında başlayan söz düellosu göndermelerle sürüyor. Bir yandan da Irak ordusu Musul’a yürürken peşmerge güçleri de karadan operasyona destek veriyor. Tam da bu süreçte Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, çok sayıda IŞİD üyesinin bölgeyi terk ettiğini açıkladı. 
Operasyon sürüyor ama Türkiye “nutuk” siyaseti dışında pek bir şey yapmıyor. Cumhurbaşkanı, Irak Başbakanı’na ‘Sen kimsin, benim muhatabım değilsin’ diyor. ABD de Başaki’de bulunan Türk kuvvetlerinin yasadışı olduğunu belirtiyor, operasyona Türkiye’nin katılımının ancak Irak’ın iznine tabi olduğunu açıklıyor. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pazartesi günü yaptığı konuşma, ABD’nin Türkiye’yi dışlayan tutumunu sürdüreceğinin sinyallerini veriyor. Erdoğan, “Bakın siz Mümbiç’te bana bir söz verdiniz, ‘kesinlikle oraya YPG/ PYD girmeyecek’ dediniz. Sözlerinde durmadılar, buraya YPG/PYD'yi soktular. Onlar sözlerinde durmayınca biz de gereğini yaptık. Bu sabah bile ilettik” dedi. 
Aynı gün Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından “Musul meselesi önemle, dikkatle takip edilmektedir. Türkiye bu harekatın içinde nasıl yer alacağını ilgili taraflara anlatmıştır. Türkiye'nin Musul konusunda B ve C planları da vardır. Birtakım etnik siyasetin hakim olmaması için duruyoruz. B ve C planlarımız var ama ortalık yerde konuşacak değiliz” dedi.
Kurtulmuş, Türkiye’nin Musul konusundaki B ve C planlarını ortalık yerde konuşmayacaklarını söyledi yani bu planların içeriğine dair bir bilgi yok. Ancak Türkiye’nin A planının ne olduğu da bilinmiyor. Bence vakit kaybetmeye gerek yok, direkt C planı geçelim!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.