Diyelim ki her üç parti AKP ile koalisyon konusunda anlaştı.
AKP de hangisi daha çok işine gelirse bu üç partiden birini seçti.
Örneğin CHP.

Diyelim ki AKP iç politika ve ekonomik konularla ilgili olarak CHP'nin tüm istek ve önerilerine 'evet' dedi ama 'dış politikada bildik çizgisinde Israr etti.

Yani yeni hükümet Suriye'deki terör örgütlerine sınırsız desteğe devam edecek, dünyanın dört bir yanından Türkiye'ye gelerek Suriye'ye girenlere kolaylık göstermeyi sürdürecek, Suriye'ye saldırma tehditlerine devam edecek, bölgenin tüm ülkeleri ile gerginlik ve düşmanlık politikasını sürdürecek ve 4 yıldır Suudi Arabistan ve Katar ile birlikte sürdürdüğü mezhepçi politikasından vazgeçmeyecek.

Yani birileri Kılıçdaroğlu'na ' Alevi olduğun için Alevi Esed'i destekliyorsun Ey Baas'çı' demeyi sürdürecek.
Böyle bir durumda CHP acaba ne yapar?
'Önemli olan iç politikadır' der mi yoksa 'Yurtta sulh cihanda sulh' ısrarını sürdürür mü?
Bekleyelim görelim.
Peki ya MHP?
MHP ile anlaşmak çok daha kolay çünkü MHP Suriye politikasına, Suriye'deki terör örgütleri konusuna ve son olarak Suriye'ye yönelik savaş tehditlerine fazla tepki göstermiyordu.

Türkmenler belki de AKP'nin işini kolaylaştırır.
'Herşeyi Türkmenler için yaptık yapıyoruz' diyen AKP Suriye konusunda MHP'yi ikna edebilir.

AKP'nin ' Suriye'nin kuzeyinde Kürt devletine izin vermeyiz' tehditleri MHP'yi daha da mutlu eder.

Nasıl olsa hiç kimse Irak Türkmenlerini ve Kuzey Irak gerçeğini onlara anımsatmayacaktır.

Fonda 'Çırpınırdı Karadeniz bakar durur Türkün bayrağına' olursa MHP'nin neşesi tam olur.

HDP'nin durumu biraz daha karışık.
PYD'nin müttefiği olarak HDP Suriye'de kargaşanın  devamını isteyebilir. Çünkü bu kargaşadan yararlanabilecek olan PYD batının da desteği ile Kuzey Suriye'de  özerk ya da federal bir yapıya kavuşabilir. Böyle bir yapı elbette HDP ve dolaysiyle PKK'nın işine gelebilir. Türkiye içi pazarlıklarda PKK'ya  büyük avantaj sağlayacak bu durumdan dolayı HDP yeni hükümetin dış politikasına itiraz etmeyebilir.

Kobani'de Türkiye destekli ÖSO'nun bazı grupları YPG ile birlikte IŞİD'e karşı savaşması böyle bir zemini yaratmış olabilir. Üstelik dış politikada uyum içerde 'Barış Sürecine' ivme kazandırabilir. HDP'ye oy veren sol, devrimci ve liberal kesimlerin bu tür davranışlara tepki verip vermeyeceği  şimdilik belli değil.

MHP ise Davutoğlu'nun ve dolaysiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın HDP'li tercihine karşı koyar ve AKP'ye yüklenmek için hiç bir fırsatı kaçırmaz.
Benzer şekilde AKP gidip MHP ile anlaşırsa HDP büyük tepki gösterir ve ortamı gerginleştirebilir.

Çünkü MHP-AKP koalisyonu içte 'Barış Sürecini' durdurabilir dışta ise PYD'nin planlarını bozabilir.

Elbette her üç olasılıkta yani CHP, MHP ve HDP koalisyonları ile ilgili bir çok bölgesel ve uluslararası denklem de var.
Çünkü iç politik konular büyük ölçüde Türkiye içi parti ve dengeleri ilgilendirir ama konu Ortadoğu  olunca herkes kendi gücü oranında müdahale eder.

CHP, MHP ve HDP bu müdahalelerin neresinde ne kadar olur onu zaman gösterecektir.

Ama şimdiden belli olan şey AKP'nin işi CHP ile değil diğer iki parti ile çok daha kolay.

Yok eğer Sayın Davutoğlu 11.Cumhurbaşkanı Gül'ün son uyarılarına kulak verip dış politikayı değiştirecek olursa işte o zaman CHP ile koalisyon olasılığı artabilir.

Ama öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı  ikna etmesi gerekir.
'Dört yıllık tüm sultanlık-halifelik  hayalleri bitmiştir'.
'Stratejik Derinlik işe yaramamıştır'.
'Siyasal İslam projesi çökmüştür'.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.